İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/632 E. 2026/310 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/632
Karar No
2026/310
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/632 Esas KARAR NO : 2026/310

DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 18/07/2025 KARAR TARİHİ : 24/03/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 24/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı banka, alacağını tahsil etmeye çalışmaktaysa da borçlu ile devralan davalı şirket, iş yeri devri gibi işlemlerle alacağının tahsilini imkansızlaştırmaya çalışmakta olduğunu, borçlu ile davalı arasındaki devir işlemleri sabit olduğu, TBK m.202 gereği davacının davalı şirketten alacaklı olduğu, bu nedenle alacağına kavuşamamış davacının daha fazla zarara uğramasını önlemek için ve davalının ticari işletmeyi/malvarlığını devrederek davayı etkisiz bırakma çabasının önüne geçmek için davalı şirketin menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ediyoruz.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ..... Eğitim Kurumları Ticaret Limited Şirketi ile 20 Şubat 2023 tarihli Franchıse Sözleşmesi ile haciz yapılan adresteki ..... Merkezi davalı borçlunun işlemesinin bırakıldığını, borçlu ...... Eğitim Kurumları Ticaret Limited Şirketi faaliyette kaldığı süre içerisinde Kurumda öğretmen, veli ve personel ile para alışverişlerinin olduğu hususları kurum yetkilisine bildirilmiş olduğu, yetkilinin durumu kabul edip işlerinin bozulduğunu, borçlandığını ve kurumu yürütemeyeceğinin davalı şirkete bildirdiğinden ve akabinde yetkilinin kuruma gelmediği ve kendisine ulaşılamadığından franchise sözleşmesinin 22/11/2024 tarihinde davalı şirket tarafından tek taraflı olarak fesh edilmiş olduğu, Franchıse Sözleşmesi fesh edildiğinden ve eğitim-öğretim faaliyeti devam ettiğinden davalı şirket alacaklarına karşılık borçlu şirket demişbaşlarını satın aldığı eğitim-öğretim faaliyetine devam etmiş olduğunu, davalı şirket ve grup şirketleri haciz yapılan adreslerde yaklaşık 20 yıldır faaliyette bulunduklarını, davalı borçlu ..... Eğitim Kurumları Ticaret Limited Şirketi söz konusu adreste Şubat 2023-Ekim 2024 tarihleri arasında Francıhıse alan olarak faaliyette bulunmuş olduğu daha sonra sözleşmesi fesh edildiğinden adresten taşınmış olduğunu, haciz tarihinde söz konusu şirketin mevcut adreste hiçbir hukuki ve fiili bağının bulunmadığını, Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davası bağlamında dava şartlarının oluşmamış olduğu, davalı şirketin işletmeyi devir aldığını, Türk Borçlar Kanununun 202. maddesi uyarınca ticari işletmenin devrinde borçların devralana intikali iki kurucu şart üzerine kurgulanmış olduğunu (i) ticari işletmenin aktifi ve pasifi ile devrine ilişkin geçerli bir devir sözleşmesinin akdedilmesi ve (ii) devrin alacaklılara bildirilmesi ya da Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmesi gerektiğini, bu bağlamda, davalı ve borçlu arasında yapılmış bir devir sözleşmesi bulunmadığı gibi, ilanın da yapılmamış olduğundan bir devirden bahsedilemeyeceği için davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın, davacının dava dışı ....... LTD. İle davacı banka arasında bulunan kredi sözleşmesi kapsamında borçlunun kredi geri ödemelerini süresinde yapmaması nedeniyle takip başlatıldığı, yapılan haciz işlemi neticesinde davalının dava dışı ..... LTD. Şirketini devir alıp almadığı, devir işlemi neticesinde dava dışı ....... . LTD. ŞTİ. ye ödeme yapıp yapmadığı, devir sözleşmesi içeriği, davalının sunduğu faturalar ve franchise sözleşmesinin davalı ticari defterinde kayıtlı olup olmadığı davacının, davalı ekinde sunulan faturalar kapsamında alınan eşyaların defterlere işlenip işlenmediği, devir işleminin gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının İstanbul ..... İcra Hukuk Mahkemesinin ..... E sayılı dosyası ve Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... E sayılı dosyaları ile icra takip dosyalarındaki mevcut deliller de değerlendirilerek davalıdan işletme devrine ilişkin icra takibine konu alacak miktarını TBK 202 uyarınca davalıdan isteyip isteyemeyeceğine ilişkin olduğu görüldü. 6102 sayılı TTK.'nun 11-(3) maddesinde; "Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir". 6098 sayılı TBK.'nun 202. maddesinde; "Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz" hükümleri düzenlenmiştir. Davalı ve dava dışı üçüncü şahsın ticaret sicil bilgileri, talep edilen İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi ..... E ve İstanbul ...... İcra Hukuk Mahkemesi ..... E ..... K sayılı ve İstanbul Banka Alacakları İcra dairesi ..... E sayılı dosyalar dosyamız arasına alınmıştır. Somut olayda dava dışı kredi borçlusu şirketinin belirtilen adresine yönelik hacze çıkıldığı, 21/04/2025 tarihli haciz tutanağında gelinen adreste davalı borçlunun tabelasının bulunduğu, taraflar arasında frachising sözleşmesi bulunduğunu dava dışı kurumun burayı sözleşme kapsamında işlettiğini, yetkiliye ulaşamadıklarını beyan ettiği yapılan kıymetli evrak araştırmasında dava dışı şirket adına faturanın mahalde bulunduğunun tespit edildiği, mahalde mevcut olan ofis eşyalarının haczedildiği tespit olunmuştur. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ekinde dava dışı şirket yetkilisinin çalışanı olduğunu gösterir 22/05/2025 tarihli SGK hizmet listesi dökümünün sunulduğu, adresin ahciz mahalli olan adres olduğu ve kurum adı olarak ..... KURUMLARI ANONİM ŞİRKETİ ünvanının bulunduğu, kira sözleşmesinin sunulduğu, dava dışı kurum ile davalı şirket arasında akdedildiği iddia olunan franchise sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, davacının ek listesinde sunmuş olduğu ofis mallarına yönelik faturanın tarihinin 19/11/2024 tarihli olduğu, davalı tarafından sunulan franchise sözleşmesinin ise 22/11/2024 tarihli olduğu bu haliyle sözleşme feshi neticesinde eşyaların devrinin doğrudan işletme devrinin ortaya koyamayacağının anlaşıldığı, kaldı ki TBK m. 202 hükmü anlamında bir ticari işletme devrinden söz edebilmek için ticari işletmenin malvarlığına dahil olan tüm unsurların devri zorunlu olmayıp, ticari işletmenin bir işletme olarak devamını mümkün kılacak kapsam ve miktarda malvarlığı unsurlarının devredilmiş olması gerekli ve yeterli olması gerektiği göz önüne alındığında yalnızca ofis malzemelerinin satışının eğitim merkezinin devredildiği sonucu doğurmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce talep edilen ve İstanbul ..... İcra Hukuk Mahkemesi ..... E ..... K sayılı ilamında icra müdürlüğü işleminin şikayete taşınması neticesinde karar verildiği, verilen kararın takip hukukuna yönelik olduğu, maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaması nedeniyle dosyamız dava konusuna etkisinin bulunmayacağı kanaatine varılmış olmakla birlikte İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi ..... E sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği ve dosyamız tarafları arasında ticari işletme devrinin gerçekleştiği hususuna yönelik bir tespitin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ve dava dışı borçlu şirkete ait ticaret sicil dosyaları İTO dan talep edildiğinde şirket adreslerinin ve yetkili ile ortaklarının farklı olduğu, dava dışı borçlunun şubesinin haciz mahalli olan adres olduğunun anlaşıldığı ancak franchise sözleşmesi kapsamında da bu durumun olağan olduğunun ve devir eyleminin yahut organik bağın bulunduğuna yönelik bir ispatı ortaya koymadığı, her ne kadar dava dışı üçüncü şahıs ve davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ancak defterlerin sunulmaması nedeniyle inceleme yapılamamış ise de salt bu hususun taraflar arasında ticari işletme devrinin bulunduğu hususunu da ispattan uzak olduğu anlaşılmakla davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 1.707,75.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 975,75.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00.TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 24/03/2026

Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/632, K. 2026/310, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-632-e-2026-310-k-29a536587d9b