İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/54 E. 2025/904 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/54
- Karar No
- 2025/904
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/54 Esas KARAR NO :2025/904
DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ:19/07/2023 KARAR TARİHİ :18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ülkemizde 6 şubat 2023'te meydana gelen, merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 10 ilimizde etkisini gösteren deprem afetinde çok ciddi can ve mal kayıpları yaşandığını, Türkiye’nin doğal afet ve salgın gibi acil durumlarda uluslararası yardım çağrılarını kapsayan ve en yüksek acil durum olan 4. seviye alarm ilan ettiği deprem; davacı şirket bakımından da önemli kayıplara sebebiyet verdiğini, davacı Banka’nın depremin etki ettiği 10 il içerisinde bulunan bayiileri deprem felaketinin ardından yıkılmış, ciddi hasar görmüş ve bu sebeple çeşitli ticari belgelerin enkaz altında kalarak zayi olduğunu, zayi olan evraklar arasında davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu 82. maddesinden doğan saklama yükümlülüğünün bulunduğu evraklarında bulunduğunu, saklama süresi içerisinde mücbir sebep neticesinde zayi olan ve ayrıntılı olarak sayılacak evraklara ilişkin olarak yasal süresi içerisinde zayi olmanın tespiti ve zayi belgesi verilmesi talepli işbu davanın açılmasının zaruru olduğu, davacı banka bayiileri bünyesindeki “alış-gidiş” isimli ihtiyaç kredisi sözleşmeleri ile ilgili ıslak imzalı müşteri olma formları ve müşterilere ait kimlik bilgilerini içerir belgeler deprem afeti neticesinde zayi zayi olduğunu, davanın kabulü ile davacı banka’ya ait dava dilekçesinde belirtilen tüm belgelerin zıyaının tespiti ve zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava; zayii belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Mahkememizden verilen 14/03/2024 tarih ve ... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen bu karar davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM'a gönderilmiş; İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin 19/12/2024 tarih ve 2024/979 Esas 2024/1921 Karar sayılı ilamıyla; "...İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde, müvekkilinin bayilerinde bulunan ve müvekkili adına düzenlenen "Alış-Gidiş" kredisine ilişkin başvuru formları müşterilere ilişkin kimlik bilgilerini barındıran belgeler, sözleşme örneklerinin zayi olduğu ileri sürerek, zayi belgesi verilmesini istemiştir. TTK'nın 87. maddesinde zayi belgesi verilebilmesi için aranan zayi halleri tahdidî olarak sayılmamıştır. Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir. İlk derece mahkemesi, ticari defterlerin saklanması için gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, ileri sürülen zayi şeklinin ...82/7.maddesinde sınırlı sayılan zayi şekillerine girdiğinin kanıtlanmadığı, bu nedenle davacının zayi belgesi talep hakkının bulunmadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Oysa anılan hükümde, "...yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ..." denildiğinden, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Davacı tarafça zayi olduğu iddia edilen defterlere ilişkin mali müşavir tarafından gönderilen ekran görüntüleri delil olarak sunulmuştur. Şirketin zayi ettiğini bildirdiği defterin, mali müşaviri elinde bulunması olağan defterlerden olduğu da anlaşılmaktadır. HMK'nın 385. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde re'sen araştırma ilkesi hâkim olup, ayrıca TTK'nın 82/7. maddesinde de mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını re'sen emredebileceği hüküm altına alınmıştır. İlk derece mahkemesince, dava öncelikle süre yönünden, daha sonra da yüzlerce bayiyi kapsayan zayi talebi ile ilgili hiç bir bilgi verilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Mahkemece gerekli incelemeler yapılarak tek bir gerekçe ile karar verilmesi gerekirken biri süreye ilişkin, biri esasa ilişkin olmak üzere çift gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesinin 22.fıkrasında, "13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK'ya ve 213 sayılı Kanuna göre tutulması ve tasdiki zorunlu defterleri ile kullanmak mecburiyetinde bulunduğu belgeleri 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle zayi olan mükellefler durumu öğrendiği tarihten itibaren 31/07/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) yetkili Mahkemede kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan düzenleme ile deprem bölgesi ile sınırlı olarak yeni düzenlemeler getirtilmiş olup, ilk derece mahkemesince anılan Kanun kapsamında süre ve içerik yönünden bir denetim yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Son olarak, ilk derece mahkemesince, talebin bir çok bayiyi ilgilendirdiği ve hiç bir delil sunulmadığı belirtilerek talebin esastan reddine karar verilmiştir. Oysa davacı vekili, ara karar uyarınca bir klasör evrak sunduğu gibi, dava dilekçesi ekinde de zayi olan belgelere ilişkin bir adet flash bellek sunmuştur. Somut olayda davacı vekili tarafından dava dilekçesinde noter keşif, bilirkişi incelemesi tanık ve her türlü delile dayanılmıştır. Kaldı ki davada re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. TTK'nın 87/7.maddesinde sayılan haller tahdidi değildir. Talebin her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilip karara bağlanması gerekir. Bu açıklamalara göre, mahkemece davacı tarafa gerekirse HMK'nın 31. maddesi kapsamında açıklama yapması için süre verilmesi, sunulan klasördeki deliller ile flash bellekin gerekirse bir bilirkişi aracılığıyla incelenerek değerlendirilmesi, belgelerin TTK'nın 82.maddesikapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi, yasal değişikliğe göre sürenin belirlenmesinden sonra, delillerin kararda tartışılarak hangi nedenle dikkate alınmadığının açıklanması ve sonucunda uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, deliller değerlendirilmeksizin karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına..." karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve işbu esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dosya kapsamı, davacı yan tarafından sunulan klasör ile flash diskteki bilgi ve belgelerin incelenmesi sureti ile zayi belgesi verilmesi istenen defter ve belgeleri TTK 82/7 maddesi kapsamında saklanması gerekli olan defter ve belgelerden bulunup bulunmadıkları hususlarının tespiti için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş; Bilirkişi 20/07/2025 tarihli raporu ile; "... Davacı banka tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan EXEL ve Flash Bellek içeriğinden tespit edilen ve yukarıdaki tabloda dökümü yapılan Bayi Müşteriler nezdindeki Kredi Kullanan Müşterilere ait İhtiyaç Kredi Sözleşmeleri, Islak İmzalar Müşteri formları ve Müşterilere ait Kimlik verilerinin 06.02.2023 tarihinde meydana gelen DEPREMDE ZAYİ Olduğunu ve İşbu belgelerle ilgi ZAYİ Belgesi verilmesi talebi ile ilgili olarak Söz konusu Belgelerin, Yukarıda tabloda yer alan Bayi müşterilerine kullandırılan ihtiyaç kredileri için, Müşteriler tarafından imzalanan Kredi Sözleşmelri, Müşteri başvuru Formları ve Müşterielre ait kimlik verilerine ait belgelerin, gerek VUK, gerekse ...82 Maddesi kapsamında saklanma yükümlülüğü bulunan Ticari defter kayıt ve belgeleri arasında yer almadığı, Davacı Bankanın, Bayiler üzerinden tahsis ve kullandırdığı İhtiyaç Kredi Sözleşmelerinin asıl nüshalarının ve Kredi geri ödeme tablolarının asıl nüshalarının Kredi veren davacı banka nezdinde muhafaza edilmesi gereken belgelerden olduğu, İşbu açıklamalar çerçevesinde, Davacı Banka tarafından talep edilen İhtiyaç Kredi Sözleşmeleri, Islak İmzalar Müşteri formları ve Müşterilere ait Kimlik verilerine ilişkin ZAYİ BELGE Verilip Verilmemesi hususu Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, ..." tespit edilmiş, Rapora karşı davacı vekilince itiraz dilekçesi sunulmakla, davacı vekilinin itirazlarının gerekçeli olarak değerlendirilmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii ile ek rapor alınmasına karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilmiş; Bilirkişi 20/11/225 tarihli ek raporu ile; "...ZAYİ OLAN BELGELER TABLONUN EN SAĞ SÜTUN BAŞILIĞINDAKİ “Kredi Sözleşmeleri, Islak İmzalı Başvuru Formları, Müşteri Kimlik Verileri” şeklinde belirtilmiştir. Kök rapor içeriğinde de, Davacı bankanın Bayi Müşterileri nezdinde, Depremden etkilenlen İl ve İlçelerdeki 13.918 adet BAYİ Müşterileri, BAYİLER Bazında exel formunda liste halinde yer verildiği ve her bir müşteri için ZAYİ OLDUĞU BEYAN Edilen BELGELERİN DE İhtiyaç Kredi Sözleşmeleri Kredi Başvuru Formu ve Müşterilere at KİMLİK VERİLERİ olduğu raporda belirtilmiştir. Zayi Olduğu beyan edilen Sözleşme, Başvuru formu ve Kimlik verilerinin BAYİ BAZ (esas) alınarak her bir bayi nezdindeki Müşteri Sayısı belirtilerek listelendiği, Davacı Dava dilekçesi ekinde ve Falsh bellek içeriğinde Bayiler nezdindeki 13.918 adet Müşteri detayına yer verildiğinden ayrıca işbu müşterilerin detayı rapor içeriğine taşınmamıştır. Davacı banka tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan EXEL ve Flash Bellek içeriğinden tespit edilen ve KÖK raporda BAYİ esas alınarak tablo halinde dökümü yapılan Bayi Müşterilerinin BAYİLER aracılığı ile Kredi Kullanan Müşterilere ait İhtiyaç Kredi Sözleşmeleri, Islak İmzalı Müşteri formları ve Müşterilere ait Kimlik ve! in 06.02.2023 tarihinde meydana gelen DEPREMDE ZAYİ Olduğunu ve İşbu belgelerle ilgi ZAYİ Belgesi verilmesi talebi ile ilgili olarak Söz konusu Belgelerin, Davacı tarafından dosyaya sunulu olan EXEL formatta ve Flash bellek içeriğinde yer alan 13.918 adet müşteriye ait Bayi müşterilerine kullandırılan ihtiyaç kredileri için, Müşteriler tarafından imzalanan Kredi Sözleşmeleri, Müşteri başvuru Formları ve Müşterilere ait kimlik verilerine ait belgelerin, gerek VUK, gerekse ...82 Maddesi kapsamında saklanma yükümlülüğü bulunan Ticari defter kayıt ve belgeler ile Davacı bankanın beyan dilekçesi kapsamında sunulan emsal kararlar da gözetilerek Söz konusu zayi olduğu beyan edilen belgelerin de (Kredi Sözleşmesi, Islak imzalı Başvuru formları ve Müşteri Kimlik verileri vb.) S411 Sayılı Bankacılık Kanunun 42 Maddesi gereğince ilgili banka nezdinde 10 yıl süreyle saklanması gereken belgeler arasında değerlendirilebileceği, İşbu nedenle de; Davacı bankanın 06.02.2023 tarihinde 10 ili kapsayan DEPREM felaketinde BAYİ Müşterileri nezdinde DEPREM nedeniyle Kredi kullanan müşterilerin Kredi Sözleşmeleri, Müşteri başvuru Formları ve Müşterilere ait kimlik verilerinin ZAYİ olması nedeniyle “ZAYİ BELGE “ verilmesi hususundaki talebinin yukarıdaki Ek değerlendirmeler çerçevesinde nihai takdir Mahkemenizde olacağı, ..." tespit ve rapor edilmiştir. TTK’nun 82. maddesine göre, her tacir; ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini, 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.
TTK'nun 82/7 maddesine göre de; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir (Y11HD., 08.12.2014 tarih, 2014/12543-19170 E. K.). Mahkememizce yapılan yargılama, İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin 19/12/2024 tarih ve 2024/979 Esas 2024/1921 Karar sayılı ilamı, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yasal koşulları oluşmakla; davacı banka bayiileri bünyesindeki “alış-gidiş” isimli ihtiyaç kredisi sözleşmeleri ile ilgili ıslak imzalı müşteri olma formları ve müşterilere ait kimlik bilgilerini içerir belgelerin zayi olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davacı ... AŞ’nin banka bayileri bünyesindeki “alış-gidiş” isimli ihtiyaç kredisi sözleşmeleri, ıslak imzalı müşteri formları ve müşterilere ait kimlik bilgilerini içerir belgelerin ZAYİİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, Davacı yanca sunulan zayi olan evraklara ilişkin tabloların yer aldığı mavi klasörün kararın eki SAYILMASINA, 2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / vekillerine iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır