İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/70 E. 2025/666 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/70
- Karar No
- 2025/666
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/70 KARAR NO : 2025/666
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 24/01/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 24/01/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davalı -----. tarafından ----- numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ---- plakalı araç, 09.05.2022 tarihinde müvekkile ait ---- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olmuştur. Kaza tespit tutanağı ektedir. Bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda-----başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen 24.04.2023 ------sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 3.923,50-TL olduğu belirtilmiş ve bu tutar üzerinden hüküm kurulmuştur. Müvekkil, aracın kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj göndermiş, gelen mesaj içeriğine göre aracın 09.05.2022 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 3.923,50-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(TRAMER) 6.254,31-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrenmiştir. Sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER)'e 09.05.2022 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek müvekkile ait aracın değer kaybına sebep olmuş ve bu nedenle müvekkilimiz mağdur olmuştur. Davalı Sigorta şirketine 10.01.2025 tarihinde bu hususta başvuru yapmamıza rağmen herhangi bir gelişme sağlanamamıştır.09.05.2022 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ------- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 3.923,50-TL olduğunun tespitine, Karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (tramer'e) gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz." denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle ve ekli karar gereği usulden reddini talep ederiz, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı; bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı; yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. Davacının tespit davası ile istedigi hukuki koruma diğer dava çesitlerinden birisi ile sağlanabiliyorsa, o zaman davacının tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Taleplere idari yargının görev alanına girdiğinden işbu dosyada " yargı yeri " itirazımız mevcuttur.Tescile konu işlemdeki sorumluluğunun bulunması sebebi ile, yargılama sonunda çıkacak olası sonuçların müvekkil şirketçe kendisine rücu edilebilmesi mümkün olduğundan, davanın SBM ihbar edilmesi arz ve talep olunur. SBM sisteminin kuruluş amacını ve görevlerini belirleyen yönetmelikte, Verilerin ne şekilde tutulması gerektiği,Bu verilerin ikinci el alım satımlarda aracın önceki hasarlarının tespit edilmesinde kullanabileceği,Alım satımlarda sadece bu verilere esas alınabileceği gibi hususlar kesinlikle ama kesinlikle düzenlenmemiştir. Söz konusu kaydın yanlış tutulmasında davacının güncel bir menfaati etkilenmemiştir. Aracın olası ikinci el değerinin belirlenmesi tek kaynak SBM kayıtları değildir. İlgili kayıtların eksik veya fazla tutulması nedeniyle davacının bir hakkı ihlal edilmemiştir. Bu nedenle davanın usullen reddi arz ve talep olunur. Uyuşmazlık ödemenin sisteme hiç girilmemesinden değil fazla girilmesinden kaynaklanmaktadır. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere, SBM sistemine verilerin ne şekilde girileceği mevzuatta açıklanmamıştır. Yine bu konuda ilgili kurum tarafından herhangi bir bilgilendirme yapılmamıştır. Müvekkil şirket yargılama sonunda ödediği rakamı usulüne uygun olarak sisteme bildirmiştir. Bu rakamın bir kısmının ana para diğerlerinin tazminatın ferisi şeklinde sisteme girilmesi gerektiğine dair yazılı bir kural / emir bulunmamaktadır. Müvekkil şirketin verilerin yanlış girilmesinde bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Emsal olarak gösterilen kararlarda da var olan araç hasarının hiç girilmemesinden kaynaklı uyuşmazlıklar söz konusudur. Oysa işbu dosyada hasar kayıtları usulüne uygun olarak müvekkil şirketçe sisteme girilmiştir. Diğer yandan satın alınan bir aracın, geçmiş hasar kayıtlarının araştırılması için tek kaynak SBM kayıtları değildir. Alıcı; özenli bir alıcı gibi, olası gizli ve açık ayıpları araştırmalı, tek bir inceleme ile yetinmeden, başka teknik yolları da başvurmalıdır. Sadece SBM kayıtları ve de satıcı yönlendirmesi ile alınan araçtaki ayıptan müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün değildir. Aşağıda vermiş olduğumuz Yargıtay kararında da, araçtaki ayıptan SBM kayıtlarından bağımsız satıcılarının sorumlu olduğu ifade edilmiştir. İşbu dosyada da sadece SBM kayıtlarındaki verilerden zarar doğacağını iddia etmek bu nedenle hakkaniyete ve de araç alım - satım gelenek ve ritüellerine aykırıdır. Yukarıda açıkladığımız nedenlerden dolayı, davanın reddine, yargılama gideri ve de vekalet ücretinin ise karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tramer kayıtlarına yanlış bildirilen hasar kaydının tespiti ile düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bir başka deyişle dava, hukuki niteliği itibari ile davacıya ait ------ plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı ------- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan 3.923,50 TL hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi talebinden ibarettir.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği Madde 23- "(1) Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür. (2) Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır. (3) Üye sigorta şirketleri, Yönetim Komitesi kararı üzerine ihtiyari trafik sigortası,kasko sigortası ve Birlik görüşü alınmak üzere Müsteşarlıkça belirlenen sigorta sözleşmelerine ait içeriği ve veri yapısı Birlik tarafından belirlenen poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasar verilerini en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır. (4) Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir. günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zarundadır. (5) Üye sigorta şirketlerinin bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Müsteşarlık gerekli tedbirleri alır." Türk Medeni Kanununun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190.maddeleri uyarınca; davanın taraflarından her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacıya ait ------plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı ------ plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu ------ esas sayılı karara konu aldırılan bilirkişi raporunda bakiye hasar tutarının 3.923,50 TL olarak belirlendiği ve davalı tarafça bu bedelin ödendiği, davalı sigorta şirketi meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacının aracında 3.923,50 TL hasar olduğunu Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER) bildirmesi gerekirken 6.254,31 TL olarak bildirerek kayıtlara işlendiği, bu durum davacının mağduriyetine sebep olduğu, davacı tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bildirim yükümlülüğü olan davalıya hatalı bildirilen hasar kaydının doğru bir şekilde bildirilmesi hususunda ihtamame gönderildiği ancak bu tarihe kadar herhangi bir düzeltme yapılmadığı anlaşılmıştır. 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetimeliğe göre Sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bildirmekle yükümlü olduğu, davalı sigorta şirketinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne 09/05/2022 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek davacıya ait aracın değer kaybına sebep olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, 09/05/2022 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle davacıya ait----- plakalı araçta oluşan hasar bedelinin tramer kayıtlarında 3.923,50 TL olarak tespiti ile DÜZELTİLMESİNE, karar kesinleştiğinde tespit edilen hasar bedelinin düzeltilmesi amacıyla Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı ve 52,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.283,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 2.330,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.