İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/576 E. 2026/33 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/576
Karar No
2026/33
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/576 Esas KARAR NO:2026/33 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19/06/2025 KARAR TARİHİ: 14/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı şirket ile davalı -----tarihli alım-satım sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ---- ise iş bu sözleşmeyi garantör sıfatı ile imzaladığını, sözleşme kapsamında davalı ---- bizzat üretimde kullanacağı ve/veya ticaretini yapmak maksadıyla ihtiyaç duyacağı çubuk ve filmaşin formatındaki, karbonlu karbonsuz vs nitelikteki çelik ürünlerin davacı şirket ---- tarafından sözleşmede belirlenen şartlarda temini konusunda tarafların anlaştıklarını, Öte yandan, davalı ----- mevkiinde bulunan deposunun, alım-satım sözleşmesine konu ürünlerin depolanması için uygun bir altyapıya sahip olması sebebiyle, davalı-----tarihinde (Alım Satım Sözleşmesi ile aynı tarihte) ayrıca Antrepo Sözleşmesi imzalandığını, alım -satım sözleşmesine konu ürünlerin davalı ----- ait depoda muhafaza edilmesi ve ---- sıfatı ile davacı şirket ----ardiye hizmeti vermesi konusunda tarafların anlaşma sağladığını, Davalı---- alınan ardiye hizmeti özü itibarıyla, davalı----- tarafından satın alma taahhüdü verilerek davacı ---- sipariş edilmiş olan ürünlerin depolanmasıyla sınırlı olduğunu, Davalı----davacı şirket arasında imzalanan ---- tarihli Alım Satım Sözleşmesi kapsamında, davalı şirket tarafından sipariş edilen ürünlerin , Sipariş Teyid Formuyla davacı şirkete iletildiğini,Söz konusu formda; ürünlerin davalı ---- tarafından depodan ne zaman çekileceği dikkate alınarak aylık fiyatlama detayına yer verildiğini, Sözleşmeye göre ürünlerin depoda kalma süresi 3 ay olarak belirlenmiş olmakla birlikte, bu sürenin aşılması durumunda da davacı şirketin insiyatifi ile sözleşmeye uygun olarak yukarıda bahsedilen faiz ve depo maliyetleri ürünlerin fiyatına eklenerek belirlenen aylık satış fiyatı üzerinden ürünler davalı---- satıldığını, Davalı ----- tarafından sipariş edilen malzeme ve ürünlerin piyasa fiyatında değişiklik olması (nitekim sözleşmenin devam ettiği 6 yıllık süre zarfında emtia fiyatlarında hem yukarı hem aşağı yönlü değişiklikler yaşanmış olmasına rağmen) satış fiyatını ne yukarı yönlü ne de aşağı yönlü değiştirmemiş ve iki şirket arasındaki alım satımlar, sözleşme ve sipariş teyid formunda yer alan fiyatlama sistematiği üzerinden devam ettiğini, bu fiyatlama metodolojisi dikkate alınarak,------ yılı son çeyreğine kadar geçen süreçte davalı ----- (kur farkı ve fiyat farkı gibi faturalar hariç tutulmak kaydıyla) 2.798 adet ayrı fatura kesilerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile toplam -------- tutarında satış yapıldığını, davalı şirketin ödemelerinde aksamalar başlayıp , sipariş verdiği ürünleri almaktan imtina ettiği ---- yılının ilk yarısına kadar ki süreçte bu fiyatlama metodolojisi konusunda taraflar arasında hiçbir ihtilaf yaşanmadığını, -----yılına gelindiğinde davacı şirketin sözleşmeden kaynaklı tüm edimlerini eksiksiz yerine getirmeye devam ettiği halde davalı şirket ödemelerini geciktirdiğini, sipariş verdiği ürünlerin satın almamaya başladığını, dava konusu zarar faturalarının mahiyetinin , davalı---- Tarafından verilen sipariş teyidine istinaden davacı şirket tarafından yurt dışından getirilen ve davalı-----tarafından alım satım sözleşmesi gereğince sayın alınması gereken ancak sözleşmeye aykırı olarak satın alınmayan ürünlerin anlaşma fiyatıyla , bu ürünlerin cari fiyatlarla piyasadaki 3.kişilere satılması neticesinde oluşan farklar olduğunu, davacı tarafından şirkete “Sözleşmeden Kaynaklı Zarar Tazmini” açıklamasıyla kesilen faturaların her biri, ilgili ürünlerin cari fiyatla piyasaya satışıyla ilişkilendirildiğini, bahse konu malzemelerin öncelikle cari fiyatlar üzerinden piyasadaki üçüncü kişiye satıldığını ve akabinde ilgili malzeme için hesaplanan zarar miktarı sözleşme gereğince Davalı -----fatura edildiğini, davacı şirketin zararlarının iş bu dava konusu fatura tutarları ile de sınırlı olmadığını, davacı şirketin uğradığı zararlar devam ettiğinden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalılara ------ yevmiye nolu ihtarı gönderilerek bu ihtarla " müvekkil şirketin uğradığı zararların bir kısmına ilişkin sözleşmeye uygun olarak düzenlenen faturaların muhasebe kayıtlarına alınarak iş bu fatura tutarlarının müvekkil şirkete ödenmesi" talep edildiğini, verilen süre zarfında herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle davalılar hakkında ----------sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haksız olarak davalılar tarafından itiraz edildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ;Davanın kabulüne, ----- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ; taraflar arasında, ticari nitelikte bir alım-satım sözleşmesi bulunmakta olup bu sözleşme gereğince taraflar arasındaki ticari ilişki yaklaşık 5 yıl süresince sorunsuz şekilde devam ettiğini, Sözleşme kapsamında Taraflar arasındaki ilişki -------yılının Eylül ayına kadar, yaklaşık 5 sene sorunsuz şekilde devam ettiğini, Müvekkili davalı şirketin davacı şirkete mezkur sözleşme kapsamında siparişler verdiğini, sipariş üzerine gelen ürünlerin depoda muhafaza edildiğini, müvekkilinin ihtiyacı oldukça ürünleri bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, Taraflar arasında akdedilen Sözleşme'de her ne kadar ürünlerin depoya girişinden itibaren satın alınması için bir süre öngörülmüş ise de, Taraflar ticari ilişkilerinin başlangıcından bitimine kadar, diğer bir deyişle Davacı yan tarafından ticari ilişki eylemli olarak sona erdirilene kadar bu süreleri nazara almaksızın ticari ilişkilerini devam ettirdiklerini,Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların başladığı zamana kadar, 5 yıl süresince, Sözleşme'deki 90 / 120 gün kısıtlamasının taraflar arasında bir kez dahi uygulanmadığını, bu hususun bir dava/ihtar konusu olmadığını, Taraflar arasındaki ilişkinin bu teamül eşliğinde yıllara yaygın bir şekilde devam ettiğini, hal böyle iken Davacı yanın,--------- yılının Eylül ayında, depodaki malların bir kısmını müvekkili davalıların bilgisi dışında başka şirketlere satmak suretiyle bir kısım malları depodan çıkarttığını,bu satışlardan müvekkilini haberdar etmediğini, Somut uyuşmazlıkta Alıcı'nın değil, Satıcı'nın (diğer bir deyişle Davacı'nın) temerrüdü oluştuğunu, davacı şirketin davalıların temerrüdü söz konusu olmaksızın sözleşmeden döndüğünü, davacının, kendisi tarafından yapılan sözleşme ihlalini bertaraf etmek amaçlı gerçekleştirdiği e-mail yazışmaları, usule ve sözleşmeye uygun temerrüt ihtarı niteliği taşımamaktadır. kaldı ki satımlar bu bildirimlerden dahi önce gerçekleştirilmiş olmakla, bizzat davacı vekilinin kendisinin sunduğu belgelerle sözleşme ihlalinin davacı şirketçe gerçekleştiği ispatlanarak sübuta erdiğini, sözleşme uyarınca teminattan tahsil yoluna gidilmeyip doğrudan üçüncü kişilere satım ile zarar tazmin faturası işlemlerine girişilmesi sözleşmenin açıkça ihlali niteliğinde olup bu kapsamda kesilen takibe konu faturaların tamamen usulsüz mahiyette olduğunu savunarak, huzurdaki davanın tüm yönleriyle reddine,Davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. ----------- Esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında ---- tarihli alım satım sözleşmesi kapsamında alıcının temerrüdün oluşup oluşmadığı, bu sözleşme kapsamında davacının ardiyedeki emtiayı satışının davalının temerrüdünden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının davalıya emtianın satışı konusunda bilgi verip vermediği, davacının davalıya gönderdiği ihtarnamenin -------- davaya konu satış - fatura ve temerrüd ile ilgili olup olmadığı, davacının bu satışlara ilişkin düzenlediği fatura bedellerinin piyasa rayicine uygun olup olmadığı ve bu faturalara konu satışların muvazaalı olup olmadığı,bu satıştan dolayı davacının uğradığı bir zarar olup olmadığı, zararın miktarı ve TBK 52.maddesi uyarınca zararın oluşmasına veya artmasına davacının sebep olup olmadığı, zararın davacı tarafça emtianın satışı yerine sözleşme gereği davalı tarafça verilen teminattan karşılanıp karşılanmayacağı, buna bağlı olarak davacı tarafça davalı aleyhine ----- Dairesinin --- Esas sayılı dosyasında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali şartları ile icra inkar tazminat talep şartlarının bulunup bulunmadığı , hususlarında olduğu görülmüştür, Davalılar vekili ------ tarihli dilekçesi ile özetle; Mahkememizdeki ---- tarihinde açılan ---- Mahkemesi'nde görülmekte olan ------- dosya ile yakından ilgili olduğunu, huzurdaki dosya ile sözü geçen dosyada tüm taraflar, dava konusu, dava sebebi, talep sonucu, konu fatura içerikleri, dayandıkları sözleşme, tazmin iddiası ve ileri sürülen tüm dayanaklar birebir aynı olduğunu beyan ederek , dosyanın ---- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.---- sisteminden celp edilmiş, incelenmesinden; davacının -----davalıların------- Olduğu, dava açılış tarihinin --- dava konusunun itirazın iptali ve uyuşmazlığın aynı sözleşme ve ticari ilişki kaynaklı olduğu görülmüştür.HMK 166. maddeye göre aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki Hukuk Mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, birleştirme kararının ikinci davanın açıldığı mahkemece verileceği, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılacağı belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamından; Mahkememize ait dosya ile---------- Esas sayılı dosyası dava konusunun ve taraflarının aynı olduğu, her iki dava arasında bağlantı bulunması sebebiyle HMK 166. maddeye göre davaların birleştirilmesine karar verilmiş olup mahkememizce aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1)Mahkememiz iş bu dava dosyasının 6100 sayılı HMK 166/1. Maddesi gereği, her iki dosya arasında taraf ve konu yönünden bağlantı bulunduğu ve dosyaların birlikte görülmesinin usul ekonomisi gereği olduğu anlaşılmakla;----- Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, Mahkememiz dosya esasın bu şekilde kapatılmasına, 2)Yargılamanın -------- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, 3)Dosyanın safahatlarının birleşen dosyada takip edilmesine, 4)Yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleşen dosyada esas hükümle birlikte karara bağlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı esas hakkında verilecek kararla birlikte İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/576, K. 2026/33, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-576-e-2026-33-k-8df266f267b2