İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/592 E. 2026/35 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/592
Karar No
2026/35
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/592 Esas KARAR NO:2026/35

DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/08/2025 KARAR TARİHİ:20/01/2026

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hayat sigortası ve bireysel emeklilik alanında faaliyet gösteren bir sigorta ve bireysel emeklilik şirketi olduğunu, faaliyetlerine konu olan hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin ... Bankası şubeleri ile müvekkili şirketle hizmet akdi kurmak suretiyle çalışan satış ekipleri ve acentelik sözleşmesinin akdedilen acenteleri aracılığıyla satışa sunulduğunu, ...'ın (Acente ortakları) müvekkili şirketin eski çalışanları olduğunu, 31.08.2023 tarihinde acente kurmak üzere müvekkili şirketteki görevlerinden istifa ettiklerini, akabinde... Acenteliği A.Ş. (...) adında kurmuş oldukları acente ile müvekkili şirket arasında imzalanan 05.09.2023 tarihli acentelik sözleşmesine istinaden acenteye aracılık yetkisinin tanındığını, ... isimli müşteriden müvekkili şirkete ulaşan şikayet içeriğinde "2024 yılında ... Bankası A.Ş. ... şubesinden 2 adet bireysel emeklilik ürünü satın aldığını, hesaplarında işlem yapmak için şubeye gittiğinde kendisine satışı gerçekleştiren satış personeli ...'ın izinde olması nedeniyle başka bir çalışan ile görüştüğünü, işbu görüşmede kendisine ... Bankası A.Ş. Şubesi aracılığıyla akdedilen herhangi bir sözleşmesinin bulunmadığının ortaya çıktığı" aktarıldığını, yapılan şikayete istinaden yapılan incelemede müşteriye ait sözleşmelerin aracı bilgisinin şirketleri sistemlerine aracı kodu ... Bankası ... şubesi olarak giriş yapılması gerekirken... Acenteliği olarak giriş yapıldığının tespit edildiğini, başkaca girişlerin bulunup bulunmadığı noktasında incelemenin başlatıldığını, inceleme sonucunda banka personelleri tarafından gerçekleştirildiği bilgisine ulaşıldığını, müvekkili şirket tarafından ...'nin satışlarının gerçeği yansıtmadığı gözetilerek Şirketimiz Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından 24.11.2024 tarihinde soruşturma başlatıldığını, soruşturma ile ...'nin acentelik sözleşmesinin başlangıç tarihinden erişim yetkilerinin kaldırıldığı 25.11.2024 tarihine kadar geçen yaklaşık 15 ay gibi kısa bir dönemde ... tarafından 2.211 müşteriye satış faaliyetinde bulunulduğu ve bu müşteriler adına 2.618 adet bireysel emeklilik sözleşmesi ile 438 adet sigorta poliçesi düzenlenmesine aracılık edildiği tespit edildiğini, bununla birlikte ...'nin portföyünde yer alan 2.211 müşteriden 1.254'ünün (%57'sinin) ... tarafından gerçekleştirilen satışlardan önce müvekkili şirkette müşteri kaydının bulunduğunun belirlendiğini, satış adetleri açısından değerlendirildiğinde ise ...'nin müvekkili şirkette kaydı bulunan müşterilere yönelik yapmış olduğu satış adedinin, ...'nin toplam satış adedine oranının %58 gibi ciddi bir rakam olduğunun tespit edildiğini, ... portföyünde yer alan bireysel emeklilik ve sigorta poliçelerine ilişkin yapılan incelemede ... portföyünde yer alan bireysel emeklilik ve sigorta poliçelerine ilişkin yapılan incelemede toplam 3.056 adet sözleşme açılışının 753 adetinde üç farklı imza tipi olduğunun tespit edildiğini, 753 adet sözleşme içerisinde yer alan imzalardan 42 adetinin müşterilere kendilerine ait olmadığı hususu müşterilerin yazılı beyanları ile teyit ve tespit edildiğini, ...'nin, yasal mevzuata ve Acentelik sözleşmesine aykırı olarak gerçekleştirmiş olduğu eylemleri nedeniyle acentelik sözleşmesinin 19.12.2024 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından ... adına Edinburgh gezisi kapsamında toplamda 156.642,72-TL harcandığını bu tutarın müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalılar tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; borçluların .... İcra Müdürlüğü’ nün 2025/... E. sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile %20’ den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmelerine ve takibin takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarla devamına karar verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 05.09.2023 tarihli acentelik sözleşmesi akdedilmiş olup sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete acentelik vekaletnamesi verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesi kapsamında müvekkili şirketin sigorta şirketinin faaliyette bulunduğu branşta başkaca sigorta şirketleri ile çalışmayacağını davacı tarafa taahhüt ederek çalıştıkları süre boyunca tüm bilgisini, tecrübesi, çevresini davacı şirket nezdindeki portföyünü büyütmek için kullandığını, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerine uygun bir şekilde faaliyetlerine devam ederken sigorta şirketi tarafından 25 Kasım 2024 tarihli ve Acenteler Müdürlüğü ([EPOSTA]) adresinden gönderilen e-posta ile Acenteliğin ekran erişim yetkileri tek taraflı ve gerekçesiz bir işlemle sonlandırıldığını, ayrıcı davacı şirketin gerekçe göstermeksizin ve temelsiz bir şekilde müvekkili şirketin hak edişleri ve komisyonlarını ödemediğini, bu tutarlara ve teminatlara haksız bir şekilde el koyduğunu, müvekkili şirketin görüşmeye ve neler olduğunu anlamaya yönelik tüm çaba ve girişimlerinin davacı tarafından cevapsız ve karşılıksız bırakıldığını, nihayetinde davacı tarafından .... Noterliği aracılığıyla gönderilen 19.12.2024 tarihli ve ... keşide numaralı ihtarname ile sözde bazı maddelerin ihlal edildiği gerekçesiyle Acentelik Sözleşmesi haksız olarak feshedildiğini, davacının 2024 yılı içinde performans gösteren acentelere yönelik Edinburgh gezisi düzenlediğini bizzat beyan ettiğini, bu tür organizasyonların, sigorta sektöründe ödül/teşvik ve “bağlılık artırıcı” uygulama niteliğinde olduğunu ve karşılıksız bir işletme kararı olduğunu, davacının kendi iç motivasyon programı nedeniyle katlandığı giderin sonradan ihtilafa konu edilen başka işlem ve iddialar gerekçe gösterilerek istenilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek; davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın ve şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, HMK 329. Maddesi gereğince müvekkili ile akdedilen ücret sözleşmesinde kararlaştırılan (Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen tutarın üç misli tutarında) vekalet ücretini tamamen ödemeye ve ayrıca davacı şirketin disiplin para cezasına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı C:3, İstanbul 2001, s. 3439). Davaların birleştirilmesi kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Birleştirilmesine karar verilen davalar, bir dosyada (ilk açılan dava dosyasında) birleştirilir. Mahkeme, birleştirilen davaları birlikte inceleyip karara bağlar; yani davaların tahkikat safhası müşterektir. Hükümde birleştirilen her dava için ayrı ayrı karar verilmesi ve hüküm fıkrasında, her dava için verilen kararın ayrı ayrı gösterilmesi gerekir (Kuru, s. 3444-3445). 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında birleştirme kararının ikinci davanın açıldığı mahkemece verileceği ve bu kararın, diğer mahkemeyi (ilk davanın açıldığı) bağlayacağı açıkça belirtilmiştir. HMK 166/4.maddesinde de; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre HMK 166 koşullarının gerçekleştiği sabit olmakla; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen davanın mahkememiz dosyasında görülecek olan davayla aynı sebepten doğduğu ve mahkeme tarafından verilecek hükmün mahkememiz dosyasını etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından mahkememiz dosyasının ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının tarafları ve dava konusu itibari ile davamız ile bağlantılı bulunduğundan mahkememiz dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, Esasın bu şekilde kapatılmasına, Yargılamanın birleşen dosya üzerinden yürütülmesine, Tarafların yüzüne karşı H.M.K.nun 166/1. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığın esası hakkında verilecek hüküm ile birlikte istinafa kabil olmak üzere karar verildi. 20/01/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/592, K. 2026/35, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-15-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-592-e-2026-35-k-a9bd7b787c76