İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/880 E. 2026/133 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/880
Karar No
2026/133
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davalı finans şirketin elinde bulunan ... Bankası A.Ş.’nin ... şubesinin ... çek numaralı, 20/06/2024 keşide tarihli ve 125.000 TL bedelli çeke dayalı olarak Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış olup müvekkil icra tehdidi altında icra dosyası borcuna mahsuben 168.000 TL 'yi ... Faktoring Anonim Şirketi vekiline ödeme yaptığını, müvekkilinin icra dosyası alacaklısı ve ciro silsilesindeki şahıs ve şirkete karşı tarafa böyle bir borcu bulunmadığını, çek üzerinde bulunan imza da müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ticaretle uğraşması sebebiyle başkaca bir ticari ilişkiden kaynaklı borç olduğunu düşünerek ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından çek bedeli alacaklı vekiline ödendikten sonra müvekkil haricen araştırmaları neticesinde icra kasasında bulunan çek görüntüsüne ulaştığında imzanın kendisine ait olmadığı, çekin kendisinin elinden çıkmadığını, müvekkil ile çek ilişkisi içinde bulunan kişi veya şirketler arasında herhangi bir ticari, hukuki ya da borç doğurucu işlem bulunmadığı anlamadığını, müvekkilinin hiçbir ticari faaliyeti kapsamında bu çeki düzenlemediğini, ciro etmediğini ve çeke konu bir borç ilişkisi doğmadığını, davaya konu çek, müvekkilinin elinden habersiz rızası dışında çıktığını ve davalının hakimiyetine geçtiğini, müvekkilce keşide edilmiş gibi gösterilen çekte bulunan imza ve çek üzerindeki yazılar müvekkiline ait olmadığını, açıkça imza inkarında bulunduklarını, bu hususlara rağmen davalı faktoring şirketi tarafından bedel tahsili gerçekleştirildiğini, müvekkilinin icra tehdidi, ödeme baskısı ve hukuki yaptırım uyarıları altında, herhangi bir borç doğuran hukuki sebep olmaksızın icra dosyasına 168.000 TL tutarında ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin ödeme anındaki durumu tamamen zorunluluktan ve ticari ilişkilerinden dolayı çeki verdiği düşüncesinden kaynaklı olduğunu, müvekkilinin malvarlığında gerçekleşen bu eksilme, herhangi bir borcun ifasına yönelik olmadığını, zira ortada ne geçerli bir borç, ne hukuki bir ilişki, ne de ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, buna karşılık davalı şirketin müvekkilinden yapılan bu tahsilat ile hukuki sebep olmaksızın, haksız ve dayanaksız biçimde zenginleştiğini, somut olayda davalı şirket, çek üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığı açıkça bildirilmiş olmasına, müvekkilin borç ilişkisi bulunmadığını belgeleriyle ortaya koymasına ve tahsilatın hukuki sebep taşımadığının kendisine yinelenmesine rağmen ödeme bedelini iade etmediğini, aksine müvekkili icra tehdidi, haciz riski ve ticari itibar kaybı baskısı altında bırakarak ödeme yapmaya zorladığını, bu tutumun Türk Borçlar Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, davalının hukuki konumunu kötüye kullandığını gösterdiğini, taraflarınca bu hususun barışçıl yollarla çözülmesi için dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurmuş, ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını ve ... Arabuluculuk dosya numarası ile e-imzalı anlaşamama son tutanağı ekte sunulduğunu, dava konusu çekin üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığının tespitine, müvekkili tarafından hukuki dayanaktan yoksun şekilde ödenen ... Bankası A.Ş.’nin Muş şubesinin ... çek numaralı, 20/06/2024 keşide tarihli ve 125.000 TL bedelli çeke istinaden icra dairesine ödenen 168.000 TL bedelinin tamamının sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde ödeme tarihi olan 16/07/2024 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, alacağın %20 az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, dava dilekçesinde mevcut hususların davacının ve icra takibi borçlularının lehine veya müvekkilin aleyhine olan kısımlarını kabul etmediklerini, bu kısımlara karşı itiraz, istinaf, temyiz ve diğer kanun yollarına başvurma haklarımızı saklı tuttuklarını belirtmek istediklerini, müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın tarafı olan müvekkil Faktoring şirketi olup Konya Mahkemeler tevzi bürosunca 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerekirken sehven . Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, Mahkemece iş bu davada görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacının davasını süresi içinde açmadığını, davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, dava konusu çek ile alakalı taraflarınca Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emri usulüne uygun bir şekilde davacıya tebliğ edildiğini, dosya kesinleştiğini davacının ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 gün içinde imzaya itiraz etmediğini, iş bu dava ile imzaya itiraz ettiğini, bu nedenle davacının itirazları yerinde olmadığını, davacının dava konusu Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında dosya borcunu haricen tahsil yolu ile ihtirazi kayıt olmaksızın ödediğini, davacının Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasının dava dışı borçlusu ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının her ne kadar çek ilişkisi içinde bulunan kişi veya şirketler arasında herhangi bir ticari, hukuki ya da borç doğuran işlem bulunmadığını iddia etmişse de davacının “hiçbir ticari ilişkim yoktur” iddiası somut delillerle çürütüldüğünü, Çekin cirantası ... tarafından davacı adına düzenlenmiş ... no'lu 29.01.2024 tarihli fatura ve 20.06.2024 keşide tarihli ... Bankası A.Ş. ... şubesine ait ... seri numaralı 125.000,00 TL bedelli keşidecisinin davacı olduğu çek mevcut olup, bu fatura davacı ile ciranta arasında ticari ve hukuki ilişki bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacının, çekte ismi geçen kişilerle hiçbir ticari ilişkisi olmadığı yönündeki iddiası bu haliyle gerçeği yansıtmadığını, faktoring şirketi olan müvekkil, üzerine düşen araştırma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, dava dilekçesi ekindeki vekaletnamede mevcut imza ile çekte mevcut imza aynı olduğunu, imzalar bu derece benzemekteyken, davacının iddiasının hiç bir şekilde ispatlanamadığı hatta imzanın davacıya ait olduğunun yakının da ötesinde ispatlandığının Mahkemenin takdirinde olduğunu, bununla birlikte davacının imzası, karakteristik özellikleri bulunmayan ve ayırt edici nitelikte bir imza olmadığını, dolayısıyla imzanın davacı tarafından çok çeşitli şekillerde atılma ihtimali de bulunduğunu, davacının kötü niyetli bir şekilde imzaya itiraz ettiğini, davacının müvekkili şirketin alacağını almasını engellemek ve süreci uzatmak gayesi ile hareket ettiğini, bununla birlikte takip konusu çekte bulunan imzanın davacıya ait olmadığına ilişkin ispat yükü davacının üzerinde olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın Konya Mahkemeleri tevzi iş dağılımı gereği Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğinden görevsizlik nedeniyle reddine karar verilerek görevli mahkemesine tevdiine, davanın hak düşürücü süreye tabi olduğu, davanın davacı tarafından süresi içinde açılmamış olması sebebiyle usulden reddine, davacının imzaya itirazları süresi içinde yapılmadığından iş bu davada hukuki yararının olması sebebiyle dinlenilmemesine, Mahkememiz bu hususta da aksi kanaatteyse hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu esastan davanın reddine ve davacı aleyhinde alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacıdan haksız tahsil edilen bedelin davalıdan tahsiline ilişkindir. Davacı tarafından, takibe itiraz edilmeyerek borçlu olunmayan bir paranın ödenmesi sebebine dayalı olarak istirdat talep edilmekle TBK'nın 188. maddesi ışığında ve İİK'nın 72/7. maddesi gereğince davacının ödeme tarihinden itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilmesi mümkündür. Ancak somut olayda ödemenin 16/07/2024 tarihinde yapıldığı, davanın ise 12/12/2025 tarihinde ikame edildiği, böylece davanın yasal düzenlemede belirtilen hak düşürücü süre sona erdikten sonra açıldığı anlaşılmıştır. Hak düşürücü sürelerin kamu düzenine ilişkin olmakla mahkemece resen dikkate alınması gerektiğinden İİK 72/7. maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın USULDEN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İİK'nın 72/7. maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın USULDEN REDDİNE, 2-Peşin alınan 2.869,02 TL harçtan alınması gereken 732,00-TL 'nin mahsubu ile fazla alınan 2.137,02-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Hazine tarafından karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 87,50- TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın davacıya tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 24/02/2026

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/880, K. 2026/133, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-880-e-2026-133-k-bf987f26be03