İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/606 E. 2026/77 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/606
Karar No
2026/77
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/606 Esas KARAR NO : 2026/77

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/07/2025 KARAR TARİHİ : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... Şti'nin maliki olduğu ... plakalı araç ile dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki ... arasında ... tarihinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde davalı tarafa müvekkili şirket tarafından ... tarihinde ...-TL değer kaybı tazminat ödemesinin yapıldığını, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin taraflar kendi aralarında Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen ... esas sayılı dosyasında alınan ... tarihli bilirkişi raporunda tazminat hesaplanmasında ... plakalı araçta değer kaybının oluşmayacağı şeklinde tespit edildiğini, işbu nedenle dava konusu kazada müvekkili şirketin tazminat ödeme sorumluluğunun oluşmadığı ifade edildiğini, işbu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonu ... Esas ve ...-.../... Karar Sayılı ilamıyla başvuru sabinin talebinin reddine karar verildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu, rücu alacağının ...-TL olarak tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin davalı taraf nezdinde sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazları sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalı tarafın mal kaçırma veya azaltma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle ihtiyati haczine, davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptalini, takibin ...-TL üzerinden devamı ile ... sigorta tazminatının ödeme tarihi tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, dosyanın tensibi ile birlikte davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şti.'ne ait ... plakalı araç ile müvekkili şirkete ait ... plakalı araç arasında ... tarihinde maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, davalı müvekkilinin aracının sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, araçta oluşan hasar ve tamirat sebebiyle davacı sigorta şirketi nezdinde araç değer kaybı için başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin ...-TL tutarında ödeme gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından ekspertiz raporu alındığını, işbu raporda kazaya karışan araçta oluşan değer kaybının ...-TL olduğunu, işbu raporda belirtilen meblağının araçta oluşan değer kaybını tam olarak karşılamadığını, müvekkili şirketin zararının tam olarak tanzimi için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu, ... tarihli bilirkişi raporunda, araçta değiştirilen ya da onarılan bazı parçaların ikinci el piyasa değeri açısından etkili olmadığı gerekçesiyle, değer kaybı oluşmadığı değerlendirmesinin yapıldığını, işbu değerlendirmeye itiraz ettiklerini, itirazlarının dikkate alınmadan bilirkişi raporu doğrultusunda reddine şeklinde karar verildiğini, davacının taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, işbu oranın hiçbir aşamada değişmediğini, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun .../... Esas, ...-.../... Karar sayılı ilamı kesinleşmiş olup, karar kusur oranına değil, teknik değer kaybı ölçütlerine dayalı olduğunu, davacının, kusur oranı değişmiş gibi göstererek ve mahkemeyi yanıltıcı beyanlarla rücu talebinde bulunması, dürüstlük kuralı ve kazanılmış hak ilkesiyle bağdaşmamakta olduğunu, Sigorta Tahkim dosyasındaki bilirkişi raporu, çelişkili, yetersiz ve teknik yöntemden yoksun olup, bu rapora dayanılarak açılan davanın hukuki temeli bulunmamakta olduğunu, işbu nedenlerle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın usulden ve esastan reddini, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından arabuluculuk tutunağı, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, ödemeye ilişkin belgeler, davalı vekili tarafından davacı sigorta şirketinin Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuru dilekçesi, vergi levhası, kaza tespit tutanağı, ehliyet görüntüleri, ilan, rıza beyanı, dekont, sigorta yapılan başvuru ve sigorta poliçesini dosyaya delil olarak sunulmuş, mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesinin .../... sayılı dosyasının mahkememiz dosyası arasına celp edilmiş, plakalı araçların trafik kaydının UYAP sisteminden yapılarak dosya içerisine alınmış, ... A.Ş'den ... plakalı aracın poliçe, hasar dosyası celp edilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu davalı tarafa ödenen değer kaybı bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacı tarafın takibinde haklı olup olmadığı hususunda toplandığı anlaşıldı. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça davacı aleyhine ...-TL asıl alacak ve ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL'nin tahsili amacıyla örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalı tarafın itirazı üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. Davacı, davalının bakiye değer kaybının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonu'na müracaat ettiği, Sigorta Tahkim Komisyonu kararıyla davalı şirkete ait ... plakalı araçta kaza sonrası değer kaybı bulunmadığının tespit edildiği, böylelikle davalıya yapılan ödemenin haksız olduğundan bahisle iadesi gerektiği iddiasındadır. 6098 Sayılı TBK 77 ve devamı maddesi gereği, haklı sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından ya da emeğinden zenginleşen, fakirleşene bu zenginleşmeyi iade etmekle yükümlüdür. Başka bir ifade ile zenginleşmenin, geçerli olmayan, gerçekleşmemiş veya sona ermiş sebebe dayanması halinde zenginleşme sebepsiz (haksız) hale gelecek ve bu durumda fakirleşen tarafa iade yükümlülüğü doğacaktır. TBK 78/1 maddesi gereği borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilecektir. Başka bir ifadeyle borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. 2918 Sayılı KTK 91/1 maddesi gereği işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; somut olayda, dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... Şti'nin maliki olduğu ... plakalı aracın karıştığı ... tarihli trafik kazasında, davalı tarafından araçta oluşan değer kaybı bedelinin tazminine ilişkin davacı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, davacı şirket nezdinde hasar dosyası açılıp yapılan hesaplama neticesinde ... tarihinde ...-TL değer kaybı tazminat ödemesinin yapıldığı, davacı tarafın bu ödemeyi yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken, ödemenin iradi olarak gerçekleştirildiği; davacının, davalıya karşı kendisini borçlu sanarak ödeme yapmış olduğunu ileri süremeyeceği (Yargıtay 17 HD 2018/5502 E-2018/12472 K sayılı ilam), yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerekeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın reddine, 2-Şartları uyuşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde iadesine, 5-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/01/2026

Katip ... (E-İmzalı)

Hakim ... (E-İmzalı)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/606, K. 2026/77, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-606-e-2026-77-k-ebf3cb6b0ea4