İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/844 E. 2026/82 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/844
Karar No
2026/82
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/844 Esas KARAR NO : 2026/82

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 01.01.2024 imza tarihli 'Havaalanı... Karşılama Hizmetleri Sözleşmesi' akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davalının, müvekkilinden karşılama-uğurlama, hızlı geçiş, lounge ve bagaj taşıma hizmetleri aldığını, davalının müvekkili ile cari hesap usulü çalıştığını, davalının bir süre sonra verilen hizmetler karşılığında kesinlen fatura bedellerini ödememeye başladığını, davalının fatura bedellerinin ödememesi üzerine 18.918.00 EURO asıl alacak tutarına ilişkin olarak İstanbul ... İcra Dairesinin...esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, bu taleplerinin kabul görülmemesi halinde davalı şirketin üzerine kayıtlı taşınır taşınmaz mallarının 3. Kişilere devrini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü. Davacı vekilinin ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin mahkememiz dosyasının 14/11/2025 tarihli ara kararımız ile reddine karar verildiği, davacı vekilinin mahkememizin 14/11/2025 tarihli ara kararı istinaf ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2026/101 esas 2026/113 karar sayılı ve 28/01/2026 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurunun reddine karar verildiği görüldü. Davacı vekilinin mahkememiz 1 no.lu celsesinde yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin duruşma ara kararı ile ayrıntıları açıklanarak reddedildiği ve davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edildiği, bu nedenle bu hususta yeniden ara karar yazılmadığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki fatura alacağının tahsili için başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra takibindeki takip talebi incelendiğinde; alacak kısmında " 18.918,00 EUR Takip Tarihi Havaalanı... Yolcu Karşılama Hizmetlerinden doğan alacak" olarak belirtildiği görülmüştür. İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk Parası karşılığını belirten takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla Yargıtay alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk Parası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk Parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165). 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı). Nitekim Yargıtay 12. HD'nin 2023/1645 Esas, 2023/2312 Karar ve 2022/1249Esas, 2023/1307 Karar sayılı kararlarında hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesinin kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. H.D. Nin 2022/2113 E., 2022/1788 K. Sayılı kararında " Somut olayda davacı tarafından davalılar aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında, takip talebinde 12.000 USD asıl alacak, 1.445,67 USD işlemiş faiz olarak toplam 13.445,67 USD alacağın faizi ile tahsili için takip başlatılmıştır. İİK'nın 58/3, BK'nın 83/son (6098 sayılı TBK m. 99/son) maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, ancak vade veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle yasaya uygun takip yapılmadığının saptandığı gerekçeleriyle, yasaya uygun yapılmayan takip nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Somut olayda, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Takip talebi ve ödeme emrinde 18.918,00 EUR yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden, usulüne uygun bir icra takibi başlatıldığından söz edilemez. İtirazın iptali talebi hakkında değerlendirme yapılabilmesi için usulüne uygun bir icra takibinin bulunması ön koşul niteliğindedir. Bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usulüne uygun bir icra takibinin olmaması nedeniyle HMK 114/2 , HMK 115/2 maddesi gereğince, davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 10.163,89 TL harçtan mahsubu ile artan 9.431,89 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 5-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026

Katip (e-imzalıdır)

Hakim (e-imzalıdır)

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/844, K. 2026/82, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-844-e-2026-82-k-a25519a17cfa