İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/70 E. 2025/384 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/70
- Karar No
- 2025/384
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/70 Esas KARAR NO : 2025/384
DAVA : Arabuluculuk Tutanağının İptali DAVA TARİHİ : 29/01/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Arabuluculuk Tutanağının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.05.2023 tarihinde müvekkil...Sigorta AŞ.'ye ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olan... plakalı araç, tescilsiz motosiklet ile çarpışarak iki taraflı yaralanmalı/ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazaya bağlı olarak davalı taraf...'nin malul kalması nedeniyle zararlarının, şirket nezdinde açılan...numaralı hasar dosyası üzerinden tazminini istediklerini, 630228 numaralı hasar dosyası kapsamında gerçekleştirilen ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinde davalı taraf ile müvekkili sigorta şirketi 950.000,00 TL asıl alacak ve 100.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.050.000,00 TL ile anlaşma sağlandığını, 16.07.2024 tarihli arabuluculuk tutanakları imzalandıktan sonra 31.07.2024 tarihinde 950.000,00-TL asıl alacak ve 01.08.2024 KDV stopaj tevkifatı yapılarak 75.000,00-TL vekalet ücreti davalı vekili Av. ... hesabına ödendiğini, konu kazaya ilişkin yürütülen Ordu ... Asliye Ceza Mahkemes... E. Sayılı ceza dosyasında alınan 27.05.2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunda sigortalı araç sürücüsü kusursuz atfedildiğini, ilgili rapor, Ordu ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. ... K. Sayılı kararı ve kesinleşme şerhi ekte sunulduğunu, davalı tarafça sigortalı araç sürücüsünün kusursuz bulunduğu 27.05.2024 tarihli rapor bilinmesine rağmen ilgili rapor tarafımıza bildirilmeden 16.07.2024 tarihli arabuluculuk tutanakları imzalandığını, taraflar arası yapılan arabuluculuk anlaşması iradede sakatlık yoluyla esastan zedelenmiş olduğu açıklık kazanmış fakat müvekkil şirketçe asıl alacak ve vekalet ücreti ödemesi yapıldığını, TBK m.36 kapsamında sözleşme konusunda iradesi aldatma yolu ile sakatlanarak yanılgıya düşen tarafın sözleşme ile bağlı olmayacağı; m.39 uyarınca sözleşmenin iptalini talep edebileceği bu nedenle yanılma/aldatma yolu ile hukuka aykırı şekilde düzenlenen ve sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek dava konusu...Esas sayılı arabuluculuk tutanaklarının itirazları doğrultusunda kaldırılmasına/iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 04.05.2023 tarihinde davacı... Sigorta AŞ. poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç ile müvekkilin sevk ve idaresindeki motosiklet çarpışarak iki taraflı yaralanmalı/ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazaya bağlı olarak müvekkili ...'nin malul kalması nedeniyle zararlarının tazmini müvekkil tarafından talep edildiğini, taraflarca gerçekleşen ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinde müvekkil ile davacı sigorta şirketi 950.000,00 TL asıl alacak ve 100.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.050.000,00 TL ile anlaşma sağlandığını, davacı, kazaya ilişkin Ordu ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı ceza dosyasında alınan 27.05.2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporu nedeniyle aldatıldığı iddiasıyla, arabuluculuk tutanağının iptalini talep ettiğini, davacının iddialarını kabul etmelerini mümkün olmadığını, müvekkil, zararının tazmini amacıyla sigorta şirketi nezdinde açılan 630228 numaralı hasar dosyasında, davacı tarafa talep edilen belgeleri eksiksiz bir şekilde iletildiğini, müvekkil kötü niyetle hareket etmemiş olup, ceza dosyasındaki şikayetinin dışında sigorta şirketinden zararının tazminini talep ettiği ve mağduriyetini bir nebze olsun gidermeyi amaçladığını, ceza dosyasındaki bilirkişi raporunun hasar dosyasına eklenmemesi dolayısıyla müvekkilinin kötü niyetle hareket ederek aldatma amacı güttüğü iddiasının kabulü tarafımızca mümkün olmadığını, davalı şirketin, ceza dosyasındaki belgeleri talep etmesi durumunda, bu belgeleri sunmama gibi bir durumu söz konusu olmadığını, anlaşmanın sağlanması sırasında, müvekkilinin davalının iradesini aldatma kastı bulunmadığını, bu nedenle haksız davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise; uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden kusur dağılımına ilişkin rapor alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, arabuluculuk tutanağının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın, davalının davacı sigorta şirketinin iradesini sakatladığı iddiası ile arabulucu tutanağını iptalini talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı anlaşıldı. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı sigorta şirketi sigortalısı olan davadışı ...'un kullanımında olan... plakalı araç ile 04.05.2023 tarihinde davalının kullanımında olan motorsiklet ile çarpışması sonucu davacının ZMSS kapsamında sorumlu olması nedeniyle davalının kaza nedeniyle yaralanmasından kaynaklı sürekli, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri yönünden ... Esas sayılı arabuluculuk dosyasında 16.07.2024 tarihinde anlaşmaya vardıklarına dair tutanak yer aldığı ve anlaşma kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından davalı tarafa ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu olaya ilişkin kaza nedeniyle Ordu ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan ... Esas sayılı dosyasında Basit Yargılama Usulünce yapılan inceleme sonunda davacının sigortalısı olan ... hakkında Hagb kararı verildiği ve ...'un karara itiraz etmesi üzerinde dosyanın ... Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam edildiği;... Esas sayılı ceza dosyasında yargılama yapıldığı, dosya kapsamında üç adet kazaya ilişkin kusur durumunun tespitine ilişkin rapor alındığı, mahkeme gerekçeli kararında "... dosya içerisinde bulunan 09/10/2023 tarihli Trafik Bilirkişi raporu ile 26/01/2024 tarihli ATK raporu arasında kusur dağılımı noktasında çelişki olduğu görülmekle dosyanın İstanbul ATK Trafik Üst Kuruluna gönderildiği, 27/05/2024 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporunda katılan Ümit Vayni'nin sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, karşı yönün müsait olmamasına rağmen kavşağa yaklaşırken karşı yönden gelenler ile önündeki aracın arasından nizamlara aykırı şekilde seyrine devam ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla; kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğunun; sanık sürücü...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile iki yönlü yolda seyir halinde iken olay mahalli kavşağa gelip sola manevra ile dönüşe geçtiğinde idaresindeki otomobilin sağ yan kısımlarına, karşı yönden kavşağa yavaş bir şekilde yaklaşmakta olan aracın solundan nizamlara aykırı bir şekilde geçerek seyir halinde olan müşteki sürücünün idaresindeki motosiklet ile çarpması sonucu meydana gelen kazada, olayın oluş şekli ve mahal özellikleri dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmadığı" tespit edilerek ... hakkında beraat kararı verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun BAM 1. CD 2024/3311 Esas 2024/3842 Karar sayılı ilamında davalının (katılan olarak istinaf başvurusunun esastan reddine) kesin olarak karar verildiği ve kararın 05/12/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargıtay 1.HD 2016/2715 Esas 2019/2368 Karar sayılı ilamında "Bilindiği üzere; hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. (818 s. Borçlar Kanunun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Diğer taraftan, sözleşmenin konusu, niteliği ve ödenecek miktar gibi hususlarda dikkatsizliği veya bilgisizliği sonucu gerçek iradesine uymayan beyanda bulunmak suretiyle esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılamayacağı kuşkusuzdur. .... Öte yandan, yanılma ve aldatma her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle de bağlı değildir. Öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, def’i yahut dava yoluyla da kullanılabilir." dikkate alındığında, Davacı vekili her ne kadar davalı tarafın kusur raporuna ilişkin bilgi ve belge sunmaması nedeniyle irade sakatlığına sebebiyet vermesi nedeniyle arabuluculuk tutanağının iptalini talep etmiş ise de davaya konu kazaya ilişkin hasar dosyasında tarafların kusur durumunun tespiti yönünden savcılık evraklarının dosya içerisine alınması, eksik olduğu düşünülen tüm belgelerin davalı tarafından sunulması istenmesi gerekmektedir. Davacı vekili her ne kadar duruşmada alınan beyanında ceza dava dosyasında bilgi alma hakları bulunmaması nedeniyle ödeme yapıldıktan sonra davadışı sigortalının bilgisi üzerine kusursuz olduğunu beyan etmiş ise de basiretli olarak hareket etme yükümlülüğü kapsamında davalının aleyhine olan belgeleri sunma zorunluluğu olmadığı, ilgili kusur raporunu sunmaması davalının davacının iradesini sakatlamaya yönelik hileli hareket olarak değerlendirilmeyeceği Ankara BAM 35. HD 2022/2195 Esas 2024/313 Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında hata iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacının basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 71.725,50 TL karar harcının peşin yatırılan 17.931,38 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 53.794,12 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 159.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/05/2025 KATİP ¸e-imzalıdır
HAKİM ¸e-imzalıdır