İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/82 E. 2025/251 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/82
Karar No
2025/251
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 10/10/2022 tarihinde dava dışı sigortalı araç sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı kamyon ile süratli bir şekilde ilerlerken zincirleme şekilde 5 araca çarpması sonucu meydana gelen kazada ... Plakalı otobüste yolcu olarak bulunan davacı ... 'in ağır yaralandığını ve malul kaldığını, sürücü ... hakkında İstanbul . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosya ile kamu davası açıldığını, kazaya karışan ... adına kayıtlı ... plakalı kamyonun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını ve bu sebeple davalı konumunda olduğunu, davacının Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğünü ve İstanbul Adli Tıp Kurumunun 23/02/2023 tarihli raporunda yaralanmasının hafif nitelikte olmadığı yönünde rapor düzenlendiğini, davacının 1970 doğumlu olduğunu ve ve kaza tarihinde otobüs şöförü olarak çalışarak asgari ücret üzeri gelir elde ettiğini ancak mevcut kaza sonrası yaralanmasına bağlı olarak çalışma gücünün azaldığını ve sürekli iş göremez hale geldiğini, ayrıca bakıcı gideri zararı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri oluştuğunu, bu sebeplerle davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı, tedavi ve iyileşme süresinde uğradığı geçici bakıcı gideri zararı ile SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının da tazminini istemesi gerektiğini, Karayolları Trafik kanunu gereğince davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını, gerekli tüm belgelerin teslim edildiğini ancak sigorta şirketinin süresi içerisinde cevap vermediğini, sonrasında Ticari Arabulucuğa başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını beyanla davacının dava konusu kaza sonrası geçici iş göremezlik süresinde , sürekli iş göremezliği nedeni ile , tedavi ve iyileşme süresinde bakıcı giderinden dolayı ve kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararların tazmini için şimdilik toplam 4,00 TL olmak üzere temerrüdün oluştuğu 09/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ,görevli mahkemenin İstanbul yetkili mahkemeleri olduğunu, HMK M.121 gereği dava eklerinin taraflarına tebliğinin gerektiğini ancak tebliğ olmadığını, davayı kabul manasında olmamakla birlikte kusur oranlarının ve maluliyet oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesinin gerektiğini ,trafik sigortası sözleşmesinin yasa ile zorunlu kılınmış olması ve bu sözleşmenin içeriğinin de Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanunun ilgili maddeleriyle düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun da gözetilerek tazminat hesabı bakımından Genel Şartlarda belirtilen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatının , geçici bakıcı gideri ve diğer tedavi teminatı kapsamında olduğundan , ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerektiğini bu sebeple sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu sebeplerle SGK ye yüzı yazılarak öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığnıın davacı tarafa PSD geliri bağlanıp bağlanmadığının ya da herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiklerini, kabul manasında olmamakla birlikte hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle ve hatır indirimi yapılıp yapılmayacağının hesaplanması gerektiğini ve bu sebeplerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Kaldırma kararından önce tanzim edilen; 19/11/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ...'nin tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 02/02/2024 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 5 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğu, iyileşme sürecinde başkasının yardımına muhtaç olmadığı ve tedavi gideri zararının 750 TL olduğu belirlenmiştir. 19/03/2024 tarihli ek hesap raporu ile, davacının sürekli iş göremezlik zararının 230.865,74 TL, geçici iş göremezlik zararının 3.850,25 TL ve tedavi gideri zararının 750 TL olduğu tespit edilmiştir. Açılan dava ilk önce Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı ile " maluliyet tespiti için uygun olmadığından "11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"ne göre ve usule uygun heyet teşkili suretiyle rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır...." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Kaldırma kararına istinaden aktüerya bilirkişisinden ek rapor tanzimine karar verilmiştir. Bu kapsamda tanzim edilen 24/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 3.850,25 TL, davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 353.124,74 TL, davacı için tedavi gideri olarak 750,00 TL olmak üzere toplamda 357.724,99TL tazminat hesap edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur. Davaya konu 10/10/2022 tarihli trafik kazasının, dava dışı sigortalı sürücü ...'nin idaresindeki ... Plakalı kamyon ile ... Köprüsü yönüne ilerlerken 3. Şeride süratli bir şekilde girerek 5 araca çarpması sonucu meydana geldiği, kaza sonucu ... plakalı araçta yolcu konumunda olan ...'in yaralandığı anlaşılmıştır. Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında ...'nin tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan 19/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin tam kusurlu olduğu,... sayılı kamyonet sürücüsü ...'ın, ... plakalı araç sürücüsü Halil İbrahim Koç'un , ... plakalı otobüs sürücüsü ...'nin ve ... Plaka sayılı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce, 19/11/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ...'nin tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bam kararında belirtildiği üzere NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 02/02/2024 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte...... işlemeri Yönetmelik hükümlerine göre % 7,1 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğu, iyileşme sürecinde başkasının yardımına muhtaç olmadığı ve tedavi gideri zararının 750 TL olduğu belirlenmiştir. 02/02/2024 tarihli rapordaki değerlendirilmelerin dosya kapsamına uygun olduğu kabul edildiğinden davacının kalıcı sakatlık oranının % 7,1, geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta ve tedavi gideri zararının 750 TL olduğu, ayrınca davacının iyileşme sürecinde başka birinin yardımına muhtaç olmadığı kabul edilmiştir. Bam kararı doğrultusunda alınan 24/01/2025 tarihli ek hesap raporu ile, davacının sürekli iş göremezlik zararının 353.124,74 TL, geçici iş göremezlik zararının 3.850,25 TL ve tedavi gideri zararının 750 TL olduğu tespit edilmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K ) Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.) Somut olayda, her ne kadar davalı tarafından hatır taşıması def'inde bulunulmuş ise de, davacının kaza esnasında sigortalı araçta değil başka bir araçta yolcu olduğu, dolayısıyla davalının hatır taşıması def'inde bulunmasının mümkün olmadığı kabul edildiğinden hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamıştır. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Davacı vekili, 03/02/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 353.124,74 TL'ye çıkarmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde yaralanan davacının sürekli iş göremezlik zararının 353.124,74 TL, geçici iş göremezlik zararının 3.850,25 TL ve tedavi gideri zararının 750,00 TL olduğu, davalının kazaya karışan ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olması karşısında oluşan zarardan sorumlu olduğu sonucuna varıldığından bu zarar kalemleri yönünden davanın kabulüne, davacının iyileşme sürecinde başkasının yardımına muhtaç olduğu iddiası usulünce ispatlanamadığından bu zarar kalemi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ev aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 353.124,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.850,25 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 357.724,99 TL tazminatın 09/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri tazminatı isteminin reddine, 2-Alınması gereken 24.436,19 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 1.492,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.943,34 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin 0,01 TL 'lik kısmının davacıdan, 3.119,99 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.495,85 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL harç gideri, 1.950,00 TL NEÜ rapor masrafı ve 8.133,25 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 10.353,10 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 10.353,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 57.236,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kendisini vekille temsil eden davalı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 1,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2025

Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/82, K. 2025/251, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-82-e-2025-251-k-6bc6c7939e36