İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/512 E. 2026/330 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/512
- Karar No
- 2026/330
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/512 KARAR NO : 2026/330
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2025 KARAR TARİHİ : 03/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Öncelikle, davalının mersis adresi her ne kadar "----- olsa da müvekkil şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 27.06.2022 tarihli ---- Takip Sistemi Abonelik Sözleşmesi'nin 15. Maddesi Taraflar arasında işbu sözleşmeden doğabilecek uyuşmazlıkların çözümünde --- Adliyesi mahkemeleri ile icra Müdürlükleri yetkilidir uyarınca işbu davanın özel yetkili olan ----- ilgili Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılması zorunlu olduğu, Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen 16.04.2019 tarihli abonelik sözleşmesine istinaden yaklaşık 6 senedir karşılıklı olarak ticari ilişki bulunduğu, Müvekkil şirket tarafından bugüne kadar sözleşmeye istinaden tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmiş olup, son olarak davacı şirket tarafından 07.02.2025 tarihinde düzenlenen faturanın davalı şirket tarafından ödenmemiş olup bunun üzerine davalı şirket ile aşağıda izah edilen sürecin yaşandığı sabittir 07.02.2025 tarihinde müvekkil şirket tarafından düzenlenerek davalı şirkete iletilen faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği, ancak sonrasında müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ödemeye ilişkin talepler akabinde "kullanmıyoruz" gerekçe: davalı şirket tarafından ödemeden imtina edilmeye çalışıldığı, İlgili e-fatura müvekkil şirket tarafından kesilmiş olup, 8 gün içinde reddedilebilir olmasına rağmen davalı şirketin sistemine alınmış olup, vadesi geçen ödemenin talep edildiği 18.03.2025-25.03.2025 ve 11.04.2025 tarihlerine kadar davalı şirket tarafından herhangi bir itiraz veya iptal bildirimi yapılmadığı, Müvekkil şirket tarafından araç takip cihazlarından sistem kısıtlamasına gidilmeden önce 2 kez yazılı olarak bildirim yapıldıktan sonra 3. Bildirime istinaden davalı şirket tarafından borcu kabul etmedikleri ve iade fatura kesecekleri belirtilmiş ve akabinde 09.04.2025 tarihli ----- numaralı iade faturası temel olarak kesildiği için ret verilemeyeceği için sisteme alınmış, müvekkil şirket tarafından bunun yerine 15.04.2025 tarihli ---- numaralı fatura kesildiği, Müvekkil şirket tarafından kesilen 15.04.2025 tarihli ----- numaralı fatura davalı şirket tarafından kayıtlarına alınarak müvekkil şirkete 16.04.2025 tarihinde ----- numaralı iade faturası kesilmiştir. Davalı şirket tarafından kesilen işbu iade faturasına istinaden 16.04.2025 tarihli---- Noterliği ------ yevmiye numaralı Sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı üzere; abonelik iptal formu ya da yazılı bir iptal talebi bildirimi yapılmadan sistem işlemeye devam etmektedir. Müvekkil şirket yükümlülüğü olan araç takip sistemi hizmetini sağlamakta olup, kullanıp kullanmama durumu tamamen tarafınızın muhtariyetinde olduğu, Kaldı ki sistemi kullanmadığınız yönündeki itirazlarınız ise 11.04.2025 tarihli mailde detaylandırıldığı üzere gerçeğe muhalif olduğu, Ayrıca tarafınıza sisteme hangi tarihlerde hangi kullanıcının giriş yaptığının raporu da 15.04.2025 tarihinde yazılı olarak iletildiği, 16.4.2025 tarihinde düzenlenen ------ numaralı iade faturanıza açıkça ve tamamen itiraz ettiğimizi ve kabul etmediğimizi, ekteki cari hesaba istinaden ödemelerin en geç 30.04.2025 e kadar yapılmasını, aksi taktirde yasal yollara başvuracağımızı ihtaren bildirmekteyiz." ihtarname tarafımızca keşide edilmiştir. Davalı ile müvekkil şirket arasında, 16.04.2019 tarihli Eski Cihaz Değişim Fiyat Teklifi, 16.04.2019 tarihli ------ Araç Takip Sistemi Abonelik Sözleşmesi, 23.06.2020 tarihli Satın Alma Fiyat Teklifi, 23.06.2020 tar ------ Araç Takip Sistemi Abonelik Sözleşmesi, 27.06.2022 tarihli Ürün Değişim Fiyat Teklifi, 27.06.2022 tarihli ----- Araç Takip Sistemi Abonelik Sözleşmesine istinaden, ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen 15.04.2025 tarihli ve ---- numaralı faturaya, 2025 Yılı Cari Hesap Ekstresine ilişin cari hesaba konu borcun davalı tarafça ödenmesi gerekirken, bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı, Bunun üzerine davalı hakkında---- İcra Müdürlüğünün ----- Numaralı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 29.198,40-TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takibe başlandığı, İşbu takibe, davalı tarafça 23.05.2025 tarihinde itiraz edilmiş olup, itiraz üzerine ise takip durdurulduğu, Borçlunun itirazları haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetlidir. Davalının, icra takip dosyasına ve dilekçemizin EK-8'de sunduğumuz fatura ve cari hesap ekstrelerinden dolayı borcu bulunmaktadır. Davalı, herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle borca itiraz ettiği, Davalı, müvekkile belirtilen faturalar ve cari hesaptan dolayı borçlu olduğu, tüm bu nedenlerle, davamızın kabulüne, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari temerrüt faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davacı taraf dava dilekçesinde, --- İcra Müdürlüğü'nün ------. Sayılı icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu, davalı şirketin icra takip dosyasına konu fatura ve cari hesaptan dolayı borçlu olduğunu beyan ederek iş bu davayı ikame ettiği, ancak davacının iş bu dava ile talep ve iddia ettiği hususların tarafımızca kabulü mümkün olmadığı, Şöyle ki Davacı taraf, taraflar arasında ki 16.04.2019 tarihli abonelik sözleşmesine istinaden 6 senelik ticari ilişkileri olduğunu, 07.02.2025 tarihinde düzenlenen faturanın davalı müvekkile gönderildiğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini daha sonrasında ise davalı şirketçe takip cihazlarının kullanılmadığı beyan edilerek iade faturası düzenlendiğini ifade ettiği, Davacı taraf her ne kadar takip cihazlarının kullanımına ilişkin kendilerine abonelik iptal formu gönderilmediği gerekçesi ile alacaklı olduğunu iddia etmiş olsa da müvekkil şirketçe davacı taraftan takip cihazlarına ilişkin bir hizmet alınmadığı, Bu kapsamda her ne kadar taraflar arasında yapılmış abonelik sözleşmesi bulunsa da davacı şirkete tarafından müvekkil şirketçe aktif olarak kullanılmayan takip cihazları için fatura düzenlendiği, Bu yönüyle müvekkil şirketçe alacaklı şirketten faturaya konu bir hizmet alınmadığından sözleşme kapsamında müvekkil şirketin davacı şirkete karşı bir sorumluluğu doğmadığı, Nitekim tüm bu hususlar davacı tarafa ekte sunduğumuz maillerden görüleceği üzere bildirilmiş ve açıklandığı, Kaldı ki davacı tarafın vermediği bi met karşılığında müvekkile fatura keşide etmesi ve icra takibine girişmesi kötü niyetli olduğu, Bu kapsamda da müvekkil şirketçe davacının müvekkil şirkete kesmiş olduğu faturaya istinaden 09.04.2025 tarihli ----- numaralı iade faturası düzenlendiği, Davacı tarafça ise iade faturamıza istinaden tarafımıza 15.04.2025 tari ------ numaralı fatura düzenlenmiş ve icra takibine girişildiği, Tarafımızca ise davacı tarafından verilmeyen hizmet kapsamında kesilen faturaya ilişkin başlatılan haksız ve hukuka aykırı iş bu takibe itiraz edildiği, Bu sebeplerle müvekkil firmanın alacaklı firmaya icra takibine konu fatura kapsamında herhangi bir borcunun olmadığını, Nitekim bu beyanlarımız müvekkil şirketin ticari kayıtları, taraflar arasında gerçekleşen mailler ve tanık beyanları ile dava aşamasında ortaya konacağı, Yine davacının talep ettiği icra inkar tazminatı talepleri yerinde olmadığı, Davaya konu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirir nitelikte olup dosya kapsamında icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmayacağı, Kaldı ki taraflar arasında ki ihtilaf sözleşmeden kaynaklanmakta olup söz konusu alacak talepleri likit nitelikte olmayı yargılamayı gerektirdiği, Bu kapsamda davacının icra inkar tazminatı taleplerine itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafça başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin davacı tarafla yapmış olduğu abonelik sözleşmesi bulunsa da, müvekkil şirket tarafından kullanılmayan takip cihazları için davacı tarafça haksız olarak fatura kesilmiş olup, davacı tarafça verilmeyen hizmet kapsamında kesilen fatura alacağı için başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ede tüm bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki gerekçelerden yoksun olan iş bu davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması talepli cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Fatura alacağının tahsili amacıyla --/-İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali, icra inkar tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekilince davadan feragat edildiğine ve karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücret taleplerinin olmadığına dair dilekçe sunulmuştur. Davacı vekilinin feragat yetkisi olduğu görülmüştür. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK md. 307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK md. 309/1, 2, 4). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK md. 310). Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK md. 311). Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir (HMK md. 312/1). Davacılar vekilinin feragat dilekçesi sunduğu, feragatin davayı sona erdiren taraf usul işlemi olması ve feragat beyanından sonra yargılamaya devam edilmesi sözkonusu olamayacağından dosya üzerinden davacı vekilince ibraz edilen dilekçe tahtında feragate göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın FERAGAT nedeniyle REDDİNE 1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 1.230,08 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 498,08 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3- Tarafların talebi olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına 4-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.