İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/527 E. 2026/63 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/527
Karar No
2026/63
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/527 Esas KARAR NO : 2026/63

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2025 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davayı konu iptali istenen itirazında yetkiye, icra takibine, ödeme emrine, borca, işlemiş faize, takip sonrası işleyecek faize ve feri’ilerine itirazlarını sunduğunu, bu itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu, karşılığı para olan borcun konusunun baskı işleri olduğunu, söz konusu işlerin yapılmış olup davalı şirkete teslim edildiğini, karşılığında da faturalar düzenlendiğini, düzenlenen faturaların e-fatura olup herhangi bir tebliğe gerek kalmadan davalı şirketin sistemine düştüğünü, bugüne kadar da söz konusu faturalara ilişkin herhangi bir itiraz yapılmadığını, yapılan faiz itirazının yerinde olmadığını, çünkü faturalara ilişkin olarak temerrüt nedeniyle herhangi bir faiz işletilmemiş olup sadece takip sonrası faiz talep edildiğini, talep edilen faizin türünün doğru olduğunu, zira iki taraf da şirket olup söz konusu faturaların sebebinin ticari iş olduğunu, davalı tarafın ''faizin yasal faiz olması gerektiği'' yönündeki beyanının da ikrar içerdiğini, davalı şirketin yetki yönünden itirazının da mesnetsiz olduğunu çünkü davaya konu icra takibinin davalı şirketin adresinin bağlı olduğu Küçükçekmece İcra Dairesinde başlatıldığını, davacı müvekkili tarafından davalı şirkete yapılan işler karşılığında; 26.000 adet fason baskı için 24/09/2024 tarihinde toplam 95.580,01-TL bedelli ve ...... fatura numaralı, 15.000 adet fason baskı için 30/09/2024 tarihinde toplam 46.080,00-TL bedelli ve ..... fatura numaralı, 25.525 adet fason baskı için 04/10/2024 tarihinde toplam 75.599,99-TL bedelli ve ...... fatura numaralı, 7.390 adet baskı için 17/10/2024 tarihinde toplam 21.600,00-TL bedelli ve ........ fatura numaralı,25.940 adet baskı için 25/10/2024 tarihinde toplam 63.600,01-TL bedelli ve ....... fatura numaralı ve 14.855 adet baskı için 11/11/2024 tarihinde toplam 17.160,00-TL bedelli ve ...... fatura numaralı olmak üzere toplam 6 adet fatura kesilmiş olup, davalı şirketten davaya konu fatura bedellerinin ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin tek sefere mahsus olarak ''..... FT. ÖDEMESİ'' açıklaması ile 21/03/2025 tarihinde 50.000,00-TL ödeme yapmış olup daha sonrasında kalan fatura bedellerine ilişkin herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, yapılan bu ödemenin dahi tek başına yapılan itirazın haksız olduğuna ve şirketin borcu kabul ettiğine delalet ettiğini, düzenlenmiş olan faturaların e-fatura niteliği taşıdığını ve düzenlenmelerinin akabinde borçlu şirkete sistem üzerinden tebliğ edildiklerini, entegrasyon ekranına bakıldığında altı faturanın tamamı için de ''Fatura alıcıya başarıyla iletildi. BAŞARIYLA TAMAMLANDI'' ibarelerinin yazıldığının görüldüğünü, faturaların e-fatura olması, başarıyla tebliğ edilmiş olması, davalı şirket tarafından herhangi bir iptal veya iade talebi olmaması, faturaların kabul edilmiş olması ve faturalara ilişkin kısmi de olsa ödeme yapmış olmalarından anlaşılacağı üzere borcun sabit ve davalı şirketin icra dosyasına yapmış olduğu itirazların hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve haksız olduğunu, fatura bedellerinin ödenmesi için davalı şirket ile defaetle görüşmeler yapılmaya çalışılmış olup, davacı müvekkilinin herhangi bir taksitli ödeme planı belirlememiş olmasına rağmen davalı şirketin kendince bir taksit planı belirleyip müvekkili şirkete ilettiğini, ancak davalı şirketin kendi belirlediği bu ödeme planına da uymadığını, karşılıklı görüşme ve iletişim kurma çabalarını da sonuçsuz bıraktığını, müvekkilinin davalıya sözlü, yazılı mesajlar, aramalar ve WhatsApp yazışmaları yoluyla borç durumunu defaetle bildirdiğini ve borcun ödenmesini talep ettiğini, ancak davalının borcu kabul etmiş olmasına rağmen ödemeden kaçınarak sürekli olarak “haber vereceğim, bugün döneceğim” şeklinde ertelemelerde bulunduğunu, tüm bu çabalar sonuçsuz kalınca nihayetinde müvekkili şirketin alacağına kavuşmak için icra yoluna gittiğini ve yukarıda bilgileri yazılı olan 6 (altı) adet faturayı İstanbul Küçükçekmece İcra Dairesinin ...... E. Sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, takibin tebliğinden sonra davalı şirket tarafından kapak hesabı talep edilmiş olup sonrasında takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, 29/05/2025 tarihinde Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosuna 2025/68228 arabuluculuk dosya numarasıyla başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin söz konusu fatura bedellerini yapmış olduğu iş sonunda hak etmiş olup bu ödemelerin geleceği doğrultuda alacak, verecek gibi planlarını düzenlediğini, müvekkilinin faturalara konu işleri yapıp teslim ettiğini ancak ödemelerini alamadığıın, alacaklarına kavuşma çabasının da davalı şirketin haksız ve kötü niyetli davranış ve itirazları nedeniyle engellenmiş olup bunun da müvekkili şirketin ticari hayatını olumsuz etkilediğini iddia ederek; ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak kabulüne, davanın kabulü ile davalı şirketin İstanbul Küçükçekmece İcra Dairesinin ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, iptali talep edilen itirazın haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötüniyetli olması sebebiyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, lehe yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibinin haksız ve dayanaksız olduğundan yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, akabinde zorunlu arabuluculuk süreci yürütüldüğünü ve taraflarca anlaşmama yönünde son tutanak imzalandığını, davacının bu kez de itirazlarının iptali ve takibin devamı için huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı taraf ile davalı müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari cari ilişki ve mal alımına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, takibe konu faturanın tek taraflı tanzim edildiğini, dolayısıyla ikame edilen faturanın icap niteliği taşımakta olup, davacı tarafın alacak iddiasına dair ispat külfetini tek başına yerine getiremeyeceğini, müvekkili şirketin katalog, broşür, dergi gibi ürünlerin basım yayın ve imalatıyla uğraştığını, bu bağlamda 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini ve temini gereken her türlü ham madde ve ürün için uzun süredir aynı firmalarla cari ilişki içerisinde çalıştığını, bu doğrultuda müvekkili şirketin davacı taraf ile süregelen bir ticari ilişkisi olmadığı gibi daha öncesinde de bu doğrultuda bir ticari satıma taraf olmadığını, nitekim müvekkili şirketin davacı taraf ile davacının huzurdaki davada iddia ettiği alacağına konu bir mal satımına dair yazılı bir sözleşmesi de bulunmadığını, bu itibarla davacı tarafça tanzim edilmiş alacak iddiasına konu belgelerin fatura niteliğini haiz olmayıp, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak ve ancak TBK hükümleri tahtında müvekkili şirket tarafından kabule muhtaç bir icap niteliğinde olabileceğini, müvekkili şirketin davacı tarafa bir borcu olmadığı gibi, davacı tarafından iddia edildiği gibi bir ifa ve teslim edilmiş bir mal veya hizmeti yazılı olarak ispatlayan bir delil de söz konusu olmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari akit olmamasına ve alınan bir mal veya hizmet olmamasına karşın fatura düzenlenmesinin davacı tarafın huzurdaki davayı ve dayanak icra takibini kötü niyetle ikame ettiğini ortaya koyduğunu, faturanın bu haliyle icra takibine konu alacağın ispatında kullanılamayacağını, davacı tarafın alacak iddiasının esasen de hukuki mesnetten yoksun ve haksız olduğunu, davacı tarafça haksız faturalara dair malların müvekkili şirkete teslim edildiğini gösteren usulüne uygun sevk irsaliyelerinin de düzenlenmediği ve huzurdaki dosyada delil olarak ibraz edilmediği özellikle dikkate alındğında; huzurdaki davanın değeri de HMK hükümleri gereğince açıkça tanıkla ispat yasağının uygulanmasını gerektirdiğinden faturaya konu malların müvekkili şirkete teslim edildiğinin de davacı tarafça yazılı delille (imzalı teslim tutanağı, sevk irsaliyesi ve benzeri) ispat edilmesi gerekmekte iken bu yönde hiçbir yazılı delil sunulmadığını, herhangi bir sözleşme olduğunu hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sözleşmeye dayanılarak yapılan satış dolayısıyla fatura düzenleme yükümlülüğünün mal tesliminin fiilen yapıldığı tarih itibariyle doğacağını, hukuken henüz teslim edilmemiş mal veya hizmete ilişkin fatura düzenlenmesi hiç bir sonuç doğurmayacağı gibi hiç düzenlenmemiş sayılması gerektiğini, mal veya hizmet tesliminin ifa edildiğine yönelik ispat yükünün fatura alacaklısı davacı taraf üzerinde olduğunu, ayrıca hiçbir şekilde davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın talep ve iddiada bulunduğu alacağın likit nitelikte olmayıp bu suretle icra inkar tazminatı talebinin kanuni şartlarının oluşmadığını, takip alacaklısı tarafından mer'i mevzuata açıkça aykırı ve dayanaksız biçimde davacı tarafça alacak iddiasında bulunulmasının tek amacının haksız ve cebren müvekkili şirketten sebepsiz zenginleşmek yönündeki kötüniyet olduğunun sabit olduğunu savunarak; huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın tamamen reddine, davacının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından davanın Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esasında açılmış olduğu; Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/06/2025 tarih ..... Esas ve ..... Karar Sayılı ilamı ile; "...HSK Genel Kurulu'nun 19/03/2014 tarih ve 129 sayılı kararı ile, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yargı alanı Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi ile aynı olarak belirlenmiştir. Buna göre; Bakırköy, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Avcılar, Başakşehir, Bağcılar, Bahçelievler, Beylikdüzü, Esenler, Esenyurt, Güngören ve Zeytinburnu ilçeleri, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev ve yetki alanında bulunmaktadır. Her ne kadar, Adalet Bakanlığı'nca Küçükçekmece Ağır Ceza Mahkemesi kurulmuş, HSK Genel Kurulu'nun 03.11.2021 tarihli kararı ile Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi belirlenmiş ve mahkemenin faaliyete geçirilmesine karar verilmiş ise de, Küçükçekmece, Başakşehir ve Avcılar ilçeleri bakımından; HSK tarafından, Asliye Ticaret, İş, Tüketici, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri ile İnfaz Hakimliğine ilişkin daha önce alınan yargı çevresi kararlarının uygulanmasının devamı kararlaştırılmıştır. Mahkememizce yapılan inceleme sonucunda; davanın ticari ilişkiden kaynaklı alacak talebine ilişkin olduğu, dava dilekçesinde, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile görülmek üzere açıldığı, mahkememizin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile yargılama yapma yetki ve görevinin belirtilen HSK kararı uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine devredilmiş olduğu, bu sebeplerle dosyanın, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesi gerektiği..." gerekçesiyle gönderme karar verildiği, dosyanın Mahkememizin ..... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklısının ..... Ofset Matbaa Kalıpları İth. İhr. San. Ve Tic. A.Ş., borçlusunun ...... Basım Yayın ve İletişim Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, faturalardan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 269.620,01-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 25/04/2025 tarihli dilekçesi ile icra takibine, ödeme emrine, borca, işlemiş faize, takip sonrası işleyecek faize ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 28/04/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davutpaşa ve Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2024 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün 2025/31607 esas sayılı takip dosyasına göre; TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ incelenmek suretiyle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulanması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların BA/BS formlarında bildirilip bildirilmediği hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 13/11/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 13/11/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Taraf şirketlerin 2023, 2024 ve 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttukları ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait 6 adet ve KDV dahil 319.620,01-TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 319.620,01-TL toplam fatura tutarının 269.620,01-TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına mal - hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığı teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, iş bu 6 adet faturanın tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA formu ile beyan edildiği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 01.01.2023 tarihli ve 18.374,74 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 11.11.2024-31.12.2024-01.01.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 301.245,47 TL alacaklı olduğu, 21.03.2025 tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile davacı tarafın davalı taraftan 251.245,27 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında; davalı tarafın davacı tarafla ile olan cari hesap ilişkisine dair dosya muhteviyatına herhangi bir muavin döküm veya cari hesap ekstresi sunmadığı ancak davacı tarafın düzenlediği takibe konu cari hesaba ilişkin faturaların ve davacı tarafa yapılan ödemenin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 31.12.2024 tarihinde takibe konu fatura kayıt işlemleri ile birlikte davalı tarafın davacı tarafa 319.629,66TL borçlu olduğu, 31.12.2024-01.01.2025 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 319.629,66 TL borçlu olduğu, 21.03.2025 tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı ödeme kayıt işlemi ile davalı tarafın davacı tarafa 269.629,66 TL borçlu olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 251.245,27 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 269.629,66 TL borçlu olduğu, taraflar arasında takip tarihi itibariyle 18.384,39 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların ticari defterlerine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 18.374,74 TL tutarlı kayıt işleminin dönem sonu ve dönem başı işlemlerinden kaynaklandığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 9,65 TL tutarlı kayıt işleminin kayıt farkı işlemlerinden kaynaklandığı, netice itibariyle davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği takibe konu cari hesaba ilişkin 6 adet faturanın tamamının tarafların ticari defterlerine kaydedildiği ve taraflarca karşılıklı olarak BS-BA formu ile beyan edildiği, davalı tarafın takibe konu faturalar yönünden borcunun olmadığını ispat etmesi gerektiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ..... E. ...... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ..... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ..... E. .... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ..... E. .... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, 13/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 13/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait 6 adet ve KDV dahil 319.620,01-TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği ve taraflarca karşılıklı olarak BS-BA formu ile beyan edildiği, 31.12.2024-01.01.2025 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 319.629,66 TL borçlu olduğu, 21.03.2025 tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı ödeme kayıt işlemi ile davalı tarafın davacı tarafa 269.629,66 TL borçlu olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 251.245,27 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 269.629,66 TL borçlu olduğu, taraflar arasında takip tarihi itibariyle 18.384,39 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların ticari defterlerine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 18.374,74 TL tutarlı kayıt işleminin dönem sonu ve dönem başı işlemlerinden kaynaklandığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 9,65 TL tutarlı kayıt işleminin kayıt farkı işlemlerinden kaynaklandığı hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının yasal defterlerine kaydedilmiş ve BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının ticari defter kayıtları ve BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu da nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları/hizmeti teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların/hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı anlaşılmakla ve her ne kadar davacı şirket kayıtlarında davalıdan 251.245,27 TL alacaklı görünse de taraf ticari defterleri arasındaki 18.374,74 TL tutarlı kayıt işleminin davacının dönem sonu ve dönem başı işlemlerinden kaynaklandığı, bu hususun davalı ticari defterlerinden de anlaşıldığı dikkate alınmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak taraf şirketlerin ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin aynı koşullarda DEVAMINA, 2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebi ile itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (53.924,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 18.417,74-TL harçtan peşin alınan 3.256,34-TL harç ve icra dosyasına yatırılan 1.348,10-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 13.813,30-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 3.256,34-TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 1.348,10-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.219,84-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 10.182,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davacı şirket yetkilisinin huzurda, davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026

Katip .....

Hakim ....

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/527, K. 2026/63, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-527-e-2026-63-k-90559113c150