İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/579 E. 2025/1405 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/579
- Karar No
- 2025/1405
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/579 Esas KARAR NO : 2025/1405
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu borca ilişkin davalı taraf ..... firmasının kesmiş olduğu faturada yer alan adrese gittiğini, davalının iş yerinin o adreste bulunmadığı, başka firmaların bulunduğunun görüldüğünü, ... esnaflara bu hususu sorduğunda ise aslında kendilerinin bu adreste 3 ay kaldığını, haftada bir iki kişinin gelip bu insanları sorduğunu dile getirdiğini, resmi adreslerinde farklı iş yerinin olması ile birlikte kendisine sorulduğunda ise insanların gelip onları sorduğunu, sürekli tebligatların da geldiğini, ancak kendileri ile illiyet bağının olmaması neticesinde tebligatları almadan geri gönderdiğini bildirdiğini, dükkan sahibi ve civar esnafları ise farklı tarihlerde çok sayıda polisin işletmelerine geldiğini ve davalı hakkında bilgi aldıklarını müvekkiline iletmiş olduklarını, buna göre davalının ticaret hayatının gerektirdiği gerekli basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu bakımdan müvekkili davalıya ödediği ücreti alamaması durumunda ticareti sıkışacak, ödemelerini yapamayacağını, kaldı ki, müvekkilinin parasını geri alamadığı gibi, davalıdan almış olduğu 2 adet jeneratörü de kullanamadığını, bu sebeple müvekkilinin daha fazla zarar görmemesi adına ivedi şekilde karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalıya yaptığı ödemeleri geri alabilmek amacıyla yasal yollara başvurma zaruretiyle karşı karşıya kaldığını, ancak, yapılan araştırmalar sonucunda davalının mal varlığını elden çıkarma veya devretme girişiminde bulunduğu öğrenildiğini, bu durumun, müvekkilinin alacağını tahsil etmesini imkânsız hale getirme riski taşıdığını belirterek; davalıya ait taşınmazların, ticari unvanı adına kayıtlı banka hesaplarının ve sahip olduğu diğer menkul varlıkların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve mevcut durumlarının korunması amacıyla teminatsız, aksi kanaatte teminatlı ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddiasına karşılık olarak Ankara ... Noterliği tarafından 12.03.2025 tarihinde ... yevmiye numarası ile davacıya karşı ihtarda bulunulduğu, ihtarın içeriğinde; " satıma konu jeneratör setlerinin zamanında, çalışır vaziyette, tam ve sağlam şekilde teslim edildiği, usulüne uygun kullanılmayan jeneratörlerin kullanıcı kusuru nedeniyle arızaya geçtiğini, bir jeneratör setinin şirkete tamir için gönderildiğini, yapılan incelemede jeneratörün tekinin alternatörünün yanmış olduğunu, alternatör için müvekkili şirket tarafından yapılan tamir ve bakım işlemleri dahilinde tarafımızca 80.000TL'nin harcandığını, garanti kapsamında olmayan alternatörün kullanıcı kusuru nedeniyle yanması ve tamir ücretlerinin yani 80.000TL ve KDV'sinin davacı tarafından karşılanması akabinde kendilerine yeniden gönderileceğini, satılan diğer jeneratörün davacının kendi bünyesinde bulunduğunu ve hali hazırda davacı tarafından kullanılmaya devam edildiğini belirtilmiş olduğunu, Davacının kendi kusuru ile sebep olduğu jeneratörün bakım masrafını ödememekte ve kendi iradesi ile durumu sürüncemede bırakarak davalı ... zarara uğratmaya devam ettiğini, aynı zamanda kendi bünyelerinde ve hali hazırda kullandıkları jeneratörün de ücretini anlaşılmaz bir şekilde şirketten geri talep ettiklerini, davalı şirket kullanıcı kusuru ile arızalanan jeneratörü hem sermayesinden kullanarak tamir etmiş ve kullanıma hazır hale getirmiş hem de ilgili jeneratörün muhafazası için bir süredir depo ücreti ile yüzleştiğini belirterek, davacının kendi bünyesinde olan ve halen daha davacı tarafından kullanılan jeneratörün de ücret iadesini istemesi hali izahtan vareste olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce Ankara .... Noterliğine müzekkereler yazılmış 12.03.2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname celp edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı ile 2 adet jeneratör alımı için anlaşıldığını ve bedelin 770.000,00-TL olduğunu, davalı ile belirli niteliklerde anlaşıldığını ancak söz konusu niteliklerin temin edilen jeneratörde olmadığını ve ayrıca teslim edilen jeneratörün ayıplı çıktığını ve davalının çalışanının tamir için götürdüğünü ve geri getirmediklerini davalının davacıyı oyaladığını bu sebeple ödenen bedelin iadesinin talep edildiği ve davalının itirazının iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; yetkili icra daireleri ve Mahkemelerin İstanbul Anadolu Adliyesi olduğunu, jeneratörlerin davacıya tam, sağlam ve çalışır bir şekilde teslim edildiğini, bir jeneratörde garanti kapsamında olmayan kullanıcı hatasından kaynaklı arıza çıktığını ve tamir edildiğini, 80.000,00-TL masraf yapıldığını ve davacının ödemediği bu hususların ihtar içeriğinde belirtildiğini, diğer jeneratörün ise davacı tarafından kullanılmaya devam edildiğini bedelin iadesi talebinin anlaşılmaz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine yönelik itiraz öne sürülmüş ise de davanın akdi ilişkiden kaynaklı para alacağına ilişkin olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 89/1. Maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazına itibar edilmeyerek davanın esasına girilmiştir. Taraflar arasında 2 adet jeneratörün davacıya satışı hususunda alım - satım akdi kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık davacının satılan malların ayıplı olduğu noktasında toplandığı ve davacının ayıp nedeniyle sözleşmeden dönerek bedel iadesi talebinde bulunup bulunamayacağı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır. Öncelikle bu kapsamda davacının ayıp iddialarının incelenmesi gerekmektedir. İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Bu bağlamda ispat yükü üzerine düşen alıcı davacının ayıp iddialarının incelenmesi ve ispatı için Mahkememizce 07.10.2025 tarihli celsede davaya konu jeneratörlerin uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından ayıp hususunda incelenmesi yönünde ara karar kurulmuş ispat yükü üzerine düşen davacıya delil avansı yatırmak üzere kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde 6100 sayılı Kanun'un 324. Maddesi gereğince delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut dosya kapsamına göre karar verileceği duruşmada hazır olan davacı vekiline ihtar edilmiştir. Ancak ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından 23.12.2025 tarihli celseye kadar delil avansı yatırılmamış, 23.12.2025 tarihli celsede tekrar süre verilmesi talep edilmiştir. İki celse arasında 2.5 aylık süre geçtiği, tekrar süre verilmesinin celse talikine sebebiyet vereceği ve davalının kesin süresinden sonra delil avansı yatırılmasına muvafakat etmediği gözetilerek davacının yeniden süre verilmesi talebine itibar edilmemiştir. 6100 sayılı Kanun'un delil ikamesi için avansa ilişkin 324. Maddesi şu şekildedir: "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." İlgili hükümden görülebileceği üzere ispat yükü üzerine düşen tarafından ikamesini talep ettiği delil için belirlenen avansı kesin süre içerisinde yatırması gerekmekte olup, kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde 6100 sayılı Kanun'un 324. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaktır. Bu suretle davacı tarafından öne sürülen ayıp iddialarının teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiği, davacı tarafından kesin süre içerisinde teknik bilirkişi incelemesine yönelik bilirkişi delil avansının yatırılmadığı bu sebeple 6100 sayılı Kanun'un 324. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak davacı tarafından ayıp iddiasına dayalı olarak sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesi hususuna yönelik iddiaların ispatı için ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından satın alınan ürünlerin ayıplı olduğu hususunda öne sürülen iddiaların ancak teknik bilirkişi incelemesi ile ispatlanabileceği, davacının kesin süre ve sonuçlarının ihtarına rağmen bilirkişi delil avansını yatırmayarak 6100 sayılı Kanun'un 324. Maddesinin 2. fıkrası gereğince delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmakla davacının ayıp iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmiş, bu suretle davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de kötü niyetin ispatlanamadığı anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40- TLharçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 103.206,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır