İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/537 E. 2026/174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/537
- Karar No
- 2026/174
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/537 KARAR NO : 2026/174
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan ) DAVA TARİHİ : 11/09/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/08/2023 tarihinde ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunan ... adresinde davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında idaremize ait içme suyu hatlarına hasar verildiği, söz konusu hasar idaremiz elemanlarınca hasar mahallinde inceleme yapılarak tutanak tutulmuş ve hasar tespiti yapılarak dava konusu hasar bedeli faturalandırıldığı, davalı tarafından içme suyu hattında verilen hasar giderilerek verilen hasar bedelinin ödenmesi için davalıya idarenin... tarihli ... sayılı yazısı ile tebliğ edildiği, ancak davalıya yapılan bildirime rağmen hasar bedelleri ödenmediği, daha sonra idare alacağının tahsili amacıyla ... İcra Dairesi ...E. Nolu dosya sayılı icra dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi yapılmış, ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. DELİLLER : ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Hasar tespit tutanakları, Hasar dosyası, Altyapı Kazı dosyası, Hizmet alım sözleşmesi, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. ... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlular hakkında 25.03.2025 takip tarihi itibariyle 1.964,13TL asıl Alacak, 1.632,18TL gecikme faizi olmak üzere 3.596,13TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, 02.04.20255 tarihinde borca, yetkiye, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişinin hazırlamış olduğu 26/01/2026 tarihli raporda "27.08.2023 tarihinde çalışma esnasında davacı kuruma arıza ihbarının arıza ihbar telefonu ile “kazı esnasında borunun patladığından binada su akmadığının” şeklinde bildirildiği, ilgili şikayet üzerine düzenlenen ... Tespit tutanağı ile 27.08.2023 tarihinde ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunan ... adresinde davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında ...’ye ait içme suyu hatlarına hasar verildiği tespit edilmiş ve onarımı ...’ce yapılmış, ... Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, Altyapı Koordinasyon şube Müdürlüğü yazısında belirtildiği üzere, aynı adreste hasar tarihinide içeren ...ŞİRKETİ’ne 80 metrelik “ Aydınlatma Kablo Tesisi” kazısı için 08.09.2023 – 09.09.2023 tarihleri arasında ... sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiğinin tespit edildiği, ... Belediyesinden temin edilen Altyapı Kazı Ruhat Formunda Kurum görüşlerinde “... aboneden alınan görüşte ...'ye ait mevcut altyapının korunması kaydıyla uygun olduğu hasar Meydanı gelmesi durumunda haber verilmesi gerektiği“ belirtildiği, bu durumda, 27.08.2023 tarihinde ...’ın Aydınlatma Kablo Tesisi” kazısı esnasında 3 adet polietilen boru, 2 adet Nipel, ve 4 adet bağlantı parçasıyla yapılan şube yolu onarımı ve 32’lik borudan akan yarım saatlik su bedelinden oluşan ... içme suyu hattında oluşan zarardan, davalı ... tarafından yapılmış olan çalışma sırasında, olay yerinin içmesuyu hattı projelerini almadan dikkatlice kontrol edilerek gerekli önlemler alınmadan, dikkatsiz ve tedbirsizce yapılması ve içmesuyu hattı derinliği min 60 cmolmasını dikkate almadan ya da çalışma esnasında ...’den ilgili kontrol mühendisini çağırmadan içme suyu hattının patlamasına neden olunduğundan, hasarların ortaya çıkmasında davalı tarafın tam kusurlu sayılması gerektiği kanaatine varıldığı kısaca izah edilen nedenlerle dava konusu hasarın oluşmasında davalı ... % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, yapılan hesaplama sonucunda 25.03.2025 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan toplam alacağı 3598,29 TL olarak hesaplanmışsa da taleple bağlılık ilkesi gereğince MTS takip talebinde belirtilen 3.606,53 TL üzerinden alacaklı olduğu tespit edildiği" şeklinde görüş bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davalı borçlu tarafından gerçekleştirilen haksız eylem neticesinde davacı şirketin içme suyu tesislerinde oluşan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememiz ve icra dairesi zararın meydana geldiği yer sebebi ile görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. 2560 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un Ek 5. Maddesi uyarınca davacı işbu kanuna tabi olup TTK m 16 uyarınca Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. Bu çerçevede davacı ve davalı tacir olup ihtilaf ticari işletme faaliyetleriyle ilgili olduğundan mahkememiz görevlidir. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ... Esas - ...Karar sayılı ilamı). Uyuşmazlık; 27.08.2023 tarihinde ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunan ... adresinde gerçekleştirilen alt yapı çalışmaları nedeniyle oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, davalının sorumlu olup olmadığı, var ise tespit edilen zarar kalemlerinin davalıların haksız fiiline nazaran kadri maruf olup olmadığı ve talep edip edemeyeceği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı konularında toplanmaktadır. ... Başkanlığı, Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünü yazısında, ... Belediye Başkanlığı tarafından ... Şirketi’ne 80 metrelik “....” kazısı için 08.09.2023 –09.09.2023 tarihleri arasında ... sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiği tespit edildiğini belirtmiş ve ... içme suyu hattındaki hasarı gösteren 27.08.2023 tarihinde adres bilgisini , tarihi içeren çekilmiş fotoğrafı ve Tespit Tutanak’ı ve ... Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü yazısı ekinde söz konusu ( hasarın olduğu yere ait) adrese ait Alt Yapı Kazı Ruhsat Formu bilgi ve belgeleri incelenmiş olup hasar tarih ve yeri ile altyapı çalışmalarının aynı yer ve tarihle uyumlu olduğu görülmekle davalı tarafından davacının içme suyu hatlarına zarar verildiği anlaşılmıştır. ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" nin 4. Maddesinde tanımlandığı üzere "altyapı" kavramı "içme suyu, kanalizasyon projeleri, elektrik doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri hafif yaylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları" ifade etmekte ve kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi aldığı ancak bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, içme suyu hatlarına hasar verildiği anlaşılmıştır. Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız eylem meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız eylem meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler, zarar kapsamına dahil edilemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi esas no: ...) Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar kapsamının Türk Borçlar Kanunu’nun 50. (818 sayılı BK.42) maddesi hükmüne ve gerçek zarar ilkesine göre belirlenmesi gerekir. Gerçek zarar ilkesi zarar görenin malvarlığını haksız fiilin meydana gelmesinden önceki duruma getirmeyi amaçladığından düzenlenen bilirkişi raporu ve mahkememizde görülen emsal dosyalar dikkate alınarak davaya konu hasarlarla ilgili olarak davacı tarafından onarılarak çalışılır hale getirilen işlerin birim fiyatlarına göre hesaplama yapıldığı, davacının oluşan hasar tutarı bakımından davalının atıksu bedeli, su bedeli ve malzeme giderlerini talep edebileceği anlaşılmakla 229,25 TL su bedeli, 124,80TL atıksu bedeli ve 490,05TL malzeme bedeli olmak üzere toplam =844,10-TL hasar bedeli ve (27/08/2023-25/03/2025) tarihleri arasında değişen oranlarda avans faiz işletilmesi ile 607,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.451,98-TL hasar tutarında sorumlu olduğu, davacı tarafından talep edilen Şube yolu onarım talebi yönünden Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/12/2010 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olduğu, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği ve zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olmakla zararla ilgisinin bulunmadığı, özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinden hasarın özel olarak adam tutulup çalıştırılmak suretiyle giderildiğine ilişkin fatura vs. ispatlayıcı belge sunulmadığı anlaşılmakla haksız fiillerde gerçek zarar ilkesinin benimsendiği bu anlamda gerçek zarar olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla Şube yolu onarım talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiştir. Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup mahkememizce resen hesaplama yapılmıştır. Uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin ve ispatlanamayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Kabul oranı: % 40,37) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.)Davanın KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 844,10TL asıl alacak ve 607,88TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.451,98-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden avans faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b) Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, c) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00TL nispi karar harcından yatırılan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin 1.857,02TL sinin davalıdan, 2.742,98TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 1.451,98TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 8.581,20TL yargılama giderinin kabul oranına göre 3.464,23TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.451,98TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine, Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.03/03/2026
Katip
Hakim