İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/908 E. 2025/803 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/908
Karar No
2025/803
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/130 Esas KARAR NO: 2025/785 DAVA: Şirketin İhyası (TTK 547. Madde Gereği) DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ: 15/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ihyası talep edilen ------hasım göstererek--------- Esas sayılı dosya ile devre tatil sözleşmesinden kaynaklanan devre mülk sözleşmesinin iptali, bedel iadesi ve tapu iptal tescil istemine ilişkin dava açtığını, yapılan yargılama sürecinde ihyası talep edilen şirketin tasfiye halinde olduğu ve ----- kaydının silindiğinin anlaşıldığını, ---- Mahkemesi'nde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak için taraflarına --- tarihli duruşma ara kararı gereğince 2 hafta kesin süre verildiğini, --------Asliye Hukuk Mahkemesinin taraflarına vermiş olduğu yetkiye istinaden süresinde ve usulüne uygun olarak işbu dava ikame edildiğini, İhyası talep edilen şirketin, ----- anlaşıldığı üzere ticaret sicilinden terkin edildiğini, İhyası istenen şirket, tüzel kişilik vasfını kaybetmiş olduğundan işbu davada husumet, yerleşik içtihatlar gereğince yalnızca ---- ve tasfiye memuruna yöneltildiğini, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini, şirketin ---- Sayılı dava dosyası için ihyasına karar verilmesini yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı----- vekili cevap dilekçesine özetle; Huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen -------- ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, ------- Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını,Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin müvekkilinin Müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı --- uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, dava dışı Tasfiye Halinde -------TTK 547 maddesi uyarınca ihyası talebidir. Dava dışı Tasfiye Halinde ---- hukuk Mahkemesinin --- esas sayılı dosyası için ihyası talep edilmiştir.Dosya içerisine gelen ----kayıtları uyarınca Dava dışı Tasfiye Halinde ----- genel kurul kararı ile--- tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye kararının --- tarihinde tescil edildiği alacaklılara ilişkin ilanların ---- yayınlanarak ilan edildiği tespit edilmiş olup bu hali ile şirketin tasfiye nedeni genel kurul kararıyla olduğundan ek tasfiye işlemlerinin TTK 547 Maddesi uyarınca yapılması gerektiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.------ gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Somut olayda; Dosya içerisine gelen dava dışı şirketin -------- kayıtlarının incelenmesi sonucu şirketin tasfiyesinin sona erdiği ----- tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğu ancak daha sonra şirketin sicil kaydının yeniden ihyasına karar verildiği ------tarihinde ayrı ayrı tescil edildiği müdürlüklerindeki kaydının yeniden açılmış olduğu ve dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra --------esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. ----------

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın TTK 547. Madde uyarınca KABULÜ İLE, ----- sicil numaralı Tasfiye Halinde----- Esas sayılı dosyası için İHYASINA, Tasfiye memuru olarak davalı ----ATANMASINA, -Karar kesinleştiğinde ---------- gönderilmesine, 3-Harç başlangıçta alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı taraf yararına takdir edilen 30,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı---- kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru --------alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve yargılama aşamasında sarfedilen 498,50 TL olmak üzere toplam 1.729,00 TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı ------- kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ---------- alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/908, K. 2025/803, T. 17.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-908-e-2025-803-k-106fd16a5bde