İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/506 E. 2025/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/506
Karar No
2025/494
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/506 KARAR NO : 2025/494

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : 12/05/2023 KARAR TARİHİ : 16/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin üyesi olduğu kooperatifle yaptığı sözleşmeye uymayan arsa sahiplerinin kooperatife tapularını devretmemekte olduğunu ve müvekkilinin de kooperatif üyeliğinden doğan mülkiyetine kavuşamamakta olduğunu, şu an arsa sahiplerinin mevcut tüm fiili ve hukuki hakları bertaraf ederek Kooperatif ve üyeleri yokmuş gibi ---- Mahallesi,5873 ada 1 parsel ve 5878 ada 2 parselde tapuya kayıtlı taşınmazların üzerinde kooperatif tarafından inşa edilen binaların yıkımı için ------ Belediyesi Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne başvurarak ‘riskli yapı’ tespiti yaptırarak yıkım kararı alındığını, 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasa’sından faydalanarak hiçbir kooperatif üyesine tebligat yapılmadan sadece arsa sahiplerine tebligat yapılarak kesinleştirilen yıkım kararları uyarınca şu anda üyelerin evlerini tahliye etmek zorunda bırakıldıklarını, yıkım kararlarının tebliğ edildiğini ve müvekkilinin kooperatif üyeliğine istinaden mülkiyeti kendisine devredilmesi gereken dairesinin ------ Belediyesi tarafından yıkılacağını, davalı arsa sahiplerinin; yıkım ile eş zamanlı -----.Noterliğinin 23.11.2022 tarih ------- yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yüklenici olarak -------- Şirketi Müşterek Adi Ortaklığı ile imzaladıklarını, bu sözleşmenin müvekkilinin kooperatif üyeliğinden kaynaklanan ifa talebini tamamen ortadan kaldırdığını, davacı müvekkilinin, 20 senedir tespit talebinde bulunduğu dairede oturmakta olduğunu ve aktif kooperatif üyesi olduğunu, davalı arsa sahiplerinin; ------ile tanzim ettiği arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine riayet etmeyerek ve kooperatifin inşa ettiği binalarda müvekkili de dahil olmak üzere kendi bağımsız bölümlerini teslim alıp kullandığı ve 3.kişilere sattığı halde kooperatif üyelerinin parası ile yaptıkları inşaatta hakkı olan kooperatif üyelerine tapu devrini gerçekleştirmeyerek kooperatife ve üyelerine zarar verdiğini, müvekkilinin davalı kooperatifin de iyi niyetli olmadığını ve mülkiyet hakkını kaybedeceği riskini açıkça gördüğünü ve ivedilikle işbu davanın açıldığını ancak bu davanın yıkım kararını durdurma hakkını müvekkiline vermemekte olduğunu, müvekkilinin huzurda açacağı davasının da kuvvetle muhtemel konusuz kalacağını, bu davayı açmış iseler de yıkım kararı mevcut iken müvekkilinin delilleri yok olma ve delil sunamama riski mevcut olduğunu, -----.Noterliğinin 23.11.2022 Tarih ------- Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile arsa sahipleri; yüklenici olarak -------- Şirketi müşterek adi ortaklığı ile imzaladıkları sözleşmeye istinaden aldıkları yıkım kararı olması nedeniyle davaya konu taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini; bu talep kabul edilmez ise "davalıdır şerhi" işlenmesini, davacının kooperatif üyeliğinin usulen tespitini, dava konusu taşınmazdaki ---- Blok----nolu daire ile --- Blok ------ nolu dükkana tekabül edecek arsa payının belirlenerek bu payını, davalı arsa sahipleri adına olan ---- ili, ----- İlçesi, ------ 5873 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdaki tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan Tapu İptali ve Tescil isteğine ilişkindir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.Somut olayda ; davacı davaya konu kooperatif üyeliğinden kaynaklanan Tapu İptali ve Tescil talep etmektedir. 6100 sayılı Davaların Yığılması HMK 110 (1) maddesi "Davacı, aynı davalıya karşı olan ,birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini ,aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için ,birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır."Davacı tefrik edilen dosyada davalı olarak Kooperatife karşı ' Kooperatif Üyeliğinin Tespitini' talep etmiş diğer arsa sahibi davalılara karşı ise 'Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklı Tapu İptal Ve Tescil Talebinde' bulunmuş olup, taleplerini her bir davalı için ayrı olmasına rağmen bütün davalılar hakkında aynı dava dilekçesi ile dava açılmıştır. Yargılamanın selameti ,usul ekonomisi ve yargılama tarzının basit ve yazılı olması en önemlisi de davacının davalılardan farklı taleplerin bulunması nedeniyle konusu ve davalısı farklı olan davaların bir arada görülmesinde hukuki bir yarar bulunmadığından ve davalar arasında HMK 110 maddesinde bahsi geçen 'Davaların Yığılması'da ' mevcut olmadığından davaların tefrik edilmesi ve görevli mahkemenin buna göre tayin edilmesi gerekmiştir. Bu durumda dava mutlak ve nispi ticari dava da olmadığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp karara bağlanması gerektiği kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın görevli -----Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderleri, harç vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/506, K. 2025/494, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-506-e-2025-494-k-a9bcc50b31fb