İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/897 E. 2025/829 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/897
- Karar No
- 2025/829
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : DAVALI :
DAVA : Kıymetli Evrak İptali Çek İptali DAVA TARİHİ : 21/07/2025 KARAR TARİHİ : 28/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı, davalı taraf yakın arkadaşı olduğunu, bilgileri verilen çekleri hiç bir borcum olmamasına rağmen hatır çeki olarak şahsıma kendisi namına keşide ettirmiş ve sonrasında bu çekleri tefeciye ciro ederek verdiğini, çeklerin bir kısmının bankaya ibraz süresi dolmuş olmasına ve bankaya ibraz edilmemiş olmasına rağmen tarafıma iade etmediğini, çekleri verdiği tefeciden geri alamadığının bu nedenle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, Davalı karşı tarafa hiç bir ad ve nam altında borcu bulunmadığını, davalı - karşı taraf ile arasında bir borç alacak ilişkisi olmadığını, davalı - karşı taraf daha önce de ... CBS'nin 2025/ sayılı soruşturma dosyasında da yine bana keşide ettirdiği ve sonrasında tefeci tarafından tarihi oynanması ile bankaya ibraz yoluna başvurulan bir banka çeki nedeni ile şikayetçi olduğunu, bu durumun mevcut durum ile artması sonrası ileride ticari hayatımın bu nedenle bitmesi dahi artık söz konusu olduğunu, çeklerin bankadan tahsil edilmesini engellemek için dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren ödeme yasağı konulması talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı tarafa arabuluculuk tutanağının asılları (tutanağın e-imzalı olması halinde ... üzerinden e-imzaların denetlenebilir haliyle) ya da arabulucu tarafından yapılmış aslı gibidir suretlerini sunması için tebligat çıkartıldığı, verilen süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı görülmüştür.Bilindiği üzere, 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesinin ilk hali; "(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde idi.05/04/2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle 6102 Sayılı TTK'nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi değiştirilmiş ve "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklini almıştır. 7445 Sayılı Kanun'un 43/1-a maddesine göre, bu değişiklik 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girecektir.Bu kapsamda, 01/09/2023 tarihi itibariyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindedir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir.Bahse konu kanun hükümleri nazara alındığında, 01/09/2023 tarihi itibariyle menfi tespit davaları bakımından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. Eldeki davanın açılış tarihi 21/07/2025 tir.Söz konusu yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı dikkate alındığında, her ne kadar işbu dava dosyası çek iptali davası olarak açılmış ise de hukuki nitelendirme mahkemeye ait olmak üzere eldeki davanın menfi tespit davası olduğu, 21/07/2025 tarihi itibariyle açılan menfi tespit davalarında artık dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında açıkça belirtildiği üzere arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklemenin dava şartı olduğu, bu kapsamda davacı vekilinin arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklememiş olduğu, dolayısıyla kanunu zorunluluğa uyulmadığı için davacı tarafa bu hususta ihtarla davetiye tebliğ edildiği, davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmadığı belirtildiğinden 6325 Sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. Maddesiyle değişik 5/A-1 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Emsal mahiyette ... 11. HD'nin 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamı dikkate alınarak) H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-6325 sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 sayılı TTK'nın 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı Kanunun 30. Maddesi değişik 5/A-1 maddesi, 6100 sayılı Kanunun 114/2 ve 115. maddeleri gereğince açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Başlangıçta peşin olarak alınmayan ve Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40-TL peşin harca başlangıçta yatırılan 671,15 TL harçtan mahsubu ile 55,75 TL harcın kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından karşılanan masrafın kendi üzerine bırakılmasına, 4-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların davacı tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 28/07/2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır