İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/927 E. 2025/1120 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/927
- Karar No
- 2025/1120
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/927 Esas
KARAR NO : 2025/1120
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 24/09/2025
KARAR TARİHİ: 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 01/03/2024 tarihinde müvekkil şirkete Kasko sigortalı ... plakalı araç trafikte seyir halinde iken ... plakalı çekici ve buna takılı olan ... plakalı dorse araç sürücüsünün çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, davaya konu kaza sonucu yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde kasko sigortalı ... plakalı araç için müvekkili şirket tarafından hasar ödemesine ilişkin olarak 18.705,00-TL ek KDV tutarı ödemesi yapıldığını, ödenen bedelden zarardan kusurlu durumda bulunanlara kusuru oranında rücu etme zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafın da kusur oranı %100 olduğundan 18.705,00-TL rücu bedeli için davalıya başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, aynı zamanda dava konusu kazaya ilişkin davalı aleyhine; ... plakalı araca ait hasar bedeline ilişkin olarak müvekkili şirketçe ödenen tazminat bedelinin rücusu istemiyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış olup dosya derdest halde olduğunu, bu nedenle, huzurda bulunan dosya ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının tarafları ve dava konuları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan ve davalar aynı sebepten doğmuş ve biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyeceğinden, usul ekonomisi ilkesi gereğince HMK 166 maddesi uyarınca bahse konu dava dosyalarının önce açılmış olan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esasına kayıtlı dosya ile birleştirilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalısına yapılan ödeme neticesinde, Türk Ticaret Kanunu'nun halefiyete ilişkin hükümleri uygulama alanı bulduğunu, halefiyet ilkesi gereğince, sigorta rizikosu, üçüncü kişilerin kusuru ile vuku bulmuş olursa, kendi sigorta ettirenine sigorta tazminatını ifa eden sigortacı, bu ifası oranında sigorta ettirenin yerine geçer ve onun kusurlu üçüncü kişilere başvurma hakkına halef olduğunu, bu nedenle sigortalısının haklarına halef olan müvekkili yapmış olduğu ödemeyi zarara sebep olanlardan kusuru oranında talep etme hakkına sahip olduğunu, ayrıca, sigortalı Türk Ticaret Kanunu md. 1472 uyarınca kayıtsız ve şartsız olarak müvekkili şirkete rücu haklarını devir ve temlik ettiğini, bu nedenle de, müvekkili şirketin işbu davayı açmada hukuki yararı mevcut olduğunu, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçtiğini, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceğini, belirtilen sebeplerle, %100 kusuru ile kazaya sebebiyet veren davalı hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup borçluya ödeme emri gönderildiğini, ancak borçlu/davalı ilgili takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasına borçlu tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ise davalı borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı davasını İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığını, davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu Kızıltepe Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacı tarafından KTK 97. maddesinde belirtilen usule göre sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki, davacı her ne kadar müvekkili kazada asli kusurlu olmasından bahisle tazminat talep etmiş ise de müvekkiline ait araç ... sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, tazminat istemlerini de teminat altına alan zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, bu nedenle tazminat talepleri dahil söz konusu talepler sigorta şirketinden istenilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının talep ettiği tazminat sigorta kapsamında karşılanması gereken zarar kalemlerini oluşturduğunu, KTK 97 gereği husumetin sigorta şirketine yönetilmesi gereken bu davada ayrıca başvuru yapılması dava şartı olduğunu, ancak somut davada davacı tarafından bu şekilde bir işlem tesis edilmediğini görüldüğünü, dolayısıyla davacının husumeti ilgili sigorta şirketine yöneltmesi öncesinde ise başvuru yapması gerektiğini, ancak davacının usul ve yasaya uygun şekilde yasal yollara başvurmadığının sabit olduğunu, bu nedenle mahkemeden öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise netice ve talepten sigorta şirketinin sorumlu olduğu gözetilerek davanın ... Sigorta Anonim Şirketine ihbar edilmesini ve taraf teşkilinin sağlanmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı taraf, araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirtilmişse de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, kaza esnasında tek tarafın beyanı alınarak kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kazanın oluşmasına davalı müvekkili şirketinin sebep verdiği bile muamma iken %100 kusurun müvekkile atfedilmesi hakkaniyete uygun olmadığını, dosyada yer alan tespit ve tutanaklar tamamen davacı tarafından beyan ve tanzim edilmiş evraklar olduğunu, haliyle davacı yanın iddialarını destekleyen, objektif ve itibar edilebilir somut bir delilin var olmadığı gözetildiğinde HMK 31 gereği davacının taleplerini ispat edemediğinin sabit olduğunu, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise dava konusu kazaya ilişkin kusur incelemesi yapılması talep ettiklerini, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Şube Müdürlüğü Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadan araç sürücüsünü asli kusurlu olduğunun kabul edilmesi mümkün olmadığını, kazanın oluş şekli ve maddi vakıaları dikkate alarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan her iki araç sürücüsü kusurlarının tespit neticesinde davanın esası tartışılabilineceğini, Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınarak kusur durumu ve oranlarının belirlenmesini talep ettiklerini, davacının dilekçesinde yer verdiği iddiaların kabulü tarafımızca mümkün olmadığını, dosya kapsamında iddiaları destekler hiçbir somut delil bulunmadığını, HMK 190 gereği ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, davacı taraf iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise öncelikle usule ilişkin eksikliklerin tamamlanması akabinde davanın esası hakkında tahkikata geçilmesine, davanın esasına ilişkin tahkikata geçilmesine karar verilmesi halinde davanın Zorunlu ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigorta olunan ... Sigorta Anonim Şirketine ihbarına ve taraf teşkilinin sağlanmasına, kazanın oluş şeklini ve maddi vakıaları dikkate alarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan her iki araç sürücüsünün kusurlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına, kusur raporu ve beyanlar doğrultusunda davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise sorumlu sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında zararın tazminine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusu kazaya ilişkin davalı aleyhine; ... plakalı araca ait hasar bedeline ilişkin olarak davacı sigorta şirketçe ödenen tazminat bedelinin rücusu talebiyle itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyası arasında bağlantı bulunduğu anlaşılmakla usul ekonomisi ilkesi gereğince Mahkememiz dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ilebirleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1- Mahkememizin iş bu dava dosyası ile mahkememizin ... esas sayılı dosyası arasında, dosyanın tarafları ve dava konusu itibariyle sıkı fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle, iş bu dava dosyasının HMK'nun 166. maddesi gereğince İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın birleştirilen dosya üzerinden yürütülmesine, iş bu dosya esasının bu şekilde kapatılmasına,
3-Harç ve yargılama giderlerinin birleşen dosyada değerlendirilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda,
Mahiyeti ciheti ile hâlihazırda kanunyolu kapalı olarak (HMK 168 );
Birleşen dosyada yargılama neticesinde nihai kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/12/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı