İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/92 E. 2025/1123 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/92
- Karar No
- 2025/1123
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO :...
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 2- ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :... KARAR TARİHİ :... KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ...'ın maliki olduğu, diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle uğramış olduğu zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kolluk tarafından düzenlenen tutanakta kusurun %100 oranında davalı ...'a verildiğini, kaza sonucunda müvekkilinin aracının pert olduğunu, sigorta şirketine yaptıkları başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile )fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet bedeli alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkiline ödenmesine, 100,00-TL hasar bedeli alacağının davalı Mikdat yönünden kaza tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) ise sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8. İş günü sonu itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacıların hukuki yararı bulunmadığını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, meydana gelen kazada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kusur raporu için dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesi taleplerinin bulunduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerin iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, dava konusu aracın kasko sigortacısı olması halinde kasko poliçesi kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin davadan önce usulüne uygun temerrüte düşürülmediğini, neticeten davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: söz konusu hasarın sigorta şirketi tarafından karşılandığını, araçsızlık tazminatını kabul etmediğini, kendisinin köyde yaşadığını ve 14.460,00-TL emekli maaşı ile geçinmeye çalışan birisi olduğunu, bunun dışında bir geliri olmadığını, iki tane okuyan çocuğu olduğunu, çıkacak tazminatı ve yargılama giderlerini ödeyecek maddi gücü bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları, Tomarza İlçe Emniyet Amirliğinin cevabi yazısı, Tomarza Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, kaza tespit tutanağı, arabuluculuk son tutanağı, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, Sahibinden Bilgi Teknolojileri ... A.Ş.'nin cevabi yazısı ve tüm deliller toplanmış, mahallinde keşif icra edilmiş ve bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır. Dosyaya mübrez 18/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda: ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması, dönüş manevrasına başlamadan önce giriş yaptığı yol üzerinde geçiş üstünlüğü olan seyir halindeki araçları dikkate alması, sola dönüşünü müteyakkız sürdürmesi gerekirken sürdürmediği ve konu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı sayılı motor bisiklet sürücüsü Can Aşir'in ise gerçekleşen kazanın oluşumunda bir etkinliği olmadığından kusurunun olmadığı, dava konusu 18/10/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı motor bisiklette meydana gelen ağır hasarın onarım bedelinin, araç rayiç bedeline oranı değerlendirildiğinde tamirinin ekonomik olmadığı, pert işlemi uygulanması gerektiği, dava konusu ... plaka sayılı aracın hasarlı haldeki sovtaj bedelinin 20.000,00-TL olarak takdirinin uygun değerlendirildiği, dava konusu ... plaka sayılı motor bisikletin kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 42.000,00-TL olduğu, 20.000,00-TL sovtaj bedeli düşüldükten sonra kusur oranına göre davacının gerçek zararı açısından bakiye araç (hasar) bedelinin 22.000,00-TL olduğu, ... plaka sayılı motor bisiklette oluşan hasar ve zararın niteliğine göre kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken yakıt, amortisman vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde 10 günlük yeni bir araç alımı için geçecek süre araç mahrumiyet bedelini karşılayacağı, 10 günlük makul yeni araç alımına ilişkin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal araç açısından günlük 400,00-TL (araç model yılı ve hasar tarihine göre indirgenmiş kiralama bedeli) olacağı, bu süreçte araç mahrumiyet zararının (ikame araç bedelinin) 4.000,00-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen kazada davacıya ait motosiklette meydana gelen hasar bedelinin ve motosikleti kullanamamaktan kaynaklı araç mahrumiyet zararının tazmini talebine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesinde 18/10/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı motosiklet ile davalı ...'ın sürücü ve maliki olduğu ... plakalı araç arasında meydana meydana gelen trafik kazasından dolayı hasar ve ikame araç bedeli zararı oluştuğunu belirterek 100,00-TL hasar bedelinin davalılardan, 100,00 TL ikame araç bedeli zararının davalı ...'dan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Dosya kapsamına sunulan ZMMS poliçesinin incelenmesinde ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, ruhsat kayıtlarına göre araç malikinin davalı ... olduğu görülmektedir. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine posta yoluyla başvuruda bulunduğu, 30/10/2024 tarihinde başvurunun davalı şigorta şirketine ulaştığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigorta şirketine başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Belirsiz alacak davası açılıp açılamayacağı yönünden yapılan değerlendirmesinde; Dava dosyası trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz. Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır. Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320). Eldeki uyuşmazlıkta davacı, davasını belirsiz alacak davası açtığını bildirmektedir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Dosyaya sunulan cevap dilekçelerinden de anlaşılmaktadır ki; davacının alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açması hukuken mümkündür. Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde; Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar." TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar." 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının 18/10/2024 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın ise 29/01/2025 tarihinde açıldığı değerlendirildiğinde davanın 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir. -Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede; Mahkememizce olayla ilgili Tomarza Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmış, kural ihlallerinin tespiti noktasında, hasar ve ikame araç konusunda trafikçi-makine mühendisi bilirkişiden rapor almıştır. 18/10/2024 günü saat 13:44 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motor bisiklet aracıyla Kayseri ili, Tomarza ilçesi, Kurtuluş Mahallesi, ... Bulvarı, Tomarza istikametine doğru seyir halinde iken Petrol Ofisi istasyonu önüne geldiği esnada, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile... Bulvarı Kayseri istikametine doğru seyir halinde iken Petrol Ofisi kavşağına geldiği esnada kavşak noktasında sola Petrol Ofisine doğru yolda seyir halinde olan araçları kontrol etmeksizin dönüş yaparak geçmeye çalıştığı esnada ... plakalı motor bisikletin ön kısımlarıyla çarpması sonucu iki taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçekleşmiştir. Mahkememizce uzman bilirkişiden alınan kusur - hesap raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracın hızını mahal şartlarına uydurması, dönüş manevrasına başlamadan önce giriş yaptığı yol üzerinde geçiş üstünlüğü olan seyir halindeki araçları dikkate alması, sola dönüşünü müteyakkız sürdürmesi gerekirken sürdürmediği kazada KTK 52/a, 53/b-3-4-5, 67/a ve 84/h-j maddelerini ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait motosiklet sürücüsüne atfı kabil bir kural ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Alınan bu rapor Tomarza Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan 01/06/2025 tarihli kusur raporu, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. -Hasar bedeline dair değerlendirmede; "....Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, hesap raporunun denetlenebilir olmasına, davalının KDV'den sorumlu olmasına, iskonto uygulanmasının gerekmemesine, ekspertiz ücretinin hüküm altına alınmamış olmasına, yasal faize hükmedilmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir...(Yargıtay 4. HD 2021/23228 Esas, 2023/1713 Karar)" Alınan bilirkişi raporuna göre ... plakalı motosiklette meydana gelen ağır hasarın onarım bedelinin, araç rayiç bedeline oranı değerlendirildiğinde tamirinin ekonomik olmadığı, pert işlemi uygulanması gerektiği, motosikletin hasarlı haldeki sovtaj bedelinin 20.000,00-TL olduğu, kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 42.000,00-TL olduğu, sovtaj bedeli mahsup edildiğinde davacının bakiye hasar bedeli zararının 22.000,00-TL olarak hesap edildiği anlaşılmakla bu miktar üzerinden hasar bedeli talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. -İkame araç bedeline ait değerlendirmede; Davaya konu kaza nedeniyle davacının motosikletinde oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalıdan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Alınan bilirkişi raporuna göre davacının motosikletinin perte ayrılması nedeniyle aynı nitelikte bir motosiklet alma konusunda makul sürenin 10 gün olduğu, günlük kira bedelinin 400,00-TL olduğu, davacının ikame araç bedeli zararının 4.000,00-TL olduğu anlaşılmakla bu miktar bedelin davalı araç sürücüsünden tahsil edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi hasar bedeli ve değer kaybından sorumludur. Pek tabiki sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olacaktır. Somut olayda kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumluluk limiti 200.000,00-TL'dir ve sigorta şirketince davacıya ya da başka bir kimseye her hangi bir ödeme yapılmamıştır. Mahkememizce hükmedilen hasar bedeli 22.000,00-TL poliçe teminat limiti kapsamında olup hükümde bu yönüyle bir sınırlama yapılmasına gerek görülmemiştir. - Temerrüt ve Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Somut olayda davacı tarafça davalı sigorta şirketine 23/10/2024 tarihinde başvuru yapılmış olup bu tarihten itibaren 8 iş günü ileri gidildiğinde sigorta şirketinin 05/11/2024 tarihinde temerrüde düştüğü ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı araç maliki ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Yargılama Giderlerine ilişkin değerlendirmede; Develi Arabuluculuk Bürosu'nun... dosya numaralı arabuluculuk dosyasına göre davacı dava açmadan evvel yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden arabulucuya başvurmuş, davada sigorta şirketine yöneltilen tek talep hasar bedeli olup bu talep yönünden davanın tam kabulüne karar verildiğinden arabulucu ücreti yalnızca davalı sigorta şirketine yüklenmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ ile, 1-22.000,00-TL hasar bedeli tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 05/11/2024 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 18/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-4.000,00-TL ikame araç bedeli tazminatının kaza tarihi olan 18/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.776,06-TL ilam harcından, tahsil edilen 615,40-TL peşin harç ve 440,60-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 720,06-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 609,28-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 440,60-TL ıslah harcı 4.361,50-TL keşif harcı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 5.000,00-TL keşif araç ücreti ve 735,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 16.767,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 14.188,22-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi hükümleri uyarınca 26.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 22.000,00-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2025
Katip ...
Hakim ...