İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/853 E. 2026/310 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/853
- Karar No
- 2026/310
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/853 KARAR NO : 2026/310
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı borçlu şirkete araç kiraladığını, davalı ile müvekkili arasında açık hesap tutulduğunu ve faturaların düzenlendiğini, davalının borcunu ödememekte ısrar ettiğinden -----sayılı dosyasında başlatılan takibe borçlunun itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verildiğini, alacağın likit olduğunu, ticari defterlerde yapılacak bilirkişi incelemesinde alacaklı olduklarının sübuta ereceğini belirterek davalı/borçlunun ------ sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve mesnetsiz itiraz sebebiyle %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve ücreti vekaletin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflara ait ticari defterler, faturalar, irsaliyeler ve açık hesap sözleşmeleri incelendiğinde görüleceği üzere müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde alacak miktarı ile müvekkilinin borçlu olduğu yönünde iddialarla haksız ve mesnetsiz bir şekilde takip süreci başlatıldığından yaptıkları itirazların yargılama süreci sonunda haklılığının ortaya çıkacağını, davacı ile müvekkili arasında yapılan araç kiralama sözleşmesinin celbi ile ticari ilişkiye istinaden tutulan defterler ve düzenlenen irsaliye, fatura ve açık hesap sözleşmesi üzerinde yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı yanın iddia ve taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğu, müvekkilinin sözleşmeye istinaden yükümlü olduğu ödemeleri davacı firmaya edim yükümlülüklerine uygun bir şekilde yaptığının açığa çıkacağını belirterek davanın reddine, -----sayılı dosyasında yapılan takibin iptaline, davacının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetinden ötürü % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacı----- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyit etmesi ve usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davalı veya vekilinin 07.01.2026 Saat 10:30'da Sayın Mahkemede yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemeye belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığından davalı---- kanuni defterleri ve kayıtlarının incelenemediği, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı-----incelenen defter ve kayıtlarına göre, 08.07.2025 tarihinden itibaren ve 10.07.2025 takip tarihinde de ------açık hesap ilişkisinden kaynaklı 162.519,61 TL alacaklı olduğu; Davacının davalıya kestiği e-faturaların davalı şirkete merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda usulüne uygun tebliğ edildiği Ba Formlarından anlaşılmakta, davalı----- kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediği için davalı şirketin söz konusu faturaları ticari defterlerine işleyip işlemediği tespit edilemediği, dava dosyasında davalı tarafından davacının kestiği e-faturalara itiraz edildiğine dair herhangi bir iade faturasının görülmediği; Davalı veya vekilinin 07.01.2026 Saat 10:30'da Sayın Mahkemede yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı. Sayın Mahkemeye belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığından davalı-----kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediği için davalı şirketin söz konusu faturaları ticari defterlerine işleyip işlemediğinin tespit edilemediği; Davalı veya vekilinin 07.01.2026 Saat 10:30'da Sayın Mahkemede yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemeye belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığından davalı ------ kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediği için taraf kayıtları arasında fark olup olmadığının tespit edilemediği; Dosyaya sunulmuş 2025 yılı Alış Satış Analizlerinde (Ba Bs), davalı ------ davacı ----- 2025 döneminde 5 adet belge ile KDV hariç 199.646,57 TL tutarında Alım, 6 adet belge ile KDV hariç 30.000,- TL tutarında Satım yaptığı, davacı ----- aynı adet ve tutarda davalıdan Alım ve Satım yaptığı, tarafların 2025 yılı Ba Bs Formlarında mutabık oldukları ve davacının incelenen defter kayıtları ile de uyumlu olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı ticari defter ve kayıtlarından davalının faturadan kaynaklı 162.519,61 TL borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce 07/01/2026 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı yanın hazır olmadığı duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davalı yana duruşma zaptının tebliği ile inceleme gün ve saati ihtar edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ---- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 162.519,61 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 162.519,61 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun davalı yana tebliğ edildiği, rapora karşı davalı yanın itirazda bulunmadığı, bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu -----Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay---- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA, 2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 162.519,61 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 11.101,71 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 1.962,83 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.138,88 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.962,83 TL peşin harç toplamı 2.578,23 TL ile 8.332,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 10.910,23 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.