İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/547 E. 2026/386 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/547
Karar No
2026/386
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/547 Esas KARAR NO: 2026/386 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/06/2025 KARAR TARİHİ:16/04/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA:Davacı vekili ------ harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının müvekkiline olan borcunu ödememesi nedeniyle cari hesap ekstresine dayanılarak davalı-borçlu hakkında------ sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı-borçlunun itiraz ederek takibi durdurduğunu, yapılan arabuluculuk toplantısında davalı-borçlu ile anlaşma sağlanamadığını, alacağın ticari ilişkiden kaynaklanan somut, gerçek ve davalı-borçlu tarafından bilinen likit bir alacak olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı-borçlunun --------sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, icra takibinin devamına, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı-borçlu şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği ile dilekçe ekindeki Arabuluculuk Son Tutanağı, Vekaletname görülmüştür.

CEVAP: Davalı vekilinin cevaplarını sunduğu ---- tarihli dilekçesinde özetle; Davacının ilgili icra takibini hiçbir alacağı olmamasına rağmen hukuka aykırı ve haksız olarak açtığını, davacı iddialarının asılsız olduğunu herhangi bir hukuki ve maddi dayanağının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, Davacı tarafça cari hesaplarına dayanılarak başlatılan icra takibindeki alacak miktarının gerçeğe ve ticari defter kayıtlarına aykırı şekilde belirlendiğinden icra takibine yapılan itirazlarının hukuka uygun, haklı ve dayanaktan yoksun olmayan bir itiraz olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin ----- numaralı bakım anlaşması ile başladığını ardından davacının başka bir tesisi için ------ numaralı bakım anlaşmasının imzalandığını, İki anlaşmanın da 6.c. maddesinde açıkça----- arıza durumlarında ve/veya periyodik bakım zamanı kiralık kompresör temin etme konusunda hiçbir sorumluluk taşımaz" ibaresinin yer aldığını, davacının ----- ekipmanı için motor onarım hizmeti verdiğini ---- tarihinde bu motorun müvekkili atölyesine onarım yapmak üzere alındığını, karşı tarafın ------- tarihinde ikame kompresör temin ettiğini ve müvekkilinin onarım sürecindeyken bu kompresörü kiraladığını, kompresörün karşı tarafça ------ kira bedelini haksız olarak tarafımıza yansıtma faturası olarak ilettiğini, bu faturayı karşı tarafa iade ettiklerini, süreç boyunca müvekkilinin her zaman davacıya karşı yapıcı olduğunu ---- ekipmanındaki tekrar eden arızayı --------- tarihinde ücretsiz olarak incelemeyi bile teklif ettiğini karşı taraftan hiçbir cevap alamadığını, bu kapsamda karşı tarafa hem ikame kompresörden sorumlu olmadıklarını hem de motor onarım sürecine karşı ücretsiz inceleme tekliflerini defalarca ilettiklerini, karşı tarafın ---- ekipmanı için motor onarıma istinaden düzenlenen ------ tutarlı faturayı cari hesaplarına dahil etmediğini iade ettiğini ve bu hizmetin ödemesini yapmadığını, karşı tarafın bu hizmetin karşılığını ödemediği gibi kiraladığı bu ikame kompresöre dair ----- kira bedelini haksız olarak yansıtma faturası olarak ilettiğini, karşı tarafın ---- bir alacağının hiçbir şekilde olmadığını aksine müvekkilinin ----- alacaklı olduğunu, karşı tarafın ayrıca var olduğunu iddia ettiği alacaklarını hiçbir şekilde açıklamadığını hiçbir fatura, cari hesap sözleşmesi vb. evrak sunmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, tarafların ----- tutarlı faturalara ilişkin olarak karşılıklı iade faturaları düzenlemeye devam ettiğini belirterek davacı tarafından ikame edilen işbu haksız davanın reddine, karşı taraf aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği ile dilekçe ekindeki Koruyucu Bakım Planı, Bakım Anlaşması Teklifleri, Onarım Teklifi, Servis Raporu, Mail Yazışmaları, Alacak Dökümü, e-Faturalar görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, açık hesap ilişkisine dayalı ----Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.---- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ---- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere birbiriyle uyumlu olmadığı ve davacı lehine delil teşkil etmediği davalının süresinden sonra iade ettiği faturaya ilişkin yansıtma faturası olduğu ve taraflar arasındaki sözleşme uyarınca herhangi bir sorumlulukları bulunmadığı iddiası karşısında davacı vekilince ----- miktarlı faturanın düzenlenmesine temel olan dayanak belge olarak ikame kompresör kiralama olduğunu gösterir mail yazışması sunduğu bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin 6.c maddesinde -------- durumlarında ve/veya periyodik bakım zamanı kiralık kompresör temin etme konusunda hiçbir sorumluluk taşımaz’ şeklinde düzenleme dikkate alındığında davacının fatura özelinde haklılığını ispatlayamadığından ve açık hesap ilişkisinde alacaklı bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3- Peşin alınan 1.869,38 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 1.137,38TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , 5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/547, K. 2026/386, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-547-e-2026-386-k-fdd1b2f4f761