İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/752 E. 2025/917 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/752
Karar No
2025/917
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/752 Esas KARAR NO : 2025/917 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2025 KARAR TARİHİ : 04/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin eşinden boşanmak için avukat olarak davalı ile anlaşmış ve Antalya ... . Noterliğinin ... tarihli ... Yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil olarak tayin ettiğini, bu kapsamda eşi ile aralarında görülecek olan boşanma davasında Antalya ... Aile Mahkemesi nin ... /... Esas sayılı dosyasında vekili olması konusunda anlaştıklarını, müvekkili boşanma aşamasında olması, maddi sıkıntı içinde olması sebebi ile davalı ile anlaştığı vekalet ücretini sahibi olduğu hayli değerli bir taşınmazın satışından sonra ödemek konusunda anlaştığını, bu kapsamda davalı tarafa ... .-TL bedelli bir senet düzenleyerek teslim ettiğini, bu süreçten sonra ise vekil edenin mal varlığı hakkında bilgi sahibi olan davalı müvekkilin maddi sıkıntı içerisinde olmasını fırsat bilerek toplamda ... .-TL bir bedeli " çocuklarının masraflarını görürsün, taşınmazı satınca geri ödersin vs " bahaneleri ile müvekkiline verdiğini, bunun karşılığında da ayrıca senet istediğini, müvekkilinin ise kendisine iyilik yapıldığını düşünerek, hem akrabası hemde avukatı olmasına güvenerek bedel vs kısımlarını kontrol etmeksizin bir senet imzaladığını, müvekkili aldığı ... .-TL borç için senet verdiğini düşünerek bu senede imza attığını, ancak sonrasında müvekkilinin eşi ile aralarında görülen boşanma davası sonuçlanmış, müvekkili bahsi geçen taşınmazını satmak için uğraşmaya başladığını, davalı taraf tam bu aşamada müvekkilindeki alacağının anlaştıkları vekalet ücreti olan ... .-TL değil ... .-TL olduğunu söyleyerek işbu davaya konu senedi ortaya çıkardığını, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, böyle bir para almadığı davalı ile konuşmuş ise de bahse konu senet Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı dosyası ile ... tarihinde icra takibine konulduğunu, bu icra takibi kapsamında müvekkiline ait taşınmazlar üzerine haciz tatbik edildiğini, müvekkilinin haciz konulan taşınmazlarının değeri davalıya olan sözde borcunun çok üzerinde olduğunu, müvekkili davalı ile defalarca görüşmüş ancak kendisini ikna edemediğini, davalı taraf bu görüşmelerde müvekkilinin yazık değil mi, anlaştığımız avukatlık ücretini ödeyeceğim ama almadığım parayı neden ödeyim , nasıl yiyeceksin bu parayı dediğinde dediğinde davalı taraf müvekkile hitaben " çatır çatır yiyeceğim, parayı elden getireceksin, kamera olmayan bir yerde teslim alacağım, icraya bile ödemeyeceksin bana vereceksin tek tek sayacağım" diyerek adeta dalga geçtiğini, davalı taraf bununla yetinmeyip sözde müvekkiline elden ... .-TL elden nakit borç para verdiğini, bu bahsedilen bedelin daha cüzi rakamlar için kabulü bir derece anlaşabilir ancak bahsedilen bedel .... .-TL gibi ciddi bir bedel olduğunu, bu sebeple davalının müvekkiline bahsi geçen bedeli ne şekilde nerede nakit olarak verdiğinini ispatı gerektiğini, davalı makam ve nüfuzunu kullanarak müvekkiline bu şekilde fazla bir bedel içeren senet imzalayarak hakkı olmayan bir bedeli tahsil etme çabası içerisinde olduğunu, bu nedenlerle öncelikle tedbir talebimizin kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı dosyasındaki takibin dava sonuna kadar durdurulması yada dosyaya yatan bedellerin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davamızın kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı dosyasındaki alacaktan ... .-TL borcumuz olmadığının tespitine, davalının dava değerinin %20 si oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı vekilinin beyanında işbu dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, davacı yanın arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, her ne kadar davacı dava açılış tarihi olan ... tarihinden sonra ... tarihinde arabuluculuk yoluna başvurmuşsa da, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine ve koşulları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 3-Peşin alınan ... TL harçtan alınması gerekli ... TL harç mahsup edilerek arta kalan ... TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7. Maddesinin 2. Bendi uyarınca tarifenin 2. Kısmının 2. Bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3. Kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtildiğinden, ... -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, 7-Taraflarca mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair; tarafların yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/12/2025

Katip ... ¸ e-imzalıdır

Hakim ... ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/752, K. 2025/917, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-752-e-2025-917-k-68b2b15d595d