İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/840 E. 2025/795 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/840
- Karar No
- 2025/795
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/840 KARAR NO : 2025/795
DAVA : MENFİ TESPİT Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2025 KARAR TARİHİ : 26/11/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde dosya üzerinden inceleme sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı ...A.Ş.ne müvekkili firmanın kullanılan kredilerden kaynaklı olarak 439.868,96 TL ve KMH kullanımından kaynaklı olarak ise 74.560,54 TL olmak üzere toplam 514.429,50 TL ana para borcu bulunduğunu, kredi verilirke düzenleme ve ödeme tarihleri boş olarak bankaya teminat olarak dava ve takip konusu senedin teslim edildiğini, düzenleme ve ödeme tarihlerinin banka tarafından sonradan yazıldığını, senette diğer müvekkillerinin kefil olduklarını, 514.429,50 TL ana para borçları olmasına rağmen bankanın senedi tamamı üzerinden ... 30. İcra Dairesi ... sayılı dosyada Kambiyo Senetlerine Mahsus icra takibine konu ettiğini, bankanın alacağını davalı temlik ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek İvedilikle yargılama sonuna kadar icra işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, müvekkillerin davalıya,İstanbul 30.İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra dosyasından ve dosyaya dayanak olarak gösterilen 17/08/2018 düzenleme ve 14/09/2018 vade tarihli 1.600.000,00 TL bedelli senetten (1.600.000,00 TL - 514.429,50 TL = 1.085.570,50 TL) 1.085.570,50 TL dosya asıl alacağı ve ferilerinden (işlemiş faiz , vekalet ücreti ,harç ve icra masrafları dahil olmak üzere ) borçlu olmadıklarının tespitine, davalının kötü niyetli olması sebebiyle davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; dava dışı temlik eden bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak verilen dava ve takip konusu senedin kısmen bedelsizliği iddiasına dayalı olarak borçlu olmadıklarının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin ... tarihli ... sayılı kararı ile; "Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek; 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı, c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı, e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir. Adı geçen HSK kararı uyarınca 15/12/2021 tarihinden itibaren, adı geçen kararda belirtilen kanuni düzenlemelerden kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere sadece yukarıda anılan mahkemelerce bakılacaktır. Somut olaya bakıldığında; davacı dava dilekçesinde; Davacı firma adına...A.Ş.den genel kredi sözleşmesi ve ticari KMH'dan ticari krediler kullanıldığı, bu kredi borçları nedeniyle dava dışı temlik eden bankaya dava takip konusu (diğer davalıların kefil olduğu) senedin kredi borçlarına karşılık olarak teminat olarak verildiği iddia edilen senet nedeniyle 1.085.570,50.-TL borçlu olmadıklarının tespiti istenmektedir. Temel ilişkinin Genel Kredi Sözleşmesi ile ticari KMH'dan kullanılan ticari kredilere dayandığı, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek davacı tarafın borcunun bulunup bulunmadığının takdir ve değerlendirmesinin temel ilişkiye göre belirlenmesi, sözleşme hükümlerinin uygulanıp yorumlanması gerekmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığın temelinin 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen uyuşmazlıktan kaynaklandığı yine 3) davanın çözümünün 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nu (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), ilgilendirdiği, anlaşılmakla Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine yönelik kararı uyarınca, finans ihtisas davalarına bakmakla belirlenmiş İstanbul 6, 7, 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince bakılması gerekmektedir. Yine 1957 yılında yürürlüğe giren 6762 sayılı TTK ile asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasında iş bölümü ayrımının getirildiği, iş bölümüne dayalı olarak hukukumuzda sadece adı geçen mahkemeler arasında gönderme kararı verilmesinin mümkün hale geldiği açık ise de 01/07/2012 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesiyle beraber bu mahkemeler arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüşmüş, usul hukuku tekniği anlamında artık "gönderme kararı" verilebilmesi de mümkün olmaktan çıkmıştır. Gönderme kararı hukukumuzda, 6762 sayılı TTK döneminde iş bölümü itirazı üzerine ve yasal koşulların oluşması durumunda, asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemeleri arasında ancak verilebilen ve bağlayıcılığı olan bir karardır. Bu nedenle ihtisas mahkemesi olmayan asliye ticaret mahkemesinin, ihtisas mahkemesi sıfatı olan asliye ticaret mahkemesine yönelik olarak bir "gönderme kararı" verebilmesi artık usul hukuku tekniği açısından mümkün değildir. Taraflar arasındaki ilişkinin temel niteliği, nedenleri, adı geçen kanun hükümleri çerçevesinde tarafların lehine veya aleyhine sonuç doğup doğmadığı, hangi çerçevede sonuç doğduğu, bankacılık sözleşmesi nedeniyle temlik alan davalı varlık şirketinin alacaklı olup olmadığı, hususlarının tartışılması, yargısal yoruma tabi tutulması, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması gerekliliği, ancak finans davalarına bakan mahkemece takdir olunabilecektir. Yapılan açıklamalar karşısında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için görevsizlik kararı verilerek dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HSK Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih 1232 kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna İADESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın niteliği gereği kesin olmak üzere karar verildi. 26/11/2025
KATİP - 310791 HAKİM - 37516 ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır