İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/624 E. 2026/193 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/624
- Karar No
- 2026/193
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma beton üretim tesisi işletmektedir. Davalı firma ile müvekkil şirket arasında sunmuş olduğumuz beton alım satım ilişkisi sonucu davalı 146.687,00-TL bakiye borcunu müvekkil firmaya ödenmediğini, Bunun üzerine davalı hakkında Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün .....sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki alım satım ilişkisinden kaynaklanan sevk irsaliyeli faturalara binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, Davalı borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, sunulan cari hesap sözleşmesinde, sevk irsaliyelerinde ticari ilişki sabittir. Davalı şirket, borcu ödeme sorumluluğunu yerine getirmeyerek taraflar arasında gerçekleşen alım satım ilişkisine aykırı davranıldığını, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu borcu ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa Mahkememizce tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı akabinde de herhangi bir beyan dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER; Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizde aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı aynı alacak talebine konu edilen Mahkememizin .....Esas Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Cumhuriyet Vergi Dairesi Müdürlüğünce davacı şirketin 2021-2022 yılları arasını kapsayan karşılaştırmalı alış-şatış analiz formlarının dosyamız arasına gönderildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın, taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkiden doğan cari hesap ve faturalar gereğince düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından yapılan borca itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu uyuşmazlığın fatura içeriğinde yazılı ürünlerin teslim edilip edilmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye alacak talep edip edemeyeceğinin tespiti ile ilgili borca itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatının değerlendirilmesi etrafında toplandığı anlaşıldı. Davalı tarafa usulüne uygun olarak çıkarılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığı bu sebeple davayı tümden reddettiği kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davacı tarafça itirazın iptaline yönelik davanın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği bu anlamda her bir İcra Dosyası üzerinde yapılan incelemede ödeme emrine itirazın alacaklı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmakla davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3) Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır. Mahkememizce davacı vekilinin ön inceleme celsesindeki beyanı üzerine Mahkememizin .....Esas Sayılı dosyamız dosya arasına alınmış, ilgili dosyanın incelenmesinde aynı faturaya ilişkin olarak açılan aynı dava olduğu, davanın işlemsiz bırakıldığı 3 ay içinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ilgili kararın kesinleşmediği görülmüş olsa da Yargıtay HGK 18/09/1996 tarih ve 1996/19-461 Esas ve 1996/607 Karar Sayılı kararında davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karardan sonra davanın kendiliğinden derhal ortadan kalkıp derdest olmaktan çıkacağına dair kararı kapsamında Mahkememiz açısından derdestlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce her ne kadar bilirkişi incelemesine dair ara karar kurulmuş olsa da davacı vekilince Mahkememizin .....Esas Sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunun aynı alacağa ilişkin olmasına dair beyanı doğrultusunda usul ekonomisi ilkesi uyarınca yeniden rapor alınmasına ilişkin ara karardan dönülmüş, ilgili bilirkişi raporunun taraflara tebliğine karar verilmiş olup usulüne uygun tebliğ sonrası davalı tarafça bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Mali müşavir bilirkişice ilgili dosyaya sunulan .....tarihli raporda; Davacı firmanın 2022- 2023 ve 2024 yıllarında e defter mükellefi olduğu, bu dönemde kanuna göre tüm defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, e defterlerin açılış ve kapanış onayları için hesap döneminin ilk ayının beratı ile son ayının beratlarının Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylandığı bu sebeple ilgili defterlerin sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, davalının ise e defter beratlarının açılış ve kapanışlarının süresinde Gelir İdaresi tarafından onaylandığı, sahibi lehine delil niteliğinde olduğu saptanmıştır. ¸Bilirkişice yukarıdaki tabloda yazılı olduğu üzere cari hesap ve faturalardan kaynaklanan ve icra takibine konu edilen toplam 146.687,46 TL tutarında davacının alacaklı olduğu zira işbu icra takibine konu edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu davaya konu edilen faturalara ilişkin herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, davacının 2024 yılının ticari defter kayıtlarına göre dönem başından devir eden 49.811,75 TL alacak ve 2024 yılında davalıya 3 adet fatura toplamı 96.875,40 TL kesmiş olduğu 2024 yılı sonu itibariyle toplam 146.687,46 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Rapor taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davacı tarafça sunulan ticari defter kayıtlarının HMK m. 222 uyarınca usulüne uygun şekilde tutulduğu, davalı tarafça ticari defterlerin dosyaya sunulmadığı davacının takibe konu tutar kadar davalıdan alacaklı olduğu ve alacağın da likit olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu hükme esas alınmış, tarafların tacir olması ve alacağın likit sayılması nedeniyle icra inkar tazminat talebi de kabul edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 146.687,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar talep ile bağlı kalınarak yıllık avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine, 2-Alacağın likit olması nedeni ile asıl alacağın % 20 si oranında ( 29.337,4 TL) icra inkar tazminat talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 146.687,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 10.020,19 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 9.404,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 106,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 106,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı şirketten tahsili ile Hazineye İrat Kaydına, 7-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 146.687,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğundan gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim