İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/720 E. 2026/48 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/720
Karar No
2026/48
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/720 Esas KARAR NO : 2026/48

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2023 KARAR TARİHİ : 20/01/2026

... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile ... 8. İş Mahkemesinin ... Esas ... karar sayılı karşı görevsizlik kararı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı yargı yerinin belirlenmesi kararı gereği Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'in müvekkili şirket bünyesinde 13/12/2017 tarihinden beri araçlı kıdemli güvenlik danışmanı olarak çalışmakta iken 17/01/2020 tarihi itibariyle iş akdini sona erdirerek ...'den ayrıldığını, davalının müvekkili şirkette çalıştığı sürede görevi itibariyle müşterilerin abonelik sözleşmelerine aracılık ettiğini, bu müşterilerin cep telefon numaraları T.C. Kimlik numaraları, ev ve iş adresleri, elektronik güvenlik sistemleriyle ilgili istek ve ihtiyaçları da dahil olmak üzere, ticari sır niteliğinde olan, müşterilere ait her türlü kişisel ve gizi bilgiye sahip olduğunu, bu itibarla davalının müvekkili şirketin ticari sırlarına nüfuz etmiş olduğunun izahtan vareste olduğunu, davalının rekabet yasağı sözleşmesi hükümlerine aykırı davranmasının doğan fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 39.600,00-TL cezai şart alacağın dava tarihinden itibaren işlenmiş avans faizi ile birlikte tahsiline ve yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı şirkette 13/12/2017 tarihinde satış departmanında araçlı portföy yöneticisi olarak işe başladığını, iş akdinin ise 15/01/2020 tarihinde davacı tarafından sonlandırıldığını, müvekkilinin satış ve pazarlama alanında yaklaşık 10 yıl, kamera ve alarm sistemleri ile ilgili olarak da 7 yıldır bu sektörde çalıştığını, farklı şirketlerde çalışan müvekkilinin çalışma hayatı boyunca şirket politikalarına ve iç işleyişlerine uygun olarak çalıştığını, müvekkilinin uzun zamandır güvenlik ve kamera sistemleri alanında çalışması nedeniyle kendini geliştirdiğini ve mesleki tüm yatırımını bu sektöre yaptığını, davacının pandemi sürecinde birçok çalışanı istifa etmeye zorladığını, iş sözleşmesi davacı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğinden haksız rekabet hükümlerinin uygulanmayacağını, ... 35.İş Mahkemesinin... Esas ... Karar sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde davacı tarafın haklı feshe dayanmadığı sabit görülerek davalı lehine tazminata ve diğer talebe konu işçilik alacaklarına hükmedildiğini, dava konusu rekabet yasağı sözleşmesinin, işe başlarken değil müvekkili çalışmaya başladıktan 1 yıl sonra fesih baskısı ile imzalatıldığını, hem baskı altında imzalatılan hem de mahkemece iş akdinin haklı neden olmaksızın feshedilmesi nedeniyle haksız rekabet hükümlerine dayanılmayacağını, işçi ile işveren arasındaki menfaat dengesinin kurulması gerektiğini, rekabet yasağından söz edebilmek için işverenin korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması gerektiğini, müvekkilinin iş akdi haksız olarak feshedildiğinden müvekkilinin rekabet yasağına uyma ve sır saklama yükümlülüğünün ortadan kalktığını, rekabet yasağına aykırılıktan söz edebilmek için davacı işverenin önemli ölçüde zarara uğraması ve zararını ispat etmesi gerektiğini, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından müşteri bilgilerinin kullanılması nedeniyle zarara uğradığını gösterebilecek herhangi bir delil veyahut belge de sunulmadığını, şirkette çalışan herkesin işe satış elemanı olarak başladığı ve herkesin önceki işyerlerinde oluşturduğu müşteri portföyünü getirmekte olduğunu, prensip olarak her işçinin kendi portföyünü kendi oluşturduğunu beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: İstanbul SGK'dan davalı ...'nin 07/08/2019 tarihinden itibaren SGK şahsi sicil dosyası ile birlikte SGK kayıtları, ... 47. Noterliğinin 29/12/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname aslı, ... 35. İş Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı dosyası, Bilirkişiler..., ...ve ... tarafından düzenlenen 04.07.2023 tarihli kök ve 11.12.2025 tarihli ek raporları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri gereğince, hizmet sözleşmesindeki rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Yine, aynı Kanun'un 445. maddesi uyarınca, rekabet yasağı anlaşmasının yer, süre ve işin türü açısından yasal sınırlara uyularak yapılması gerekir. Aşırı düzenlemeler hakimin müdahalesiyle sınırlandırılır. 446. maddenin 2. fıkrasına göre, yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. Aynı maddenin 3. fıkrasına göre, işveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı işveren ... A.Ş. ile personel olarak davalı ... arasında 13/12/2017 tarihli “Belirsiz ve Tam Zamanlı İş Sözleşmesi” ile 13/12/2017 tarihli “Rekabet Yasağı Sözleşmesi” ve aynı tarihli “Gizlilik Sözleşmesi" imzalandığı ve SGK Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinin düzenlendiği, davalının 13/12/2017 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığı, iş akdine göre davacının görevinin “Araçlı Kıdemli Güvenlik Danışmanı” olduğu, iş akdinin ekinde yer alan “Rekabet Yasağı Sözleşmesi"nin 3. Maddesi ile, davacının işverenin iş kolunda faaliyet göstermeyeceğini, faaliyet gösteren bayiler ve acenteler de dahil olmak üzere, başka gerçek ve tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını, ortaklık ilişkisine girmeyeceğini, danışmanlık vermeyeceğini ve ticari ilişkiye girmeyeceğini beyan ettiği, 4.madde ile rekabet yasağının yer olarak İstanbul ili coğrafi sınırları ile, zaman olarak 2 yıl ile, kapsam olarak da işverenin faaliyet konusu ile sınırlandırıldığı, aynı madde gereğince yasağa aykırı davranış içinde son brüt ücretin 12 katı tutarında cezai şart öngörüldüğü, taraflar arasındaki iş akdinin 17/01/2020 tarihinde sonlandığı, davalının, davacı şirketten ayrıldıktan sonra ... A.Ş.'nin bayisi olan...A. Ş.'de sözleşmede belirlenen 2 yıllık süre dolmadan 01/06/2020 tarihinde işe başladığı, davalının işe başladığı bu şirketin ticari faaliyet alanlarının, davacının iştigal ettiği işlerin büyük bir kısmı ile aynı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartlarından olan taraflar arasında bir iş sözleşmesinin bulunması, rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve tarafların fiil ehliyeti bulunması, davalının vakıf olduğu bilgiler sebebiyle yasak konulmasını gerektirecek derecede işverenin menfaatinin bulunması koşulları somut uyuşmazlıkta mevcut ise de, dosya davalısı ... tarafından dosya davacısı aleyhine açılan işçilik alacağı istemli olan davada ... 35.İş Mahkemesi'nin 10/06/2022 tarih ...Esas ... Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesi'nin ... Esas...Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, söz konusu kesinleşen karara göre iş akdinin davacı işveren tarafından haklı feshinin ispat edilemediğinin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK'nın 447/2. maddesindeki düzenleme uyarınca, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde rekabet yasağının sona ereceğinin açık olduğu, iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş akdinin işverence haklı veya geçerli nedenle feshedilmemesi nedeniyle rekabet yasağının sona erdiği anlaşıldığından haksız rekabet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemiyle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan peşin alınan 922,19-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 190,19-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 3-Yargı yeri belirlenmesi öncesi davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 616,25-TL posta ve tebligat gideri, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti ile yargı yeri belirlenmesi sonrası davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 285,00-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.901,25-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/720, K. 2026/48, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-720-e-2026-48-k-e2a5eaeb7601