İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/631 E. 2026/112 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/631
Karar No
2026/112
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/631 Esas KARAR NO : 2026/112

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2025 KARAR TARİHİ : 09/02/2026 K. YAZIM TARİHİ : 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin iş güvenliği ve sağlığına yönelik ticari faaliyetini yürüttüğünü, ilgili şirketlere bu hususlarda hizmet verdiğini, davalının da bu şirketlerden biri olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete iş güvenli ve sağlığına yönelik hizmet verdiğini, buna ilişkin karşılığını alamadığını, davalı tarafın yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı tarafından verilen hizmete ilişkin faturalar düzenlendiğini, davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirket tarafından faturaya ilişkin herhangi bir itiraz sunulmadığını, davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin davalının mesnetsiz itirazı ile durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dosyaya ibraz edilen faturaların bir kısmı, müvekkili şirketin açık bir onayı olmaksızın, tamamen davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenmiş belgeler olduğunu, davacı tarafın bu faturalara dayanarak ileri sürdüğü alacak talepleri dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında, davacının ileri sürdüğünün aksine, yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacının iddia ettiği hizmetin fiilen yerine getirildiğini gösterecek, düzenli, somut ve üçüncü kişiler nezdinde geçerliliği olan herhangi bir belgeyi dosyaya sunmadığını, yalnızca kendi hazırladığı cari hesap ekstresi ile faturaları delil olarak ileri sürdüğünü, bu belgelerin her ne kadar HMK m.199 kapsamında “belge” olarak kabul edilse de, tek taraflı düzenlenmiş olmaları sebebiyle kesin delil niteliği taşımadığını, dolayısıyla davacının iddiasını yalnızca bu tür tek taraflı belgelerle ispatlaması mümkün olmadığını, davacı taraf, 29.03.2024 tarihli 25.000,00 TL tutarındaki ödemenin, davalının borç ikrarı niteliğinde olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddia gerçeği yansıtmadığını, söz konusu ödeme, dava konusu alacağa ilişkin olmayıp, taraflar arasındaki önceki dönemden kaynaklanan genel nitelikli ödemelerden biri olduğunu, bir ödemenin borç ikrarı sayılabilmesi için, ödemenin belirli bir borca ilişkin olduğunun açıkça belirtilmesi ve bu hususun tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğini, davacı taraf, bu ödemenin dava konusu edilen hizmet karşılığı yapıldığına dair herhangi bir yazılı delil ya da açıklama sunamadığını, ayrıca, 29.03.2024 tarihli ödemenin ardından davacı tarafın uzun bir süre boyunca herhangi bir ihtar, bildirim veya alacak talebinde bulunmamış olması, ödemenin borç ikrarı niteliği taşımadığını açıkça gösterdiğini, bu itibarla, davacının söz konusu ödemeyi borç ikrarı olarak nitelendirme çabası hukuken geçersiz olduğunu, davacı taraf her ne kadar faiz talebinde bulunmuş ise de, icra takibinde faiz başlangıç tarihi açık, net ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilmediğini beyanla davacının açmış olduğu davanın dava şartı eksikliği ve arabuluculuk geçersizliği nedeniyle usulden reddini, esasa girilecek olması halinde, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle davanın esastan reddini, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. SMMM Bilirkişi ..... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 02/12/2025 tarihli rapora göre ; ''Davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 26.11.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer aldığı, takip talebi, davacı tarafın davalı taraf hakkında 38.865,00 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ...... esas sayılı dosyası üzerinden 06.02.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “Faturadan Kaynaklı Cari Hesap Alacağı 38.865,00 TL” bilgilerinin yazıldığı, takibe konu cari hesaba ilişkin faturalar, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023-2024 yılına ait KDV dahil 71.830,00 TL tutarlı 17 adet faturanın olduğu, davacı tarafın 71.830,00 TL tutarlı faturanın 38.865,00 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına malzeme-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer aldığı, davacı tarafın cari hesap ekstresi, davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 27.04.2023 tarihli ve 1.120,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 26.08.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 38.865,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 38.865,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 38.865,00 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği,'' hususu belirtilmiştir. Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı şirket davalıya verdiği iş güvenliği ve sağlığına ilişkin hizmetten kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf borcu kabullenmemiş ise de; davalının defter ve belge ibrazından kaçınması, davacının sunduğu defterlerin incelenmesinde davacının davalıya düzenlediği e-faturalardan dolayı davalının süresinde faturaya itiraz ettiğine dair belge sunamaması ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 38.865,00 TL alacaklı olduğunun anlaşılması, davalının defter ve belge ibrazından kaçınmış sayılması karşısında davacının davasını ispat ettiği kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜNE, Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 38.865,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 7.773,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 2.654,86 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 615,40 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 2.039,46 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı + 615,40 TL peşin nispi harç + 87,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (7.000,00 TL bilirkişi ücreti + 106,00 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret) 7.106,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,

4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 4.600,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,

5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 38.865,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar yönünden istinaf sınır altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/02/2026 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/631, K. 2026/112, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-631-e-2026-112-k-54cf8e2b45f8