İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/917 E. 2026/132 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/917
Karar No
2026/132
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/917 Esas KARAR NO : 2026/132

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 13/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2026 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ...... 'a ait diğer davalı ..... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile müvekkiline ait ..... plakalı araç arasında 08/05/2025 tarihinde maddi hasarlı bir kaza yaşandığı, taraflarca düzenlenen kaza tutanağında da görüleceği üzere müvekkiline ait ..... plakalı araç seyir halinde iken ..... plakalı araç otoparktan geri geri çıkarken çarptığı, ..... plakalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu, söz konusu olayda kurallara riayet etmeyerek otomobilini kullanmakta olan davalının kusurlu hareketi ile müvekkilinin aracına çarpması neticesinde meydana gelen zarar ve kusurlu hareket arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunduğu, bu nedenle dava konusu aracın tamirat bedelinin eksiksiz bir şekilde ödenmemesi nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL hasar onarım bedelinin 08/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini, davalıların aracı elden çıkarma ihtimali bulunmasına binaen ve dava sonucu alınabilecek tazminatın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan ...... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyati haciz konmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.

KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacının maliki olduğu ...... plakalı araç ile davalıların kaza anında maliki ve sürücüsü olduğu ..... plakalı araçlar arasında 08/05/2025 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile davacıya ait araçta meydana geldiği belirtilen bakiye hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. -Mahkememizce araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, aracın tamirine ilişkin servis kayıtları, celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile dava konusu kaza nedeniyle meydana geldiğini belirttiği araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybı bedellerinin tahsili amacıyla, davalıların kaza anında maliki, sürücüsü ve ZMMS kapsamında sigortacısı aracın kusurlu olduğu iddiasıyla iş bu davayı ikame ettiği görülmektedir. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. -Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile dava konusu kazada aracında meydana geldiğini belirttiği bakiye hasar bedelini, davalıların sürücüsü ve maliki aracın kusurlu olduğu iddiasıyla iş bu davayı ikame ettiği görülmektedir. -Mahkememizce bu kapsamda öninceleme duruşmasında; dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, dava konusu kazanın meydana geliş şekli ve meydana gelen hasarın niteliği ile birlikte dava dışı sigorta şirketleri tarafından varsa yapılan ödemeler de dikkate alınarak davacının talep edebileceği bakiye hasar bedelinin hesaplanması amacıyla, dosyanın bir makine mühendisi ve bir adli trafik alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına, bilirkişinin mahkememizce resen belirlenmesine, bilirkişilerin emek ve mesaisine karşılık olarak ayrı ayrı 7.000,00'er TL bilirkişi ücreti takdirine, dosya bilirkişiden döndüğünde gün beklenilmeksizin davacı tarafça yatırılan avans kullanılarak bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkartılmasına, bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere delil avansının eksik olduğu anlaşılmakla 14.000,00 TL delil avansının yatırılması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, yatırmadığı takdirde bu bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve dosyanın mevcut diğer deliller ile karara çıkarılacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir. -Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir. -Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir. -Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır. -Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.'' -Mahkememizce yukarıda belirtildiği şekilde öninceleme duruşmasında eksik delil avansının ikmali amacıyla kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde delil avansının ikmal edilmemesinin sonuçları davacı tarafa ihtar edilmiştir. -Davacı tarafça kesin süre içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür. -Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -Bu haliyle davacı tarafın belirlenen kesin süre içerisinde eksik delil avansını ikmal etmediği, davacı tarafın kusur ve bakiye hasar bedeli iddiaları yönünden iddialarını ispat külfeti bulunduğu, bu hususların tespitinin ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğu, bu hususlarının tespitinin teknik incelemeyi gerektirdiği, davacı tarafın talep ve iddialarını mevcut delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı asilin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2026

Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/917, K. 2026/132, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-917-e-2026-132-k-b354d0d1271b