İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/460 E. 2025/946 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/460
- Karar No
- 2025/946
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ...'in, eşi davacı ... kendi adına kayıtlı ... plakalı araç ile ... mahallesi ... caddesinden şehir merkezi istikametine 30-40 km seyir halinde iken, sanayi köprülü kavşağının alt tünelinde yolda yağıştan dolayı mevcut ıslaklığın etkisiyle aracın kontrolünü kaybederek alt geçidin duvarına çarparak kaza yaptığını, kaza sonrası davacının yaralandığını ve Konya Numune hastanesinde yatışı yapılıp tedavisine başlandığını, davacının bu kazada kırık oluşacak şekilde yaralandığını ve uzun süredir tedavi altında olup halen tam olarak iyileşemediğini ayrıca kaza nedeniyle maddi ve manevi sıkıntılar çektiklerini, davalı sigorta şirketine 22.02.2022 tarihinde başvurduklarını ancak davalı şirketin söz konusu bu başvuruya cevap vermediği gibi nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kaza sonucu davacıda meydana gelen şimdilik yasal hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik,100,00 TL kalıcı iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı giderleri, 100,00 TL kaçınılmaz tedavi giderlerinin tazminine hükmedilmesini ve tahsili ile davacıya verilmesini, tüm alacakları için dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğundan kusur durumunun konusunda uzman kurum ya da kişiler tarafından oran gösterir bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacının, kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunduğunu belirtildiğini, kullanılması zorunlu olan emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespitinin gerektiğini, zira emniyet kemeri, trafik kazalarının etkisini hafifletmekte olup, yaralanmalarda ağır sonuçların meydana gelmesini önlemekle birlikte kazaların ölümle sonuçlanmasının da önüne geçtiğini, emniyet kemerinin kullanılması gerektiği kural olarak KTK’da da ifade edilmiş olup, sürücü ve yolcuların belirtilen ve benzeri güvenlik önlemini almamış olmasından davalı şirketin sorumlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının kaza anında hatır için taşınıp taşınmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini ve dava dilekçesinde bu hususun ikrar edildiği gibi nedenlerle kusur raporu alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, maluliyet raporu alınmak üzere davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevkini, davacının davasının esastan reddini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 29/12/2021 tarihinde ... plakalı ... sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı kaza yapması nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanmasından sebep davalıdan maddi tazminat talebi hususunda olduğu anlaşılmıştır. Mahkememize sunulan 09/11/2022 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda özetle: ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan kazalarda sürücülere ait kusurlardan Madde 52/1-a(Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda ilerlerken virajlı yola girerken azaltmamak) kuralını ihlalden dolayı %100 oranında kural ihlali olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan 10/02/2023 tarihli NEÜ ATK raporunda özetle; davacı ...'in iyileşme süresinin 1,5 ayı bulacağı, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağı, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler tam olarak bilinmediğinden, kişi yaranın ağırlık ölçüsü, yapılan ameliyat sayısı, tedavi, kişinin yerleşim yerine ve hastaneye olan uzaklığı, sösyoekonomik kültürel durumu gibi unsurlar dikkate alınarak tahmini takribi genel bir miktar belirlenmesi daha bilimsel ve objektif olacağı dikkate alındığında ayrı ayrı kaleme alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 2.000,00TL olarak değerlendirildiği, (bu tutarın 500,00TL si ulaşım gideri, 1.500,00TL si refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı), iyileşme süresinin 1.5(birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, bu sürenin 2(iki) haftasında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, aylık brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararı; 29.12.2021-31.12.2021 tarihleri arasında (3.577,50TL/3gün) X 3güns 357,75TL, 01.01.2022-12.01.2022 tarihleri arasında (5.004,00TL/3gün) X 12gün- 2.001,60TL toplamda 2.359,35TL olarak değerlendirildiği, şahsın fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 2.000,00TL olarak değerlendirildiği, bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 2.359,35TL olarak değerlendirildiği bildirilmiştir. Mahkememize sunulan 03/012024 tarihli İstanbul ATK 2. Tıp İhtisas Kurulu raporunda özetle; 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (YÜZDESIFIR) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (BİRBÜÇÜK) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, trafik kazalarında emniyet kemeri vb. koruyucu ekipmanların takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltabileceği bilinmekle birlikte kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla sorulduğu üzere olay anında emniyet kemeri takılı olmamasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisi hususunda mevcut verilerle tıbben kesin ayrım yapılamadığı, SGK tarafından karşılanamayan tedavi giderleri hususunun Kurumu çalışma konularından olmadığını bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan 29/04/2024 tarihli akteür bilirkişi raporunda özetle; NEÜ ATK tarafından düzenlenen 10/02/2023 tarihli rapora göre yapılan hesaplama sonucunda 29/12/2021 günü meydana gelen kazada yaralanıp 1,5 ayda iyileşen bu sürenin ilk 2 haftasında bakıcıya ihtiyaç duyan ve malul kalan davacı ... 29/12/2021 - 14/02/2022 tarihleri arası 1,5 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik maddi zararının 6.329,23 TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi zararın 15/02/2022 - 03/04/2040 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %20 engel oranı ve TRH 2010 Kadın Mortalite tablosuna göre 697.767,67 TL, 15/02/2022 - 23/12/2034 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %13,2 maluliyet oranı ve PMF 1931 Yaşama Tablosuna göre 318.396,42 TL, 29/12/2021 - 13/01/2022 tarihleri arası 2 haftalık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderlerinden doğan maddi zararın 2.402,15 TL, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararın 2.000,00 TL, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenmiş 18/12/2023 tarih ve ... karar nolu rapora göre yapılan hesaplama sonucu; 29/12/2021 günü meydana gelen kazada yaralanıp 1,5 ayda iyileşen, bu sürede bakıcıya muhtaç olmayan ve engelli kalmayan ...'in 29/12/2021 - 14/02/2022 tarihleri arası 1,5 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 6.329,23 TL, 15/02/2022 - 03/04/2040 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %0 engel oranı ve TRH 2010 Kadın Mortalite Tablosuna göre sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararın bulunmadığı, 29/12/2021 - 14/02/2022 tarihleri arası 1,5 aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararın bulunmadığı sonuç ve kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür. Mahkememiz 14/04/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, a- 6.329,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı, b- Taleple bağlı kalınarak 100,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri tazminatı, olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam 6.429,23 TL 'nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, temerrüt tarihi olan 09.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 2- Sürekli iş göremezlik ve bakıcı masrafına yönelik taleplerin reddine," dair karar verilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 01/07/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile ".... Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas,... K sayılı kararı ve Yargıtay . Hukuk ve Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması , davacının veya müteveffanın asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından,vergi dairesinden ,işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının veya müteveffanın kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerekmektedir. Bu halde mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre daha önce rapor tanzim eden maluliyet ve tazminat bilirkişilerinden yukarıdaki esaslara uygun ek rapor tanziminin istenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır." gerekçelere ile kaldırılmış, Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Kaldırma ilamı doğrultusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas,... K sayılı kararı ve Yargıtay . Hukuk ve Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması hususunda ek rapor alınmak üzere dosyanın kök rapor hazırlayan aktüer bilirkişisine tevdi edilmiş, aktüer bilirkişisinin 04/08/2025 tarihli ek raporundan özetle; 29/12/2021 günü meydana gelen kazada yaralanıp 1,5 ayda iyileşen bu sürenin ilk 2 haftasında bakıcıya ihtiyaç duyan ve meslekte kazanma gücünden kısmen kaybederek %13,2 oranında malul kalan davacı ...'in 29/12/2021-14/02/2022 tarihleri arası 1,5 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 6.329,23 TL, 15/02/2022-23/12/2024 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %13,2 maluliyet oranı ve PMF -1931 Yaşam Tablosuna göre sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının 399.065,90 TL, 29/12/2021-13/01/2022 tarihleri arası 2 haftalık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının 2.402,15 TL, fatura edilmeyene ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararının 2.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Dava; yaralanmalı tek taraflı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik,tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Mahkememize sunulan 09/11/2022 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda özetle: ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan kazalarda sürücülere ait kusurlardan Madde 52/1-a(Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda ilerlerken virajlı yola girerken azaltmamak) kuralını ihlalden dolayı %100 oranında kural ihlali olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür. Rapora itibar edilmiştir. Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Mahkememize sunulan 10/02/2023 tarihli NEÜ ATK raporunda belirtildiği üzere Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının maluliyet durumu belirlenmiştir. İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda raporun bu kısmına itibar edilmiştir. Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Davacının asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmemiştir. Kaldırma ilamı doğrultusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas,... K sayılı kararı ve Yargıtay . Hukuk ve Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması hususunda ek rapor alınmak üzere dosyanın kök rapor hazırlayan aktüer bilirkişisine tevdi edilmiş, aktüer bilirkişisinin 04/08/2025 tarihli ek raporundan özetle; 29/12/2021 günü meydana gelen kazada yaralanıp 1,5 ayda iyileşen bu sürenin ilk 2 haftasında bakıcıya ihtiyaç duyan ve meslekte kazanma gücünden kısmen kaybederek %13,2 oranında malul kalan davacı ...'in 29/12/2021-14/02/2022 tarihleri arası 1,5 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 6.329,23 TL, 15/02/2022-23/12/2024 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %13,2 maluliyet oranı ve PMF -1931 Yaşam Tablosuna göre sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının 399.065,90 TL, 29/12/2021-13/01/2022 tarihleri arası 2 haftalık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının 2.402,15 TL, fatura edilmeyene ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararının 2.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Bu halde davalı tarafın geçici işgörmezlik, tedavi giderleri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir. Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Davalı vekilinin, davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığından hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Trafik kazalarında emniyet kemeri vb. koruyucu ekipmanların takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltabileceği bilinmekle birlikte kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla olay anında emniyet kemeri takılı olmamasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisi hususunda mevcut verilerle tıbben kesin ayrım yapılamadığı, ayrıca kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının da belirlenemediği anlaşılmakla bu yöndeki itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin hatır taşıması varlığına yönelik itirazı; Davacının sürücünün eşi olduğu, sözkonusu taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceği bu nedenle olayda hatır taşımasının bulunmadığından bu yöndeki itiraz haksızdır. Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede; Kazaya sebebiyet veren aracın hususi mahiyette kullanıldığı anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 209/03/2022 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur. İlk karar tarihinden sonra davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler mahsup edilerek hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zarar taleplerinin KABULÜ ile; -399.065,90 TL sürekli iş göremezlik, -2.402,15 TL bakıcı gideri, 1.900,00 TL (dava devam ederken ödenen 100,00 TL'nin mahsubu ile) kaçınılmaz tedavi gideri olmak üzere hesaplanan toplam 403.368,05-TL maddi tazminatın DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 09/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, -Geçici iş göremezlik talebi yönünden dava devam ederken ödeme yapılmakla bu taleple ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 27.554,07-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 80,70-TL peşin harcın ve 6.963,00-TL tamamlama harçlarının mahsubu ile bakiye 20.510,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 6.963,00 TL tamamlama harçları, 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 593,00 TL posta ve tebligat gideri, 6.800,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 11,50-TL vekalet harcı gideri, 2.595,00TL ATK fatura gideri ve 2.062,50-TL NEÜ fatura gideri olmak üzere üzere toplam 20.869,50-TL'den davalı tarafından ödenen 8.457,63 TL'nin mahsubu ile 12.411,87-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 64.538,89-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 30/12/2025
Katip Hakim