İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/90 E. 2025/827 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/90
- Karar No
- 2025/827
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/90 Esas KARAR NO :2025/827
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/04/2021 KARAR TARİHİ:25/11/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili 10/12/2018 tarihli teklif formuna istinaden davalıdan ... gazı dolu olduğu belirtilen iki adet yangın söndürme sistemi ile iki adet yangın kapısı satın aldığını ve 11/01/2019 tarihli faturaya istinaden 33.745,00TL ödeme yaptığı, söz konusu tüplerin hiç kullanılmadığını, bu sebeple yangın tüpleri içerisindeki gazın ... gazı yerine daha uygun fiyatlı ve dava düşük kalitede ... EA gazı bulunduğunu, ... raporu ile öğrendiklerini, bu hususun davalı tarafa ....Noterliğine ait ... yevmiye numaralı 22/04/2020 tarihli ihtarname ile bildirildiği ve sözleşmeden dönüldüğünü, ücret iadesinin talep edildiğini ancak davalı tarafça ücret iadesi yapılmadığı beyan edilerek 33.745,00TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafında yaptırılan tespitin tek taraflı olduğunu, tüplerin 11/01/2019 tarihinde tesliminin yapıldığını, 11/02/2020 tarihine kadar tüplere dışarıdan müdahale olup olmadığının belirsiz olduğunu, davacıya birden fazla ürün satıldığını, bir kalem teşkil eden yangın söndürme tüpünün bugün itibari ile değerinin 2.400-TL- 2.500-TL civarında olduğunu, sözleşmenin tamamına konu olan bedelin davacı tarafından talep edilemeyeceğini, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İşbu dava 05/12/2024 tarihinde açılmakla mahkememizin ... Esasın kaydedilmiş olup mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davalı tarafından davacıya satılan yangın tüpü içerisindeki gazın türü bakımından taraflar arasında ihtilaf olduğu, yangın tüpünün davalıya 11/01/2019 tarihinde teslim edildiği, yangın tüpleri içerisinde yer alması gereken gazın ... gazı olması gerektiği, davacı vekilince alındığı beyan olunan ... çevre laboratuvarı deney raporunun 11/02/2020 tarihinde düzenlendiği, ihtarnamenin 22/04/2020 tarihinde gönderildiği, davacı tarafça davalıya yaklaşık 2,5 ay sonra ihtarname gönderildiği, davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığı, davalığının ağır kusurunun da bulunmadığı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ... Esas, 2024/1761 Karar Sayılı, 05/12/2024 Tarihli ile kaldırılmakla dosya mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılamaya kaldığı yerden devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, ticari satım sözleşmesinden dönülerek bedelin iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında 10/12/2019 tarihli fiyat teklifi doğrultusunda davalı tarafından düzenlenen 11/01/2019 tarihli 33.745,64-TL bedelli fatura konusu 2 adet ... gazlı yangın söndürme sistemi ile 2 adet yangın kapısının davacıya satışının yapıldığı, satış bedelinin davalıya ödendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafça ... gazının kullanılacağı belirtilmesine rağmen, yangın sisteminin yıllık bakımı ve muayenesi kapsamında tüpten alınan numunenin analizi sonucunda tüplerin içerisinde sipariş edilenden farklı bir gazın bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin iadesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Davacı tarafça alınan ... Çevre Laboratuvarının 11/02/2020 tarihli raporunda davacının satın almış olduğu tüplerin içerisinde ... ea gazının bulunduğunun belirtildiği, davacı tarafından 22/04/2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünün davalıya ihtar edildiği, davalı tarafça düzenlenen teklif formu ve faturalara davalının taahhüdünün ... gazına ilişkin olduğu ancak ... Çevre Laboratuvarı tarafından düzenlenen raporda, tüpte ... ea gazının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Somut olay bakımından uyuşmazlığın çözümünde "ayıp" ile "sözleşmeye aykırı ifa (aliud ifa)" kavramlarının açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Ayıp, taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan vasıfların eksikliği veya kararlaştırılmamış olsa dahi dürüstlük kuralı gereğince edimde bulunması gerekli vasıfların eksikliği iken; sözleşmeye aykırı ifa (aliud ifa), taraflar arasındaki sözleşmeyle kararlaştırılmış borcun borçlanılan edimden başka bir edimle ifa edilmesi halidir. Ayıplı ifada, ayıplı olsa da bir ifanın varlığı söz konusuyken, aliud ifada ise sözleşmedeki edimin ifası söz konusu değildir. Satım sözleşmesinde, satıcının borçlandığı şeyden başka bir şey teslim etmesi, aluid ifa niteliğindedir. Bu nedenle aliud ifa halinde satıcı, ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil, borcun hiç ifa edilmemesine ilişkin TBK'nın 112. vd maddeleri uyarınca sorumlu tutulmalıdır. Bu durumda alıcı için muayene ve ihbar külfetinden söz edilemeyeceğinden, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarına ilişkin süreler uygulanmaz. Genel zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gerekir. Sözleşmeye aykırı ifa halinde uygulanması gereken TBK'nın 112. maddesinde ise; borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Diğer taraftan TBK'nın 125. maddesi gereğince alıcının sözleşmeden dönme hakkı bulunmaktadır (Yargıtay 11. HD. 07.12.2021 tarih 2020/4345 E. 2021/6919 K. sayılı ilamı). Türk Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteyebileceği gibi (md. 125/1) borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (md. 125/2). Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir (m.125/3). Görüldüğü gibi; TBK’nın 125. maddesinde alacaklıya tanınan seçimlik hakların birincisi aynen ifa, gecikme tazminatı ve kararlaştırılmışsa ifaya ekli cezaî şartın ödetilmesini isteme; ikincisi borcun ifa edilmemesinden doğan olumlu (müspet) zararın tazmini; üçüncüsü de sözleşmeden dönme ve menfi zararın tazminidir. Davacı, 22/04/2020 tarihli ihtarnamede ve davada sözleşmeden dönme ile bedel olarak ödediği tutarın iadesini talep etmektedir. Somut olayda aliud ifa nedeniyle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması mümkündür. Ancak davacı yangın söndürme sistemi ve yangın kapıları da dahil olmak üzere tüm edimler yönünden sözleşmeden döndüğünü açıklamış ise de uyuşmazlık sistemde kullanılan gazın niteliğinden kaynaklandığından mahkememizce alanında uzman bilirkişiden rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup mahkememize ibraz edilmiş olan kök ve ek raporda özetle; Teslim edilen yangın söndürme sistemlerinin sözleşmede açıkça belirtilen ... (FK-5-1-12) gazı yerine, daha düşük çevresel ve teknik özelliklere sahip olan ... gazı içerdiği, Etiket ile içerik arasında maddi ve yanıltıcı bir uyumsuzluk bulunduğu, Bu uyumsuzluğun sistemin tamamını teknik olarak geçersiz hale getirdiği ve sözleşme hükümlerine aykırılık oluşturduğu, Sistemin hiç kullanılmamış olması, ürünün teknik olarak iade edilebilirliğini desteklediği, Bu nedenle sözleşmeden dönme hakkının davacı bakımından haklı ve geçerli olduğu, Sayın Mahkemenizin 16.09.2025 tarihli ara kararında belirtilen görev kapsamında; tarafların rapora karşı beyan ve itirazları da dikkate alınarak, yangın söndürme sisteminin elektronik ve mekanik olarak birden fazla aksamdan oluştuğu, ancak bu aksamların teknik olarak birbirine bağımlı biçimde çalıştığı belirlenmiştir. Yangın söndürme gazının değiştirilmesi, sistemin diğer kısımlarının kalibrasyon değerlerini, basınç dengesini ve sertifikasyon uygunluğunu doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle gazın farklı türle değiştirilmesi, sistemin bütünsel işlerliğini olumsuz yönde etkilemekte ve sistemin orijinal proje değerlerine göre işlevini sürdürebilmesini engellemektedir. Yeni bir tüp alınarak yalnızca gazın değiştirilmesi halinde mevcut sistemin kullanılabilirliği teknik olarak sınırlı. kalmakta, standartlara uygun bir söndürme performansı sağlanamamaktadır. Bu durumda, temin yeniden kullanılabilir hale gelmesi için projelendirme ve test aşamalarının baştan yapılması, dolayısıyla sistemin tümünün yenilenmesi gerekmektedir. Davacı tarafından satın alınan ve birim bedeli 12.799,00 TL olan yangın söndürme sistemi; gaz tüpü, valf, nozül, borulama, kontrol paneli, algılama dedektörleri, siren, akü seti ve montaj bileşenlerinden oluşmaktadır. Yapılan inceleme sonucunda, bedel dağılımının yaklaşık olarak gaz kalemi 2.400-2.500 TL, mekanik bağlantı elemanları 3.000 TL, elektronik donanım 4.500 TL ve montaj/test hizmetleri 2.500 TL seviyelerinde olduğu, Sonuç olarak, yangın söndürme sisteminin modüler nitelikte olmakla birlikte teknik işlevi bakımından bütünsel bir yapı sergilediği, gazın değiştirilmesinin sistemin genel işlerliğini ve güvenlik standardını etkilediği, bu nedenle yalnızca tüp veya gaz kalemi değişimiyle sistemin kullanılabilir hale gelmesinin mümkün olmadığı, Davacı şirketin uğradığı toplam zarar: Ödenen bedel: 33.745,64 TL olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında davalı tarafından davacıya teslim edilen yangın söndürme sistemi içerisinde yer alan yangın tüplerindeki gazların kararlaştırılandan farklı nitelikle teslim edildiği, bunun tüm sistemin çalışmasını etkilemiş olması sebebiyle davacının sözleşmeden dönme talebinde haklı olduğu kanaatine varılmakla davalı tarafından düzenlenen 338784 nolu 11.01.2019 tarihli faturaya istinaden davacıya teslim edilen ürünlerin davalıya iadesi ile davacı tarafından davalıya ödenen 33.745,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile (faizin başlangıç tarihinin belirtilmemiş olması sebebiyle dava tarihinden itibaren işletilmek kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının dava konusu ürünle ilgili olarak sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinin KABULÜNE, davaya konu 11/01/2019 tarihli 338784 numaralı fatura kapsamında davacıya teslim edilen ürünlerin davalıya iadesiyle, bedeli olan 33.745,64-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli olan 2.305,16-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.245,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 622,30-TL (başvurma, vekalet harçları, istinaf harçları ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 366,20-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 5.988,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 33.745,64-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısı son tutanağı uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL'nin 27/01/2022 tarihli düzenlenen Harç Tahsil Müzekkeresine istinaden davalı ...'dan tahsil edilmesi nedeniyle yeniden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır