İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/684 E. 2026/210 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/684
- Karar No
- 2026/210
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/684 KARAR NO : 2026/210
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmakta iken ...tarihli ve ... 16. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ve davalı şirketin KEP adresine yapılan aynı tarihli bildirimle söz konusu görevinden istifa ettiğini davalı şirkete bildirdiğini, TTK hükümleri uyarınca bir yönetim kurulu üyesinin istifasının tek taraflı irade beyanı ile hüküm ve sonuç doğurduğunu, bu beyanın şirket yönetim organına ulaşmasıyla birlikte geçerlilik kazandığını, TTK’nın 373. maddesi birinci fıkrasının, "Yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir.Yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir." hükmüne haiz olduğunu, buna göre şirketin yönetim kuruluna şirketi temsile yetkili kişilerin tescil ve ilanını sağlamak görevi verildiğini, müvekkilinin ihtarnamede ayrıca istifa ettiği hususunun ... Ticaret Sicili nezdinde tescil ve ilan ettirilmesi ve gerekli işlemlerin davalı şirket tarafından yapılmasını talep ettiğini, buna karşın davalı şirket yetkililerine yazılı ve sözlü olarak defaten sorulmasına rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin 16 Eylül 2025 tarihinde ... Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne başvuruda bulunarak yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği hususunun tescil ve ilan edilmesini talep ettiğini ancak ... Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 18 Eylül 2025 tarihli yazı ile iletilen cevapta müvekkilinin tescil talebinin reddedildiğini, istifasına ilişkin olarak davalı şirket tarafından karar alınması gerektiğinin ve karar alınmasının mümkün olmaması halinde ise ilgili Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından istifanın tescil ve ilanına hükmedilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararının ibraz edilmesinin zorunlu olduğunun bildirildiğini, yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin görevinden istifa etmesiyle birlikte işgal ettiği koltuğun fiilen ve davalı şirket açısından boşalmış olduğunu, yönetim kurulu iki üyeden oluşan ve istifa ile bir üyeye düşen davalı şirketin anılan istifa beyanına ilişkin herhangi bir yönetim kurulu kararı alamaz durumda olduğunu, işbu sebeple işbu davanın açılmasının zaruret haline geldiğini, TTK'nın 373. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kamu kurum ve kuruluşları nezdinde temsile yetkili kişilere ilişkin olarak ticaret sicilinde kayıtlı bilgiler esas alındığını, yine TTK’nın 36. maddesi uyarınca da iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından temsil yetkilerinin sona erdiği yönündeki beyanların hüküm doğurabilmesi için bu hususların tescil ve ilan edilmiş olması gerektiğini, müvekkilinin üçüncü kişiler nezdinde ve kamu kurum ve kuruluşları nezdinde sorumluluğunun devam etmemesi amacı ile istifasının tescil ve ilanında hukuki yarar bulunduğunu, bu çerçevede fiilen yönetim kurulunda yer almayan müvekkilinin sadece tescil ve ilan işlemlerinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle hukuki sorumluluğunun sürmesinin kabul edilemez bir durum teşkil ettiğini beyanla tüm bu nedenlerden dolayı; müvekkili ...'ın ... yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin tespitini, bu istifanın İstanbul Ticaret Sicili nezdinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesinin, tensip tutanağının, tevzi formunun ve mahkememizin 02/03/2026 tarihli ara kararının duruşma gün ve saati ile birlikte 04/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın dava dilekçesinde karşı cevap verme süresinin duruşma günü itibariyle dolmadığı anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava, davacı ...’ın, davalı ... yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin tespitine, bu istifanın ... Ticaret Sicili nezdinde tescil ve ilanına istemine ilişkindir. Davacı vekili Av. ... UYAP'tan göndermiş olduğu 05.03.2026 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, karşı vekalet ücreti ve yargılama masraflarına ilişkin herhangi bir talebinin olmadığını, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenleye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Ön inceleme duruşmasından önce feragat edilmekle, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsil edilmesi gereken harç 244,00 TL olduğundan peşin alınan 615,40 TL'den bu miktarın mahsubu ile bakiye 371,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 1.125,00 TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/03/2026 BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...