İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/885 E. 2026/122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/885
- Karar No
- 2026/122
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/885 Esas - 2026/122 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/885 Esas KARAR NO : 2026/122
HAKİM :..... KATİP :.....
DAVACI :..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile davalı arasında ..... adresinde faaliyet gösteren ... adlı işletme ile ilgili olarak 28/01/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 28/01/2014 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi (“Sözleşme”) imzalandığını, davalı tarafın sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinin anlaşılmasıyla beraber Sözleşme’nin 20. maddesinin uygulama koşulları oluşması karşısında, Müvekkil Şirket tarafından Sözleşme’den doğan alacağı için ..... Esas (..... Eski Esas) sayılı dosyası nezdinde sözleşme kapsamında yer alan ve davalıya ödenmiş toplam 53.250,00 TL katkı ödemesi ve takibin başlatıldığı tarih itibariyle 167.315,83 TL cezai şartın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını belirterek davanın kabulüne, davalının ..... Esas (..... Eski Esas) dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptaline, takibin tüm fer’ileri ile devamına, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yanca usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap verilmemiştir. Dava, ..... Esas (..... Eski Esas) sayılı dosyası nezdinde yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Somut olayda; davanın tarafları arasında TTK'da düzenlenen mutlak ticari davanın bulunmadığı, her davanın dava tarihindeki durum ve koşullara göre görülüp sonuçlandırılması gerektiği, dava tarihi itibariyle ...'nün 23/02/2026 tarihli yazı cevabında davalı ...'ın tacir kaydına rastlanmadığının bildirildiği, ..... 26/02/2026 tarihli yazı cevabında ise davalının en son 21/12/2009 -31/03/2016 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin bulunduğu, ancak bu tarihten sonra aktif olarak mükellefiyet kaydının bulunmadığı ,buna göre davalının dava tarihi itibari ile tacir olmadığı anlaşılarak, eldeki davaya bakmaya ..... Mahkemesinin görevli olması nedeni ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ..... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/02/2026
Katip ..... e-imzalıdır
Hakim ..... e-imzalıdır