İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/737 E. 2026/57 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/737
- Karar No
- 2026/57
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/737 Esas KARAR NO : 2026/57
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 31/07/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Borçlu şirketin, takip konusu 4.212,62-TL alacağa süresi içinde itirazda bulunduğunu, itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, kendilerine yüklenen hizmetleri aksatmadan yürütebilmesini ve sokak sakinlerinin susuz kalmaması için dava konusu hasar, idaremiz elemanları tarafından onarılarak giderildiğini, Abone İşlerinin ... Bölge Daire Başkanlığı, Bakırköy -Zeytinburnu Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içerisinde yer alan muhtelif adreslerde ... tarafından yürütülen çalışmalar esnasında, İdarelerine ait İçmesuyu Şebeke hatlarına verildiğini, hasar bedellerinin tazmini için ilgili icra takip süreci başlatıldığını, ancak hakkında başlatılan bu yasal takibe, konu toplam 4.212,62-TL borca davalı tarafça haksız ve yersiz bir şekilde itiraz edildiğini, takibin durmasına sebebiyet verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama olarak son oturum tutanağı ile sonlandırıldığını, bu sebeplerle itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, yetkili icra dairesinde yapılan geçerli bir takip olmadığını ve bu husus itirazın iptali davasının görülebilmesinin ön şartı olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, davacının tesislerinin, müvekkili şirketinin çalışmaları sırasında zarar gördüğü iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı müvekkili şirket'in yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia ettiğini, işbu iddialarının ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, davacı tarafından iddia olunan hasarın müvekkili şirket'in dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirket'e yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, dava konusu hasarın müvekkili şirket çalışmasından kaynaklanmadığını tekraren ifade etmekle birlikte davacının talep konusu ettiği zarar bedelinin de neye göre hesaplandığının belirli olmadığını, bu sebeplerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddi, davacının %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının maddi zararına sebebiyet veren hasarın davalı tarafça meydana getirilip getirilmediği, eğer öyle ise gerçek zarar miktarı ve davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususların da olup davacı taraf her ne kadar davalı tarafından ... mahallesi ... caddesi 13 Bakırköy adresinde yürütülen çalışmalar esnasında davacıya ait içme suyu şebeke hattına zarar verildiğini iddia etmiş olup ispat yükü davacı taraftadır. Davalı şirkete davaya konu yerde davalı tarafça çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin müzekkere yazılmış olup gelen yazı cevabında şirket kayıtların da bilgi ve belgeye ulaşılamadığına ilişkin cevap verilmiş olup davacı tarafça dosyaya her ne kadar fotoğraf hasar, bedeli hesap çizelgesi ve hasar tespit tutanağı sureti sunulmuş ise de bu delilerin dava konusu hususu ispata elverişli olmadığı bu kapsamda ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL'den mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 4.212,62-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/01/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır