İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/594 E. 2025/871 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/594
Karar No
2025/871
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/594 Esas KARAR NO : 2025/871

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 07/08/2025 KARAR TARİHİ : 26/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ...A.Ş.’nin iştigal konusu, ‘Bankaların, katılım bankalarının ve diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıkların satın(devir) alınması ve satılması’ faaliyeti olduğu, ayrıca ...'nun iştiraki olduğu, davaya/takibe konu alacak öncelikle ... Bankası ... A.Ş. ile birleşen ... A.Ş. tarafından 26.01.2001 tarihinde ...'ye devredildiğini, ... ise alacağı, 03.02.2006 tarihinde ...A.Ş’ye devrettiğini, ...A.Ş.'nin, 06.03.2017 tarihinde müvekkil şirket ...A.Ş. ile birleşmesine karar verildiğini, ...A.Ş. ile ...Tic. Ltd. Şti. arasında tanzim olunan 11.10.1995 tarihli kredi sözleşmesi ile dava dışı borçlu şirkete krediler kullandırılmış olup davalılar da işbu kredi sözleşmelerinde müşterek müteselsil borçlu ve kefil konumunda olduğu, Davalı/borçluların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ifa etmemeleri üzerine, kredi kullandıran banka tarafından kredi hesabı kat edilmiştir. ... 4. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi davalılara 11.07.1996 tarihinde tebliğ edilmiş olup alacağın tamamı muaccel hale geldiğini, 28.06.2013 tarihinde davalılar hakkında davaya konu ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, bahse konu borçlulara usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmiş olup borçluların haksız itirazları ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, tüm bu nedenlerle; davalıların ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına yapmış oldukları borca ve tüm ferilere yönelik itirazın iptali ile ile takibin asıl alacak, BSMV ve asıl alacağa yıllık %27,5 faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, davalılar aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalılar adına dava dilekçesi ve ekleri ile duruşma gün ve saatini bildirir tensip zaptının usule uygun tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın,davacının ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında tarafların kefil sıfatıyla imzalanan GKS'den kaynaklı alacağa ilişkin davacının davaılardan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... 12. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede yenileme öncesi esasın ...olduğu; takibin 28/06/2013 tarihinde başlatıldığı; 899,60 TL asıl alacak, 13.048,84 TL faiz ve 195,00 TL masraf olmak üzere toplam 14.143,44 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı; takibin işlemsiz bırakılmasının ardından 15/11/2022 tarihinde icra dosyasının yenilendiği; davalıların takibe konu borca ve ferilerine ilişkin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Davaya konu alacağa ilişkin yapılan incelemede ...A.Ş ile dava dışı asıl borçlu ...Tic. A.Ş. arasında 11.10.1995 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı; davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı; davalılara ... 4. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun "müteselsilen kefil sıfatıyla sorumlu olduklarından" ihtarnamenin muhataplara tebliğini izleyen 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği; davalılara iş bu ihtarnamenin 11.07.1996 tarihinde tebliğ edildiği ve davalıların 15.07.1996 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Yargıtay 11. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamı ve İstanbul BAM 14. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında " ... 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde, “Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5.maddesinde ise "Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur" düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay 11. HD'nin ...E-... K sayılı, 31/05/2022 tarihli emsal karar içeriğinde de belirtildiği üzere; Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden daha uzun olamaz. Kefaletteki on yıllık hak düşürücü süre ilk kez 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesiyle getirilmiş olup, davaya konu kredi sözleşme ve kefaletnamenin 1999 tarihli olduğu ihtilafsızdır. Dosya içindeki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 06/12/2001 tarihinde ... 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından davalılar hakkında genel haciz yolu ile esas takibe başlanıldığı, icra takip dosyasının 18.07.2011 tarihinde kaydının kapatıldığı, 28.10.2015 tarihinde icra dosyasının yenilenmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünce talebin kabul edilerek takip dosyasının ... E numarası ile yenilendiği ve borçlulara yenileme emri tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, kredi kefalet tarihinin 1999 yılı olduğu dikkate alındığında ve takibin yenilenme tarihinin 28.10.2015 tarihi olduğu gözetildiğinde, yukarıda yer verilen kanundaki sürelerin hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü sürenin kesilmesi ve durması söz konusu olmayacağından davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuş, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir." dikkate alındığında, Davaya konu sözleşmenin 1995 tarihli olduğu; ihtarnamenin 1996 tarihli olduğu 6098 sayılı kanun yürürlüğe girmesinden önce yapıldığı anlaşılmakla 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5.maddesinde ise "Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur" düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay 11. HD'nin ... E- ... K sayılı, 31/05/2022 tarihli emsal karar içeriğinde de belirtildiği üzere; Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden daha uzun olamayacağından davalılar yönünden 28/06/2013 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra takip başlatılması sonucu iş bu davanın açılması nedeniyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL karar harcı alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin taraf üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 26/11/2025

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/594, K. 2025/871, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-594-e-2025-871-k-0a6c8a9f2c8d