İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/6 E. 2026/199 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/6
- Karar No
- 2026/199
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/6 Esas KARAR NO : 2026/199 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 25/12/2024 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacıların 20.06.2022 tarihinde davalı şirket ile imzalamış olduğu Franchising Sözleşmesinin haklı nedenle feshi sebebi ile franchise bedelinin iadesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik kısmi dava olarak 100,00 TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, davacıların frenchise sözleşmesi sebebi ile uğramış olduğu zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak davası olarak 100 TL'nin 20.06.2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacıların uğramış oldukları manevi zararın tazmini için 50.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilİ ....'in, kendisinden isim hakkı talep eden kimselerle, isim hakkının, know-how' un ve verilen cihazların kullanımı karşılığı olarak franschise sözleşmesi imzaladığını, işbu sözleşme kapsamında müvekkilinin isim hakkını kullanmayı karşı tarafa devrederken bunun karşılığında da belirlenen ücreti aldığını, davacı ... franchise sözleşmesini müvekkilinin adının geçtiği soruşturma dosyasını sözde haklı bir gerekçeymiş gibi göstererek tek taraflı olarak haksız bir biçimde feshettiğini, müvekkili hakkında yürütülen soruşturmanın Devletin resmi mercileri tarafından gerçekleştirildiğini ve müvekkilinin de haklılığını ve masumiyetini ispat etmek adına maddi gerçeğin bir an önce ortaya çıkarılması için elinden gelen gayreti göstermekte ve elindeki tüm bilgi ve belgeleri samimi bir şekilde yargı organlarıyla paylaştığını, müvekkilinin işbu soruşturma dosyasına dahil olması kendi iş ve eylemlerinin neticesinde gerçekleşmediğini, bu işlemlerin bizzat Devlet tarafından devam ettirildiğini, haliyle müvekkilinin işbu soruşturma dosyasının başlatılmasının ve devam ettirilmesi noktasında inisiyatifinin bulunduğunu, bu süreçte masumiyet karinesinin ayaklar altına alınan müvekkilinin bir de haksız fesihlerle mücadele vermek zorunda kaldığını, Franchise sözleşmesinde müvekkilinin ediminin; gerekli mal ve malzemeleri, cihazları teslim etmek olduğunu, ticaret unvanını veya işletme adını franchise alanın kullanmasına izin verme yükümlülüğünü ifa etmek olduğunu, Know-how bilgisini paylaşmak olduğunu, müvekkilinin cihazları teslim ettiğini, bilgi ve tecrübesini paylaştığını ve isim hakkının kullanımını da davacı ... devrettiğini, dolayısıyla müvekkili sözleşmedeki edimlerinin hepsini ifa ettiğini, üstelik Franchise sözleşmesi kapsamında franchise veren müvekkilinin, franchise alanı; sürümü arttırması ve satış, üretim ve pazarlama hususlarında başarılı olması saikiyle destekleme ve koruma yükümlülüğünü de 7.2 milyon takipçi sayılı İnstagram hesabından reklamını yaparak ifa ettiğini, davanın reddine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar ve 31/12/2024 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir. Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, Franchise sözleşmesinde tarafların sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştu ise bedel iadesinin talep edilip edilemeyeceği, davacının sözleşmeye aykırılık nedeni ile zararının oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarının ne kadar olduğu, manevi tazminat talebine ilişkindir. Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; 04/09/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Davacı ile davalı arasındaki franchise sözleşmesinde tarafların sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştu ise bedel iadesinin talep edilip edilemeyeceği, davacının sözleşmeye aykırılık nedeni ile zararının oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarının ne kadar olduğu, davacının manevi zararının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Davacı tanığı ... 05/02/2026 tarihli celsedeki beyanında; "... Güzellik Merkezine bağlı olarak ben muhasebe bilgim olmamakla birlikte franchise sözleşmelerinin takibini ve ödemelerini kontrol etmekteyim, imza sonrasındaki ödemeleri ben kontrol ediyorum, 2022-2023 yıllarında ürünler davacılara teslim edilmiştir ancak daha sonra ... Bankasının soruşturması nedeniyle davacıların hesaplarına bloke konulmuştur, bu nedenle ödemeler ....'e devredilmiştir. Güzellik sektöründeki bazı aksaklıklardan dolayı ödemelerde gecikme yaşanmakla birlikte yine de ödemeleri yapıyorlardı, sonrasında işten ayrıldığım için ve ...'e teslim edildiği için tam bilmiyorum, davacılara eğitim verildi, senetlere karşılık bedellerin alınıp alınmadığını bilmiyorum, bildiğim kadarıyla senet karşılıkları alınamadığı için ödemeler ...'e yapılsın diye verildi. ... davalı şirket yetkilisinin avukatıdır dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... 19/06/2025 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; "davacı ... eski eşim diğer davacı ise onun ortağıdır, davaya konu sözleşmeyi biliyorum sözleşme kapsamında davacılar işletme kurdular, sözleşme kapsamında cihazlar ve kremler aldılar, ancak sonrasında davalı şirket hakkında cezayi soruşturmalara başlanıldı, bu kapsamda davacıların işletmeside gelip arandı, cihazların CE belgesinin bulunmadığı tespit edildi, UTS kaydının bulunmadığı tespit edildi, işletme kapatılmadı, bu nedenle davacılar hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmadı, ancak bu olay yaşandıktan sonra Karabük küçük yer olduğu için bu olay ulusal basına düştü, müşteri kaybı oldu, ticari zarara uğradılar bu nedenle sözleşmeyi fesh etmeye karar verdiler, bu sözleşme 5 yıllıktı, sözleşmenin ilk yılından sonra olaylar meydana geldi, davacılar bu olaylar nedeni ile davalıların ismi ile işletmeyi sürdürmek istemediler işletme adını değiştirmeyi ve sözleşmeyi fesh etmeyi talep ettiler ancak karşı taraf kabul etmedi, sözleşme bedelinin tamamını aldılar, şuan davacılar işletme adını ve cihazları değiştirdiler, bu olay nedeni ile müşteri kaybı, cihaz bedelleri ve sözleşme bedeli nedeni ile zarara uğradılar ayrıca itibarları zedelendiği için manevi zarara da uğradılar, tanıklık ücreti talebim yoktur. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... 19/06/2025 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; "davacı ... eşimin yengesi olur, diğer davacı ... ise bunun ortağıdır, davacılar davalı ile sözleşme yaptılar, sözleşme karşılığında Karabük'de şube açtılar, sözleşmenin 2. Senesinde davalı .... hakkında iddialar çıktı, bu iddialar sonrasında davacıların evlerine ve işyerlerine baskınlar oldu, sonrasında franchising sözleşmesi gereği alınan ürünlerin sahte olduğu ortaya çıktı, belgelerinin eksik olduğu ortaya çıktı, davalı sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirmedi, olay nedeni ile davacıların işyeri ve evi basıldığı için manevi zarara uğradılar maddi olarak da bu olaylar nedeni ile müşterileri azaldı, isimlerini değiştirmek zorunda kaldılar, Karabük küçük bir yer olduğu için zararları büyüktür, bildiğim kadarı ile sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh etmek istediler ancak karşı taraf sözleşmeyi fesh etmedi, ve sözleşme kapsamındaki bedelin tamamını icra yoluyla aldığını biliyorum bu nedenle davacıların maddi zararı oldu, tanıklık ücreti talebim yoktur. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ancak defter inceleme gün ve saatinin tarafların hazır olmadığı, bilirkişi incelemesi için gerekli gider avansının yatırılmadığı, yerinde inceleme taleplerinin de bulunmadığı görülmekle incelemenin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu görülmüştür. Mahkememizce davacı tarafa 6100 sayılı HMK 225 vd md gereğince yemin deliline dayanıp dayanmayacakları hususunda beyanda bulunmaları, delil delilline dayanmaları halinde yemin metnini hazırlayıp dosyaya sunması hususunda bir haftalık kesin süre verildiği ancak davacı tarafça yemin metninin sunulmadığı görülmüştür. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. İspat yükü ve kuralları TMK'nun 6. ve 7. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. Maddesinde ise ispat yükü düzenlenmiştir. Maddeye göre;"1- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.2- Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnaların dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasında 26/06/2022 tarihli Franchise sözleşmesi olduğu konusunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşmeden kaynaklı davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğunu, bedel iadesinin talep hakkının ve maddi ve manevi zararı olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda edimlerin ifa edilip edilmediği, eksik veya hiç ifa edilmeme durumlarının tespiti bakımından mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de davacı tarafça delil avansı yatırılmadığından bu delile başvurmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Maddi zarar bakımından ilişkin tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenemediğinden davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış ise de yeminin şartları oluşmadığı beyanı ile yemine başvurmayacaklarını açıkça beyan etmiştir. Bu hali ile davacının maddi zarar ve bedel iadesine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebi bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve manevi tazminat talebine ilişkin dinlene tanık beyanları dikkate alındığında, davacı tanıkları ürünlerin davacılara teslim edildiği, ... Bankasının soruşturması nedeniyle davacıların hesaplarına bloke konulduğuna lişkin dosyaya başkaca delil sunulmamıştır, buna delil olarak da dayanılmadığı; davalı şirket hakkında cezayi soruşturmalara başlatıldığı davacıların işletmeside arama yapıldığı, cihazların CE belgesinin bulunmadığı yönünde tanık beyanları bakımından da soruşturma ve ceza dosyası olmadığı, aramaya ilişkin kararın dosyaya sunulmadığı ve buna ilişkin beyan da sunulmadığı; yaşanıldığı iddia edilen olayların ulusal basına düştüğü beyanı bakımından da dosyaya sunulu gazete/dergi parçası olmadığı, davacının buna ilişkin iddiasının da olmadığı, defter incelemesi yapılamadığı için müşteri kaybının ve ticari zararının iddia edilen olay ile ilgili olup olmadığının belirlenemediği; davacıların evlerine ve işyerlerine baskınlar olduğu ve sonrasında franchising sözleşmesi gereği alınan ürünlerin sahte olduğu yönündeki beyanların da diğer deliller (soruştuma/ceza dosyası/arama kararı/ürünlerin sahte olduğuna ilişkin teknik rapor) ile desteklenmediği bu hali ile davacının tanık beyanları ile de sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve manevi zararını ispatlayamadığı anlaşılmakla bu talepleri bakımından da davanın ispatlanamadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE, 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacılar tarafından yatırılan 857,30-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 125,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacılara İADESİNE, 2-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın reddine karar verilmiş olması nedeni ile davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) -Davalı tarafça yatırılan avansın talep halinde İADESİNE, 46325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili hazineye irat kaydına, 5-Davacıların kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından maddi tazminat talepleri bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, -Davacıların kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından manevi tazminat talepleri bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2026
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı