İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/762 E. 2026/236 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/762
- Karar No
- 2026/236
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/762 Esas KARAR NO : 2026/236 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 01/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --------- bünyesinde bulunan --------- Hastanesi genel işleri gördürmek maksadıyla ve Kamu İhale Kanunu kapsamında Davalı Şirket ile muhtelif dönemler için hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeler kapsamında---------- Şti. tarafından istihdam edilen işçiler, işyeri devri suretiyle başka şirketlerce de istihdam olunmuş; nihayetinde sözleşmelerinin feshi esnasında doğan işçilik alacaklarını üst işveren sıfatıyla Müvekkili Kurumdan talep ve tahsil ettiklerini, anılan ödemelerin Müvekkili Kurum tarafından yapılmasından itibaren yasal süreler içerisinde işçilik alacaklarını alan işçilerin çalışma süreleri boyunca işyeri devri gerçekleştiren tüm şirketleri davalı olarak göstermek suretiyle rücu davaları açıldığını, bu davalardan biri dava dışı işçi ----------, 4857 sayılı İş Kanunu gereği ödenen kıdem tazminatının rücuen tazmini sebebiyle açılmış olan -------- Esas nolu dosyası olduğunu, mezkur dava dosyasında --------- Şti.'ne tebligat yapılamaması ve şirket hakkında bilgi talep edilmesi üzerine, --------- hem firma hakkında akıbet bilgisi hem de adres bilgisi sorulmuş; bunun üzerine anılan şirketin kaydının resen silindiği bildirilmiş olduğundan; bu sebeple Mahkemece 18/06/2025 tarihli ve 2 nolu ara kararla, şirket hakkında davaya devam edilebilmesi için mezkur firmaya ihya davası açabilmemiz için süre verildiğini, Mahkemenin --------- yazı cevapları üzerine, --------- Şti. olağan tasfiye sürecinden geçmediğinden dolayısıyla bir tasfiye memuru atama işleminin de yapılmamış olması nedeniyle, bir atamanın gerçekleştirilmesi için iş bu davayı ikame ettiklerini, bu halde Yargıtay içtihatları uyarınca bir tasfiye memurunun atanmamış olması halinde şirket yönetim kurulu üyelerine husumetin yöneltilmesi gerektiğini, taraf teşkilinde hata yapılmasının önlenmesi adına bu kişiler davalı/davalılar gösterilmemiş; Mahkemece istenecek belgeler ışığında diğer Davalıların tespitinin yapılması gerektiği kanaatinde varıldığını, bu sebeple --------- bir müzekkere ile ilgili şirkete bir tasfiye memuru/kurulu atanıp atanmadığı sorulmalı; gelecek cevabi yazıya göre Davalıların tespiti ile taraf teşkili sağlanması gerektiğini, esas numarasını belirttiğimiz rücuen tazminat (alacak) dava dosyasında anılan şirkete terkin edilmesi sebebiyle -------- Asliye Hukuk Mahkemesi davaya devam edebilmek için ihya davası açılmasını istendiğini beyan ederek Müvekkili İdarenin Davacısı olduğu ---------- Nolu dosyasının Davalısı olan ---------- Şti. bu davada taraf teşkilinin sağlanması ve bu davadan elde edilecek ilamın icrası bakımından ihyasına; emsal Yargıtay kararları gereğince ihyası istenen şirketi temsilen tasfiye memuruna bu yoksa son yönetim kurulu üyelerine husumetin yöneltilmesi gerektiğinden --------- müzekkere yazılarak varsa tasfiye memuru yoksa son yönetim kurulu üyelerinin ad-soyad-tc no ve adreslerinin istenmesine; usulsüz olarak işyerini terk ederek alacaklılarını zarara uğratma maksadıyla hareket ettiği anlaşılan şirketin yapılacak taşınır-taşınmaz mal araştırması neticesinde tespit edilecek malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen --------- Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu,--------, TTK m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını beyan ederek müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------- bünyesinde bulunan --------- Hastanesi genel işleri gördürmek maksadıyla ve Kamu İhale Kanunu kapsamında Davalı Şirket ile muhtelif dönemler için hizmet alım sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeler kapsamında --------- Şti. tarafından istihdam edilen işçiler, işyeri devri suretiyle başka şirketlerce de istihdam olunduğunu, nihayetinde sözleşmelerinin feshi esnasında doğan işçilik alacaklarını üst işveren sıfatıyla müvekkili olan kurumdan talep ve tahsil ettiklerini, anılan ödemelerin müvekkil kurum tarafından yapılmasından itibaren yasal süreler içerisinde işçilik alacaklarını alan işçilerin çalışma süreleri boyunca işyeri devri gerçekleştiren tüm şirketleri davalı olarak göstermek suretiyle rücu davaları açıldığını, bu davalardan biri dava dışı işçi ----------, 4857 sayılı İş Kanunu gereği ödenen kıdem tazminatının rücuen tazmini sebebiyle açılmış olan --------- Esas nolu dosyası olduğunu, Mezkur dava dosyasında ---------- Şti.'ne tebligat yapılamaması ve şirket hakkında bilgi talep edilmesi üzerine, ------- hem firma hakkında akıbet bilgisi hem de adres bilgisi sorulduğunu; bunun üzerine anılan şirketin kaydının resen silindiği bildirilmiş olduğundan; bu sebeple mahkemece 18.06.2025 tarihli ve 2 nolu ara kararla, şirket hakkında davaya devam edilebilmesi için mezkur firmaya ihya davası açabilmemiz için taraflarına süre verildiğini, bu süreç doğrultusunda "--------- Sayılı dosya" ile ihya davası mezkur firmaya açıldığını, İhya davasını sadece ve sadece "-------- Şti." ve "--------- yöneltmiş olmaları nedeniyle, mahkemece 03/12/2025 tarihli ve 1 nolu celsede 2 nolu ara karar ile '' davada hasım olarak yalnızca davalı -------- davalı olarak gösterildiği anlaşıldığından, tasfiyeyi gerçekleştiren tasfiye memuruna karşı da iş bu dava ile birleştirme talepli ihya davası açması hususunda davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine," şeklinde karar verildiğini işbu sebeple davayı ikame ettiklerini, öncelikle davalarının kabulünü, usulsüz olarak işyerini terk ederek alacaklılarını zarara uğratma maksadıyla hareket ettiği anlaşılan şirketin yapılacak taşınır-taşınmaz mal araştırması neticesinde tespit edilecek malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve işbu dava dosyası ile ---------- esas sayılı dosyasının birleştirilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıların üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Ticaret sicilden terkin edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, Uyuşmazlık; İhya şartlarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. --------- esas sayılı dava dosyasının celp edildiği görülmüştür.TTK'nun 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547. maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. TTK 547. maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zamanaşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.---------- yazısına göre; ihyası istenen şirketin ----------- nolu sicil kaydının tasfiyesinin sona erdiği 01/11/2022 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının terkin edildiği bildirilmiştir. Davacının dava dilekçesinde belirttiği hususta şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamına göre;--------- ---------- sicil numarasında sicile kayıtlı ---------- Şirketi'nin derdest ---------- esas sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması (taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini) işlemleri ile sınırlı olarak resen terkin kararının iptali ile tüzel kişiliğinin ihyasına, yeniden ticaret siciline tescili suretiyle ihyasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- -------- --------- sicil numarasında sicile kayıtlı ---------- Şirketi'nin derdest ------------- esas sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması (taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini) işlemleri ile sınırlı olarak resen terkin kararının iptali ile tüzel kişiliğinin ihyasına, yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, 2-Tasfiye memuru olarak ---------- atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, 3-Kararın ---------- tescil ve ilanına, 4-Davalı ----------- Şirketi yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 5-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın davalı tasfiye memuru ----------- alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 1.134,90 yargılama giderinin açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru -------------- alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru --------- alınarak davacıya verilmesine, 8-Yasal hasım olması nedeniyle davalı ----------- aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/03/2026