İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/700 E. 2025/855 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/700
Karar No
2025/855
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/700 Esas KARAR NO : 2025/855

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2025 KARAR TARİHİ : 08/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan 27.07.2022 ve 12/08/2022 imza tarihli ...Sağlık Teknolojileri Ortopedi , KBB ve Plastik Cerrahi, Beyin Cerrahi Alan Distribütörlük Sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki 26.03.2024 tarihli ek protokol kapsamında, davalının üretici olduğu sözleşmelere konu ürünlerin Türkiye Sınırları içinde münhasır satış yetkisi 31.12.2027 tarihine kadar müvekkile verildiğini, müvekkilinin distribütörlük sözleşmesi uyarınca ve ek protokol gereğince geri ödeme olarak tabir edilen satış kanalları açılmamış olması karşısında ve bu nedenle herhangi bir geçerli satış taahhüdü bulunmamasına rağmen müvekkili tarafından dava tarihine kadar 330.000 USD avans ödemesi yaptığını, ürünlerin tanıtımı ve satışı ile ilgili olarak 8 adet kongre organizasyonu ve diğer tanıtımlar için 100.000 USD ilave masraf ettiğini, müvekkili tarafından bugüne kadar yapılan ödemelere karşılık müvekkili şirkete teslim edilen ürün miktarının ise sadece 50.000 - 60.000 USD kadar olduğunu, yani ödenen bedellere karşılık yeteri miktarda teslimat yapılmadığını, müvekkilinin sözleşmenin ayakta tutulması, en yüksek miktar satış yapılması adına yaptığı tüm iyi niyetli çabalara ve masraflara rağmen davalının münhasır satış yetkisi ihlal edildiğini ve bu kapsamda doğrudan satışlar yaptığını, davalı üreticinin sözleşme bölgesinde doğrudan satış yapmasının sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça yasak olduğunu, ayrıca üreticinin sözleşme bölgesinden gelen talepleri ve bu konudaki görüşmeleri tek satıcıya iletmekle yükümlü olduğunu, üretici davacılın tek satıcının bu müşterilere satış yapabilmesi için tek satıcıyı kendisinden mal almak isteyen müşterileri malları tek satıcıdan alma konusunda bilgilendirmesi gerektiğini, hal böyle iken davalı yanca bahsi geçen eylemler ile sözleşmelerin ihlal edildiğini, ihlal oluşturan eylemlerin sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca 400.000 USD cezai şarta bağlandığını, bu cezai şartın yanında yapma ve yapmama mükellefiyetleri de ihlal edilmiş olduğundan TBK 113 mad uyarınca oluşan müvekkili zararının tazmini ve davalı yanca tahsil edilen karşılığında mal teslimi yapılmayan teminat avans bedellerinin de iadesi gerektiğini, müvekkili tarafından davalıya noter vasıtasıyla sözleşme ve ek protokol kapsımında aykırı eylemlerin derhal sonlandırılması, ve dava dışı firmalar ile yapılan sözleşmelerin feshedilmesi ve feshedildiğine dair belgeleri 3 gün içinde sunmaları ve aynı süre içinde yaptıkları doğrudan tek satıcı konumundaki müvekkile taahhüt ettiği kar payının ödenmesi, geçtikleri siparişlerin en kısa süre içinde üretilip müvekkiline teslimi konusunda ihtar çektiklerini, davalının bu ihtara cevap vermemesi üzerine arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, hali hazırda davalı tarafından müvekkilinin münhasır satış yetkileri ihlal edilerek müvekkilinden muvafakat almaksızın dava dışı firmalar ile sözde bayilik sözleşmeleri yaptıklarını tespit ettiklerini, davalı tüm bu haksız eylemlerine rağmen bir de haklıymış gibi izlenip yaratarak noter vasıtasıyla sözleşmeleri ve ek protokolü tek taraflı olarak feshettiğini müvekkiline bildirdiğini beyan ederek fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve ek protokol kapsamında davalının sözleşmeler ve ek protokole aykırı eylemlerinin sonlandırılmasını ve bu sözleşmelere konu ürünlerin 3. Kişi ve şirketlere satılmasının fatura edilmesinin yasaklanmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, verilecek ihtiyati tedbir kararının ilgili sağlık kuruluşları ve kamu otoritesine bildirilmesine, Davalı yanın Sakarya 4. Noterliği bila tarihli 5124 yevmiye nolu ihbarnamesi ile tek taraflı olarak feshedildiğini bildirdiği sözleşmelerin ve ek protokolün, fesihlerinin iptali ile muarazanın giderilmesi yoluyla devamlarına, Sözleşmelerin ve ek protokolün devamı ile birlikte; Sözleşmelere göre muaccel hale gelmiş cezai şart miktarı olan 400.000 Amerikan Doları Cezai şartın ve temerrüt tarihinden itibaren bu cezai şarta uygulanacak Amerikan Doları için 3095 SK 4/a maddesine göre Kamu Bankalarınca uygulanan tevdiat azami faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, .Sözleşmelerin ve ek protokolün devamı ile birlikte; Dava içinde ıslah edilmek üzere belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 1.000 Amerikan Doları müvekkilin münhasır satış yetkisinin ihlalinden kaynaklanan doğmuş ve ihlal eylemleri devam ettiği sürece doğacak maddi zararının, temerrüt tarihinden itibaren bu alacağa uygulanacak Amerikan Doları için 3095 SK 4/a maddesine göre Kamu Bankalarınca uygulanan tevdiat azami faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, Sözleşmelerin ve ek protokolün devamı ile birlikte; Dava içinde ıslah edilmek üzere belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 1.000 Amerikan Doları müvekkilin davalıya ödediği bedeller ile davalı tarafından müvekkile ... kaydına uygun şekilde Sağlık Bakanlığına bildirimi yapılarak fiilen üretilip/üretim seri numarası alınıp teslim edilen mallar arasındaki farkların, temerrüt tarihinden itibaren bu alacağa uygulanacak Amerikan Doları için 3095 SK 4/a maddesine göre Kamu Bankalarınca uygulanan tevdiat azami faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili öncelikle tahkim itirazında bulunarak yapılan anlaşma gereği mezkur sözleşmelerden doğabilecek olan uyuşmazlıklarda öncelikle çözümün arabuluculuk müessesi nezdinde aranması, akabinde anlaşma sağlanamaz ise ... Tahkim Merkezi'ne başvurulmasının ön koşul olarak belirlendiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının iddialarını kabul etmemekle beraber haksız rekabet ve rekabet yasağına yönelik dava zaman aşımının 1 yıl olduğunu, dava konusu sözleşmenin taraflar arasında akdedilen 02/08/2022 tarihli distribütörlük sözleşmesi ile belirlenen satış ve ödeme koşullarına riayet edilmediğinden sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme gereğince davacının ilk yıl 500.000 USD , ikinci yıl 575.000 USD, üçüncü yıl 650.000 USD sipariş vermesi kararlaştırıldığını, ek protokol ile de bu meblağların arttırıldığını, davacının taahhüt ettiği yıllık sipariş miktarına ulaşamadığı gibi sözleşmenin ödeme koşuluna da uymayarak sözleşmenin feshine sebep olduğunu, davacı her ne kadar ödeme yaptığı ürünleri alamadığını iddia etmiş ise de sözleşme ön ödeme, teminat koşullu ilerlemekte olup, sipariş ve ödemeler akabinde kişiye ve siparişe özel üretimle gerçekleştiğini, kaldı ki davacının toptan ödediğini iddia ettiği bedelin sözleşmenin teminat koşullarını dahi sağlamadığını, fesih olmuş sözleşme üzerinden yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu, davacının sunduğu mesaj kayıtlarından da görüleceği üzere davacı sözleşme ayaktaymış gibi hareket etmeye çalışmışsa da müvekkili şirket yetkilisinin sözleşmenin maddeleri uyarınca fesih olması sebebi ile yeni anlaşma yapmadan kendilerine aynı koşullarda hizmet sağlamayacağını açıkça belirttiğini, akabinde davacı ile yeni sözleşme görüşmelerine başlandığını ancak davacı tarafın ekonomik olarak mali durumunun sözleşme maddelerini karşılayabilecek seviyede olmaması sebebi ile sözleşmeler sonuçsuz kaldığını, davacının bunun üzerine haksız menfaat elde etmek saik ile bu görüşmelerden çok sonra sözleşme hale geçerliymiş gibi kendilerine ihtarname gönderdiğini, davacının fazla ödeme yaptığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının müvekkili ürünlerini doğru şekilde pazarlayamadığını, müvekkili şirketin davacı ile sözleşmenin geçerli olduğu tarihlerde farklı firmalara distibütörlük vermemiş ve satış da yapmadığını beyan ederek öncelikle tahkim ön şartı yerine getirilmeksizin, zaman aşımına uğrayan talepler neticesinde ikame edilen davanın usulden reddine, her halükarda davanın esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Taraflar arasındaki sözleşme ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Dava, distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi ve cezai şart istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 413. maddesine göre tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tahkim şartını düzenleyen 11.1 maddesi "İşbu sözleşme ile ilgili her hangi bir anlaşmazlık, iddia veya farklılık veya bunlardan kaynaklanan bir durum olması halinde, Taraflar öncelikli olarak ticari arabuluculuk marifetiyle çözüm ararlar. Arabuluculuk görüşmelerinin nihai olarak üç oturumda sonuç vermemesi halinde, Taraflar İstanbul tahkim merkezi'ne başvurarak çözüm ararlar. Tahkim heyetinin oluşturulmaması veya karar verememesi halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairesi, taraflarca yetkili kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi...esas, .... karar sayılı ilamında "uyuşmazlıkla ilgili öncelikle tahkim yoluna gidileceği konusunda irade birleşmesinin söz konusu olduğu, tahkimle çözüme ulaşılmadığı taktirde mahkeme yoluna başvurulacağının belirtildiği, bu durumda şarta bağlı tahkim olmadığı, aksine açık ve kesin bir şekilde tahkimle çözümün esas alındığı," tespitleri yer almaktadır. Somut olayda; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11.1. Maddesinde uyuşmazlıkla ilgili öncelikle tahkim yoluna gidileceği ancak tahkimle çözüme ulaşılmadığı taktirde İstanbul mahkemelerinin yetkili olacağı belirtilmiştir. Tahkimle çözüme ulaşılmaması halinde mahkeme yoluna başvurulacağı belirtilmiş ise de bu husus aynı zamanda tercihe bağlı seçenekli bir alternatif çözüm yolu olarak kararlaştırılmamış, her hangi bir nedenle tahkimin karar verememesi ve uyuşmazlığın mahkemeye taşınması halinde yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkindir. Bu düzenleme ile taraflar ihtilaf halinde açık bir şekilde ve şarta bağlı olmaksızın tahkim yoluna başvuracaklarını kararlaştırmıştır. Bu nedenle süresinde ileri sürülen tahkim ilk itirazı uyarınca 6100 sayılı HMK nin 116/1-b 413-1 maddeleri gereği davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1- 6100 sayılı HMK nin 116/1-b 413-1 maddeleri gereğince davanın tahkim şartı nedeniyle usulden REDDİNE 2- Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin yatırılan toplam 286.139,67 TL harçtan mahsubu fazla alınan 285.524,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinden verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği el karar verildi. 08/12/2025

Başkan (e-imza)

Üye (e-imza)

Üye (e-imza)

Katip (e-imza)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/700, K. 2025/855, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-700-e-2025-855-k-c51624be9f9c