İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/759 E. 2026/277 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/759
- Karar No
- 2026/277
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/759 Esas KARAR NO : 2026/277
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 23/10/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davaya konu olan faturanın davacı şirketin Son Kaynak Tedarikçisi sıfatıyla düzenlediği bir fatura olduğunu, bu statü, Enerji Piyasası Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde belirlenen özel bir duruma işaret ettiğini Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT), Serbest piyasadan elektrik almayı tercih eden ve aylık tüketimi belirli bir kilowatt saat (kWh) eşiğinin üzerinde olan tüketiciler, mevcut tedarikçileriyle olan anlaşmalarını sonlandırdıklarında veya yeni bir tedarikçi ile anlaşma yapamadıklarında, otomatik olarak bölgenin görevli tedarik şirketinin "Son Kaynak Tedarikçisi" hizmetine tabi olduklarını, bu hizmetin fiyatlandırması, Ulusal Tarife'den farklı olarak, toptan elektrik piyasası fiyatları (PTF - Piyasa Takas Fiyatı) ve sistem marjları gibi değişkenlere bağlı olarak hesaplanır. Bu hesaplama, EPDK tarafından yayımlanan formüllerle yapıldığını, davalı şirketin, mevcut tedarikçisiyle olan sözleşmesinin sona ermesi veya başka bir nedenle elektriksiz kalmamak adına, müvekkili şirketin Son Kaynak Tedarik Hizmeti kapsamında elektrik tedarikinden faydalandığını, bu hizmetin karşılığında, EPDK'nın belirlediği SKTT'ye göre faturalandırma yapıldığını, söz konusu faturanın, bu yasal düzenlemeler ve hizmetin fiilen sunulması neticesinde doğan bir borcun tahsili amacıyla düzenlendiğini, açıklanan bu nedenlerle; davalının MTS ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalının aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, MTS ...Esas sayılı dosyası, kaçak elektrik kullanımına ait tutanaklar, Arabuluculuk Anlaşamamam Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 01/02/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ de yer verilen hususlar, ... ve ... tarafından yayımlanan birim fiyatlar dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacı şirketin takibe dayanak fatura tutarlarını talep edebileceğinin görüldüğü, Bu durumda davacı şirketin takipte; 85.870,00 TL Enerji Bedeli (İstenen:%54 Yıllık Diğer), 9.114,87 TL Gecikmiş Gün Faizi, 1.822,98 TL Faizin KDVsi 96.807,85 TL Toplam Alacak Talep edebileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, elektrik aboneliği kapsamında hazırlanan faturalardan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davaya dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine elektrik hizmet sözleşmesi kapsamında hazırlanan faturaların ödenmediği ve alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla işbu davanın açıldığı görülmüştür. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır (6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Davacı yan elektrik abonelik sözleşmesi ile verilen hizmet nedeniyle hazırlanan faturayı ibraz ederek alacağını talep etmiş, davalı ise takibe itiraz etmesine rağmen işbu davada cevap dilekçesi ibraz etmemeiştir. Bu kapsamda dava konusu alacağın dayanağı abonelik sözleşmesi nedeniyle davacı yanca hazırlanan faturaların usulüne uygun hazırlanıp hazırlanmadığının ile varsa davacının talep edebileceği alacağın hesaplanması için bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Görevli tedarik şirketinin, Serbest tüketici niteliğini haiz olduğu hâlde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketiciler ve ikili anlaşmasının herhangi bir nedenle sona ermesi nedeniyle ilgili görevli tedarik şirketinden elektrik alan tüketicilere son kaynak tedariği kapsamında elektrik enerjisi ve/veya kapasite sağlamakla yükümlü olduğu, Somut olayda; davalı şirketin başka bir tedarik şirketi ile ikili anlaşması olmaması sebebiyle görevli tedarik şirketi sıfatıyla davacı şirketin elektrik enerjisi sağlamış olduğu, İlgili dağıtım hizmet noktasında 31.01.2025 tarihi itibariyle hizmet anlaşması sonlanmış olup 01.02.2025 tarihi itibariyle son kaynak tedarik tarifesi kapsamında hizmet anlaşması başlatılmış, 12.02.2025 tarihinde ise fiilen abonelik başlatılmış olduğunun sunulan belgelerden anlaşıldığı, Davacı şirket tarafından yönetmelik hükümleri uyarınca davalıya SMS’le bilgilendirme yapıldığı ve buna ilişkin sistem ekran görüntülerinin sunulduğu, Davalı abone tarafından, başka bir tedarik şirketinden sözleşme kapsamında hizmet alındığına ilişkin bilgi-belge sunulmadığı, tüm bu tespitler doğrultusunda davalı şirketin ilgili dönemde davacı şirketin portföyünde yer aldığı anlaşılmakta olup, kullanılan elektrik tüketiminden sorumlu olduğu, ... Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ de yer verilen hususlar, ... ve ... tarafından yayımlanan birim fiyatlar dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacı şirketin takibe dayanak fatura tutarlarını talep edebileceğinin görüldüğü, Bu durumda davacı şirketin takipte; 85.870,00 TL Enerji Bedeli (İstenen:%54 Yıllık Diğer), 9.114,87 TL Gecikmiş Gün Faizi, 1.822,98 TL Faizin KDVsi 96.807,85 TL Toplam Alacak Talep edebileceği," tespiti yapılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ancak herhangi bir itirazın yapılmadığı görülmekle, raporun usul ve yasaya uygun olduğu da görülmekle verilen hizmet kapsamında alacağın varlığı kabul edilmiş ve davanın kabulü gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 96.807,85 TL alacağın %20'si olan 7.427,11 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 6.612,94 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.653,24 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 4.959,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.653,24 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 102,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.458,64 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır