İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/80 E. 2025/409 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/80
- Karar No
- 2025/409
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/80 Esas - 2025/409 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/80 KARAR NO : 2025/409 ..... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali İle Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davalı şirkete ait .... yapı” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazların nihai olarak ....sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, müvekkili şirketin 1999 yılından bu yana inşaat, madencilik gibi alanlarda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin “... yapı” markası için çok ciddi yatırımlar yaptığını, davalı Kurum nezdinde .... sayılı “... yapı temelinden güven yükselir” ibareli marka başvurusu bulunduğunu, yaşanan aksaklık sebebiyle tescil ücreti süresinde yatırılamamış olduğundan başvurunun tescil edilmediğini, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımını gösteren ilk ve en önemli delilin .... sayılı marka başvurusu olduğunu, müvekkilinin “... yapı” ibareli birçok markasal kullanımı bulunduğunu, ..... alan adının müvekkiline ait olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet alanı çerçevesinde .....ve çevre illerde tanınmışlığa ulaştığını, müvekkilinin 37. Sınıf “İnşaat hizmetleri” bakımından “... yapı” ibaresinin en az 4 yıldır aktif bir şekilde markasal olarak kullandığını, dava konusu markanın müvekkili markasından ayırt edilemeyecek nitelikte olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu beyanla; ..... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin itiraza gerekçe gösterdiği .... sayılı markanın itiraz tarihinde hükümden düştüğünü, davacı şirket tarafından sunulan bilgi ve belgelerin, başvuruya konu markanın başvuru tarihinden önce ve tescili talep edilen mallar ve hizmetler için Türkiye'de süreklilik arz eder biçimde ve ticari etki oluşturacak şekilde ve başvurunun tescilini engelleyecek mahiyette bir markasal kullanımını ispatlayamadığını, SMK 6/4 ve 6/5 maddeleri kapsamında ret koşullarının oluşmadığını, markalar benzer olmadığından tanınmışlık hususunun davaya etkili olmadığını, davacının tanınmış markaya dayalı beyanlarını tevsik edici delil sunulmadığını, dava konusu marka başvurusunun SMK 6/6 maddesinde sayılan durumlardan herhangi birini içermediğini, davacının kötü niyet iddiasını ispatlayamadığını, .... kararının hukuka uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket adına tescil edilmiş “... yapı” ibareli marka bulunmadığını, müvekkili markasının uzun yıllardır İzmir ilinde inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının önceye dayalı kullanım iddialarının mesnetsiz olduğunu, tarafların hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğunu, işbu dava sebebiyle ticari itibarı zedelenen müvekkilinin tazminat alacağı doğduğunu beyanla; davanın reddine, müvekkili lehine re’sen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, .... kararının yerinde olup olmadığı, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikine, dava konusu .....sayılı marka başvurusu, 36 / 37. sınıflar için tescil talebiyle 10.03.2023 tarihinde yapıldığı, marka başvurusu 29.05.2023 tarih ve 421 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığını, davacı şirket tarafından dava konusu markanın yayımına itiraz edildiği, davacı şirket itirazının, ....sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Markalar Arasında Karıştırılma İhtimali; Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. 6769 sayılı SMK m.6/1 kapsamında düzenlenen nispi ret nedenleri arasında yer alan karıştırılma ihtimali, ancak başvuruya karşı ileri sürülen önceki tarihli marka hakkının geçerli olması halinde dikkate alınabilir. Somut olayda, davacıya ait 2020/167014 sayılı “... yapı temelinden güven yükselir” ibareli marka başvurusu, süresi içinde tescil ücreti ödenmemesi nedeniyle hükümsüz kalmıştır. Bu durumda, davacıya ait itiraza dayanak teşkil edecek şekilde önceki tarihli ve geçerli bir marka bulunmamaktadır. Sonuç olarak, davacıya ait marka başvurusu geçersiz durumda olduğundan, nispi ret nedenleri kapsamında karıştırılma ihtimaline dayanılarak yapılan itirazın hukuki dayanağı bulunmadığı, somut olayda, taraf markaları arasında markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı, Tanınmışlık İddiaları; 6769 sayılı SMK 6/5 maddesi; “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” hükmünü amirdir. Bu madde kapsamında koruma elde edilebilmesi için önceki tarihli markanın tanınmış olması, önceki tarihli marka ile sonraki tarihli başvurunun aynı veya benzer olması ve maddede öngörülen üç şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 6/5 kapsamında yapılacak bir değerlendirme için, “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir marka”nın varlığı gerekmektedir. Oysa, somut olayda, davacı taraf adına, dava konusu markanın başvuru tarihinden önce yapılmış bir marka başvurusu bulunmamaktadır. Sonuç olarak; tanınmışlığa bağlı itiraz koşullarının somut olayda bulunmadığı, Davacı Şirketin Gerçek Hak Sahipliğinin Bulunup Bulunmadığı; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 6/3; “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” hükmünü amirdir. Bu hüküm, markanın gerçek sahibinin eskiye dayalı kullanımını tescilden üstün tutarak gerçek hak sahibinin korunmasını sağlamaktadır. Madde hükmünde yer alan iddiaların kabul edilebilmesi için, iddia sahibinin o işaret üzerinde tescil tarihinden önce hak sahibi olması ve bunları ispat etmesi gerekmektedir. Yargıtay tarafından marka hukukumuzda kabul edilmiş olan "Gerçek Hak Sahipliği İlkesi" ile “marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye aittir. Buna gerçek hak sahibi denilir ve bu tescil açıklayıcı etkiye sahiptir”..... Yargıtay kararlarında ifade edildiği üzere, öncelik hakkı iddia eden tarafın Türkiye’deki kullanımı yerelden daha geniş bir coğrafyada olmalı, ciddi surette bir markasal kullanım olmalı ve bu kullanım ile markaya belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerekmektedir. Ayrıca söz konusu kullanım, dava konusu markanın başvuru tarihinden önceki tarihe ilişkin olmalıdır. Dava konusu markanın başvuru tarihi 10.03.2023 olup, davacı taraf, işbu tarih öncesinde markayı kullandığını ispatlamalıdır. Davacı şirket, yayıma itiraz aşamasında dosyaya herhangi bir belge sunmamıştır. Dosya kapsamına sunulan belgelerden, davacının “... YAPI” ibaresini ticari faaliyetlerinde kullandığı, 03.05.2021 tarihli kurumsal kimlik, logo ve web sitesi tasarımına ilişkin fatura ile birlikte brevyapi.com alan adı üzerinden oluşturulan internet sitesi ve bu siteye ait arşiv kayıtları, markanın kullanımını gösterir niteliktedir. Yine Facebook, Instagram ve Youtube platformlarında gerçekleştirilen paylaşımlar ve reklam faaliyetleri, markanın tanıtım ve pazarlamasına ilişkindir. Bunun yanı sıra, tarihli/tarihsiz dış mekân reklam panoları, sahibinden.com üzerinden verilen ilanlar, katalog ve tanıtım broşürleri ile site adı “... Görükle Sitesi” olarak geçen kira sözleşmesi ve tapu belgeleri, markanın inşaat projesinde kullanıldığını göstermektedir. Ayrıca, davacı adına düzenlenen çeşitli tarihli faturaların açıklamalarında “... Yapı” ve ilgili şantiyelere atıf yapılmış olması, yine davacının bu ibareyi fiilen inşaat hizmetleri kapsamında kullandığını desteklemektedir. Dava dışı....ne yazılan müzekkerede “07/01/2022 Tarihli Pişkindemirler Madenciliğe düzenlenen IŞIKLI ÇATI TABELASI isimli iş ve faturaya ilişkin olarak yapılan işin niteliği, yapılan ışıklı tabelada hangi kelimelerin kullanıldığı, yapılan işin hangi adrese montajlandığının varsa görselleri ile birlikte çıkarılıp bir örneklerinin çok acele mahkememize gönderilmesi” istenmiş olup, verilen cevaba göre; “07/01/2022 Tarihli Fatura gereğince ..... ait projelerden biri olan ... ..... giriş kısmı ....) Kelimelerinin kullanıldığı ışıklı site girişi- Site adı tabelasının üretimi ve montajı şirketimiz tarafından 27/12/2021 tarihinde gerçekleştirilmiştir.” Davacı adına olduğu iddia olunan brevyapi.com adresi incelendiğinde ise, bu adresin 12.10.2020 tarihinde oluşturulduğu, ilgili alan adının, işbu davaya konu markanın başvuru tarihi olan 10.03.2023 tarihinden önceki arşiv görüntüleri incelenmiş olup, 17.12.2021 tarihli ekran görüntüsü dosyaya kazandırılmıştır..... adresinin 25 Eylül 2021 tarihli görüntüsü de dosyaya kazandırılmıştır. Sonuç olarak, davacının gerek itiraz gerekse dava aşamasında sunduğu belgeler ve brevyapi.com isimli internet adresi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının “...” ibaresini inşaat faaliyetleri kapsamında kullandığı, dolayısıyla, davacı şirketin “...” ibaresi üzerinde “inşaat hizmetleri” bakımından gerçek hak sahipliğinin bulunduğu, inşaat hizmetleri ile aynı/aynı tür hizmet niteliği taşıyan dava konusu marka kapsamında yer alan “37. Sınıf: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri.” bakımından, gerçek hak sahipliğine dayalı itiraz koşullarının oluştuğu, Kötüniyet İddiaları; Davacının, davalının marka tescil başvurusunda bulunurken kötü niyetli olduğuna yönelik iddiasını destekler nitelikte marka işlem dosyası ve dava dosyası kapsamında somut bir bilgiye ya da delile rastlanılmamıştır. Salt benzerlik iddiaları ise kötü niyet değerlendirmesi açısından önem teşkil eden bir argüman değildir. Netice itibariyle, Davacıya ait marka başvurusu geçersiz durumda olduğundan, nispi ret nedenleri kapsamında karıştırılma ihtimaline dayanılarak yapılan itirazın hukuki dayanağı bulunmadığı, somut olayda, taraf markaları arasında markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı, Somut olay bakımından 6769 sayılı SMK madde 6/5 hükmünde yer alan şartların oluşmadığı, Davacının “....” ibaresi üzerinde inşaat hizmetleri bakımından gerçek hak sahipliğinin bulunduğu, Kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, ... sayılı kararının “37. Sınıf: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri.” bakımından, hukuka aykırı olduğu, .... sayılı markanın “37. Sınıf: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri.” bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu sonuçlarına ulaşılmış davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. H Ü K Ü M : Davanın Kısmen Kabulüne, .... sayılı kararının 37. Sınıf "inşaat hizmetleri, inşaat araç gereçleri ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri" bakımından iptaline, Davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 615,40-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 14.409,30.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu harçtan ibaret 175,00.-TL yargılama giderinin %50'sinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09.10.2025 Kâtip Hâkim.... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 1.716,80.-TL Bilirkişi Ücreti : 12.000,00.-TL P.P : 692,50.-TL TOPLAM : 14.409,30.-TL