İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/571 E. 2025/612 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/571
Karar No
2025/612
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/571 Esas KARAR NO : 2025/612

DAVA : Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/08/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin Uluslararası taşımacılık alanında faaliyet gösteren sektöründe saygın bir şirket olduğunu, faaliyet konusunun müşteriler tarafından nakliyesi talep edilen her türlü malın istenilen yere taşınması olduğunu, müvekkil firma ile davalı firmanın, bir kısım malın ... ve ... arasında deniz yoluyla taşınması işi ile ilgili anlaştıklarını, müvekkilinin, teslimat, liman, navlun, bekleme, depolama vb işlemlerini aldığını, yaptığını ve faturalandırdığını, taraflar arasında işlemlerle ilgili elektronik posta yazışmaları yapıldığını fakat davalı firmanın borcunu ödemediğini, müvekkilinin bir kısım faturadan kaynaklı alacağı için icra takibi, itirazın iptali ve alacak davasını açmak durumunda kaldığını, davacı şirket adına davalı şirkete karşı ... 3 İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, hem itirazın iptali hem de alacak davasının ... 17 Asliye Ticaret Mahkemesinde... Esas sayılı dosyası ile açıldığını, davanın derdest olduğunu, davalının malzemelerin yükleme onayını verdiğini, ilk navlun ödemesini yaptığını, aşamalarda bilgi alış verişi yapıldığını, 30 Ekim 2023 tarihinde müvekkili firmaya, ... firma yetkilisi tarafından ...’den - ...’ye yapılacak bir yüklemeyle alakalı olarak fiyat talebinin ulaştığını (4*40 OT konteyner), 1 Kasım 2023 tarihinde ise yazışmaların mevcut olan onay ile yükleme organizasyonu başlatıldığını, ilgili operasyon devam ederken 8 Kasım 2023 tarihinde yine ... tarafından yüklemeye 1* 40 OP konteyner daha eklenmesi talebinin geldiğini ve onayları ile 1 konteyner daha ilave edildiğini, 17 Kasım tarihinde ilgili konteyner yüklemelerinin tamamlanmış olduğunu, geminin hareket ettiğini, devam eden süreçte ... tarafında yüklemeleri gerçekleştiren yetkili tarafından +4 konteyner daha talep edildiğini, maillerden de anlaşılacağı üzere, yükleme organizasyonu için ... firmasından onay alınması gerektiğini, buna istinaden organize olunabileceğinin belirtildiğini ve 22 Kasım tarihinde yine firma yetkilisi onayı ile diğer konteynerlerin operasyonunun başlatıldığını, bu konteyner işlemleri devam ederken 30 Kasım tarihinde yine 1 konteynere daha ihtiyaç olduğunun bildirildiğini ve devamında yine ... firmasından onay alınarak bu yüklemenin operasyonunun başlatıldığını, yükleme esnasından malzemelerin toplanacağı Optimal Holding Inc firması yetkilisi ile yaşanan irtibat sıkıntıları nedeniyle operasyonlarda gecikmelerin yaşandığını, bu masrafların da taraflarına yansıtılacağı bilgisinin maillerde kendileri ile paylaşıldığını, ilk yüklenen 4 konteynerın ... limanına 11/12/2023 tarihinde vardığını ancak acentenin alıcı firmaya (...) herhangi şekilde ulaşamadığını ve malzemeler gümrükten çekilmediğini, malzemenin varışından itibaren çekimi için tanımlanan 3 günlük demuraj süresi içerisinde ... yetkilileri ve ... Inc yetkililerine alıcıya ulaşılamadığı ve 3 gün sonrasında malzemelerin çekilmediği takdirde ciddi masrafların doğmaya başlayacağı pek kez yazılı ve sözlü olarak bildirilmiş olmasına rağmen maalesef bu uyarılara da kulak asılmadığını, sürecin başından itibaren tüm yükleme ve masraf onaylarını veren, hatta ilk yüklenen ilk 4 konteynerin navlun ödemesini 13 Aralık 2023 tarihinde müvekkiline yapmış olmalarına rağmen sonrasında ödeme yapmadıklarını, ayrıca 9 konteyner malın limana varış yaptığını ancak malın herhangi bir şekilde çekilmediği ve masraflar doğmaya devam ettiği için firmaya da gerekli bilgilendirme mailleri iletilerek malın imhası ile ilgili sürecin başlatılmak zorunda kalındığını, mevcut konteynerlerin boşaltımı esnasında içerisine yüklenen ürünlerin hiçbir işe yaramayacak çer çöpten ibaret olduğunun, satıldığında mali bir değeri olmadığının anlaşıldığını, görsellerin 17 ATM dosyasına sunulduğunu, taşımaların 3 farklı gemi ile ( ... adlı gemi ile 4 konteynır, ... adlı gemi ile 4 konteynır , ... adlı gemi ile 1 konteynr olarak) toplamda 9 konteynır olarak yapıldığını, iş bu davaya konu fatura alacaklarının, taşınan ve limana varışı yapılan fakat çekilmeyen mal/ malzeme nedeniyle müvekkilinin ... Gümrüğüne ödemek zorunda kaldığı muayene cezası olduğunu, müvekkil firmanın zarar uğradığını, davalının sorumlu olduğu gümrük vergisi, ceza, depozito vb. kalemleri ödemiş olduğunu, bu ödemeler nedeniyle davaya konu faturanın düzenlendiğini bildirerek fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, iş bu davanın, usul ekonomisi de gözetilerek, aynı hukuki ilişkiye dayanan, bağlantılı olduğu ve tarafları bir olan ... 17 Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, 02.08.2024 tarihli ... Nolu fatura bedeli olan 10.523,00 USD ( 05.08.2025 Tarihli efektif satış kuru üzerinden) karşılığı 428.496,00 TL nin , 02.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek Kamu bankalarınca 1 yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi ile birlikte ( USD - fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden karşılığının) tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; HMK 119. Maddesinde, dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu hususlar sayılmış olup, ğ bendi ve 2. fıkrası uyarınca davacının talep sonucu açıkça anlaşılamadığından, davacıya bir hafta kesin süre verilmesi gerektiğini ve bu durumun açıklattırılarak ve davacının bir talebinden vazgeçerek, davanın ne davası olduğu açıklattırılması gerektiğini, aksi durumda dava sonucu ve talebi anlaşılmayan ve bu koşulu yerine getirmeyen davacının davasının usulden reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, para borcunun götürülecek borçlardan olduğundan alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, davacı tarafında huzurdaki davayı açmaktaki iddiasınnı müvekkilinden alacaklı olduğuna ilişkin olduğu için davacının dava dilekçesinde görünen ve Mahkemeye bildirilen adresi ...'da olduğundan ... Asliye Ticaret Mahkemeleri 'nin işbu davada yetkili olduğunu, huzurdaki davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme veya ticari iş olmadığını, müvekkilinin davacı taraftan hiçbir hizmet almadığını, bu nedenle de huzurdaki davada müvekkilinin taraf sıfatı olmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle esastan reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davacı tarafın da mevcut bir yazılı sözleşmeyi Sayın Mahkemeye sunamadığını, davacının müvekkiline gönderdiği ve huzurdaki davaya konu olan faturalara müvekkili tarafından itiraz edilerek kabul edilmediğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre yalnızca fatura kesilmesinin bir hizmetin sağlandığına karine teşkil etmediğini, salt fatura düzenlenmesinin alacaklıya alacak talep hakkını vermediğini, alacaklının fatura konusu malları borçluya teslim ettiğini usulüne uygun deliller ile kanıtlaması gerektiğini, faturaların alacaklı defterlerinde kaydının olmasının ve alacaklının tek taraflı düzenlediği kantar fişlerinin mal teslimini kanıtlamaya yetmediği gibi tanık beyanları ile de mal tesliminin kanıtlanamayacağını, davacı tarafın müvekkili ile arasında bir kısım malın ... ve ABD arasındaki taşınması işi ile ilgili olarak anlaşma bulunmakta olduğunu iddia ettiğini ancak bu anlaşmaya ilişkin yazılı sözleşmeyi sunamadığını, davacı ile müvekkil arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, bu nedenle de davacı ile müvekkilinin herhangi bir ticari iş yapmadıklarını, davacının tüm iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının yalnızca müvekkiline sürekli fatura düzenleyip gönderdiğini, bu faturalara ilişkin olarak da yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, çünkü taraflar arasında bir iş ilişkisinin olmadığını, her ne kadar davacı tarafın, taraflar arasında e-postalar gönderildiğini, talimatlar, onay yazışmaları ve iş akışı ile ilgili çekilen fotoğraflar olduğunu iddia etmişse de söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, keza davacı tarafın da bu hususa ilişkin dilekçesinin ekinde hiçbir belgeyi Sayın Mahkemeye ibraz edemediğini, müvekkilinin davacıya hiçbir surette borcunun bulunmadığını bildirerek haksız, hukuki dayanaktan yoksun, müvekkilinin dava ehliyeti olmaması sebebiyle husumet yokluğundan ve yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğraması, davacının müvekkilinden alacaklı olmaması nedeniyle esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 5/2 maddesinde " Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının uluslararası taşımacılık işi ile uğraştığının, davalı ile davacının, bir kısım malların deniz yoluyla taşınması için anlaştıklarının, davacı tarafça taşıma işinin yapıldığının, limana varıldığının ancak malların gemiden çekilmediğinin bu nedenle masraf yapmak ve ceza ödemek zorunda kaldıklarının, taşıma ilişkisi kapsamında davalının sorumluluğunun bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın deniz taşıma ilişkisinden kaynaklandığı, dava konusu uyuşmazlığa 6102 sayılı yasanın 5/2-3 maddesine göre Deniz İhtisas Mahkemesinin bakmakla görevli olduğu, H.M.K.'nın 1.maddesine göre, ''göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu anılan kanunun 114/c maddesinde görev konusunun dava şartı olarak gösterildiği, dava şartının her aşamada res'en gözetilmesi gerektiği, davaya bakmaya Deniz İhtisas Mahkemesi görevli olduğu anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğine, görev nedeniyle davanın reddine, görevli mahkemenin İstanbul Deniz İhtisas Mahkemesi (... 17. Asliye Ticaret Mahkemesine) olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının davasının görev nedeni ile usulden reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Deniz İhtisas Mahkemesi olan ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair davacı tarafın yüzüne, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/571, K. 2025/612, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-571-e-2025-612-k-56d99635d224