İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/804 E. 2026/302 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/804
Karar No
2026/302
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/804 Esas KARAR NO : 2026/302

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/11/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili ...'in ... unvanı ile gerçek kişiye ait ticari işletmesinde yol yardım ve çekici hizmeti faaliyeti yürüttüğünü, davalıya ait çekme belgeli ve plakasız aracın 06/12/2024 tarihinde ... adresinden alınarak...adresine taşınması için müvekkili ile irtibata geçildiğini ve aracın yaklaşık 28 km mesafe taşındığını, söz konusu hizmetin 06/12/2024 tarihli yazışmalar ile aynı tarihli fatura kapsamında belgelendiğini, ayrıca taşıma hizmeti sırasında kullanılan ...plakalı çekicinin şoförü olan ...'in olayın bizzat tanığı olduğunu, müvekkili tarafından verilen çekici hizmetinin bedeli 11.400,00 TL olup, hizmet sonrası davalıya... tarihli ... numaralı faturanın sunulduğunu, ancak davalının, borcunu süresinde ifa etmediğini, davalı hakkında ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, davalının, çekici hizmetinin verildiğini kabul etmekte ise de taşıma esnasında aracında hasar meydana geldiği iddiasını ileri sürmek suretiyle ödeme yapmaktan imtina ettiğini, davalının iddiasının gerçek olmadığını, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili yasal cevap süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacının, alacak iddiasını yalnızca düzenlemiş olduğu faturaya dayandırdığını, ancak faturanın tek başına alacağın varlığını, miktarını ve muacceliyetini ispatlayan kesin delil niteliğinde olmadığını, davacı tarafın, çekici/yol yardım hizmeti kapsamında müvekkile ait aracın bir yerden başka bir yere taşınmasını üstlenmiş olup, taraflar arasındaki hukuki ilişki TTK'nun 850 vd. maddeleri kapsamında taşıma sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu kapsamda davacının, taşıyıcı sıfatıyla aracı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar geçen sürede özenle muhafaza etmek ve güvenli şekilde taşımakla yükümlü olduğunu, taşıyıcının, aracı taşırken aracın üstünde bulunan tabelaya zarar verdiğini ve davacının taşıma işi nedeniyle talep ettiğinden daha fazla miktarda bir hasara sebep olduğunu, davacıya iletilen ancak karşılığı alamayan tabela masrafını gösterir tabela tamir bakım yansıtma faturasını dilekçe ekinde sunduklarını, taşınan aracın üstünde bulunan tabela açıkça zarar görmüş ve müvekkilinin mağdur olduğunu, bu durumda, müvekkilinin, ayıplı ifa nedeniyle taşıma ücretine karşı def'i ileri sürme ve bedelin ödenmesinden kaçınma hakkı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının faturaya dayalı ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve öyle ise miktarı hususunda olduğu hususunda toplanmaktadır. Davaya konu ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 11.400,00-TL hizmet bedeli, 1.491,68-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.891,68-TL'lik takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 29/06/2025 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 27/01/2026 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 16/03/2026 tarihli raporda özetle; "Ticari Defterler Yönünden: Tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehlerine delil olabileceği, Davacı Alacağı Yönünden: Her iki tarafın defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında cari ilişkinin olduğu, 23.06.2025 takip tarihi itibariyle davacının 11.400,00 TL alacağının bulunduğu görülmüştür. Faiz Yönünden: Davalı borçlunun yasaya uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü yolunda dosyada herhangi bir delile rastlanılmadığı, dolayısıyla davacının takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. 6100 Sayılı HMK nın 128. Maddesine göre, süresi içerisinde cevap vermemiş olan davalı davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır. Süresinde cevap dilekçesi vermeyerek münkir durumuna düşen davalı taraf, davacının dava vakıalarını ispat sadedinde ileriye süreceği iddia delillerine karşı bunları çürütücü mukabil deliller ileriye sürebilmek hakkını kaybetmez. Kendisine bu delillerin ileriye sürülebilmesi için son defa bir kesin mehil verilmiş olup da o, müdafaa delillerini yine ileriye sürmemişse, davalı bu delilleri ancak bu takdirde ikame edebilmek imkanını kaybedecektir. Uygulamada baskın olan görüşe göre, hiç cevap dilekçesi vermemiş olan davalı davacının iddialarını inkar etmiş sayılır, inkar da bir savunma sebebi teşkil eder. Süresinde cevap dilekçesi vermediği için davayı inkar etmiş sayılan davalı, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını, m.191 uyarınca ispat etmeye ve bunun için karşı (mukabil delil) göstermeye yetkilidir ve bu karşı delillerle davacının iddiasının doğru olmadığını ispat edebilir. Bu halde mahkeme, davacının iddiasının doğru olmadığını ispat için davalının göstereceği delilleri inceleyip, davacının delilleri ile birlikte takdir ederek (değerlendirerek) varacağı sonuca göre hüküm vermelidir. Yukarıda anlatıldığı üzere davalı sadece davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkarı) ispat için karşı delil gösterebilir. Yoksa yeni vakıalar ileri süremez. Bu savunmanın genişletilmesi yasağına tabidir (m.141.) (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında, davacı tarafından davalıya ait araca ilişkin çekme hizmeti verildiği, usulüne uygun şekilde tutulan davacı ve davalı kayıtları incelendiğinde, davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının 11.400 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının 11.400 TL borçlu olduğunun görüldüğü, davalı tarafın yasal süresi içerisinde davaya cevap vermediği, buna göre münkir sayıldığı, sadece davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkarı) ispat için karşı delil gösterebileceği, ancak inkara ilişkin delil bildirilmediği, hizmete ilişkin faturaların davalı tarafın ticari defterine kaydının yapılmış olması hizmetin yapıldığına karine teşkil edeceği, aksinin ise davalı tarafından kanıtlanması gerekmesine rağmen davalı tarafın, davacı tarafından verilen hizmetin gereği gibi ifa edilmediğine ilişkin iddialarını ispata elverişli somut herhangi bir bilgi ya da belge ibraz etmemiş olduğu, iddialarının ispata muhtaç kaldığı, bu kapsamda davalı tarafça takip konusu fatura borcunun ödenmemiş olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne, alacak miktarı likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile, davalının ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihine göre alınması gereken 778,73 TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 163,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 11.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 147,50 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 10.465,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 14/04/2026

Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/804, K. 2026/302, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-804-e-2026-302-k-b442fca298b9