İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/504 E. 2026/225 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/504
Karar No
2026/225
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/504 Esas KARAR NO : 2026/225

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/07/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Davacı Müvekkil Şirket tarafından yürütüldüğü, Davalı borçluya ait ... plakalı araçlar ile 01.10.2024- 17.12.2024 tarihlerinde ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığı, Geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine Müvekkil Şirketçe; Davalı-Borçlu aleyhine.... İcra Dairesi 2025/... esas sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla tarihinde icra takibi başlatıldığı, Ancak davalı borçlu , " Borcun tamamına, faize, faiz oranına ve her türlü ferilerine" süresinde itiraz ederek takibin durdurulduğu, Ayrıca Davacı-Alacaklı Müvekkil şirketçe, davalı borçluya ait plakaya tanımlı HGS/OGS hesabına ilişkin provizyon sorgusu kontrolü yapıldığı ve geçişlere ilişkin provizyon sorgusunun “Ürün Sisteme Tanımlı Değil " sonucu ile döndüğünün anlaşıldığı, Hesabı müsait olmayan ve geçişe ilişkin banka provizyon sorgusu olumsuz dönen davalının HGS/OGS etiketinden geçiş ücreti çekilemediği ve ücreti ödenmeyen geçişleri için geçiş ücreti ceza bedeli borçları tahakkuk ettirildiği, Ücret Ödemeden Geçiş Yaptığı Tespit Edilen Araç Sahiplerine İlişkin Tesis Edilen İşlemler, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'a Uygun Şekilde Yürütüldüğü, ... işletiminden sorumlu olan Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket, köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş ücretini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine ilişkin işlemleri, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Hizmetleri Hakkında Kanuna uygun şekilde yürüttüğü, 6001 Sayılı Kanun'un 30. Maddesinin 7. fıkrasında “geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz.” hükmü düzenlendiği, Bu kapsamda araç sahiplerine, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı sunulduğu, İhlalli geçiş yapan araç sahibi birçok kanaldan ihlalli geçiş sorgulaması yaparak yasal takip aşamasına gelmeden borcunu ödeyebildiği, İhlalli geçiş yapan araç sahibi birçok kanaldan ihlalli geçiş sorgulaması yaparak yasal takip aşamasına gelmeden borcunu ödeyebildiği, Bundan bağımsız olarak Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirketin gerek 6001 sayılı Kanun uyarınca gerekse de başkaca İlgili mevzuat kapsamında ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine, ihlalli geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığı, Uygulamada İcra-İflas Yasası kapsamında takibe alınan borçların tahsili aşamasında 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanun hükümleri çerçevesinde icra daireleri tarafından hesaplanmak suretiyle yürütülen faizlerin; katma değer vergisine tabi olduğu, Dolayısıyla yasal düzenlemeler çerçevesinde icra yoluyla tahsil edilen veya açılan davalarda mahkemeler tarafından hükmolunan faiz alacakları katma değer vergisine tabi olup, temerrüt faizi üzerinden katma değer vergisi hesaplanması yasaya uygun olduğunu beyan edip, davanın kabulü ile, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen ... plaka sayılı araçlar ekte sunulan 13 adet ruhsat suretinden de anlaşılacağı “yarı römork” cinsli araçlar olduğu, Bilindiği üzere “yarı römork" cinsli araçlar, çekicilere bağlı olarak hareket eden motorsuz araçlar olduğu, Çekicinin akibetini takip eden yarı römork cinsi araçlar için bağlı oldukları çekiciden ayrı olarak 2. bir defa HGS ücreti talep edilemeyeceği Yani çekiciye bağlı olarak HGS gişelerine giren yarı römorklar için ayrı bir ödeme alınamayacağı, Özetle çekiciye bağlı yarı römork cinsi araçlar için de ayrıca ve 2. bir HGS ücreti tahakkuk ettirilemeyeceğinden, ... plaka sayılı yarı römorklar için tahakkuk ettirilen ihlalli geçiş ücretlerinden davalı şirketin sorumluluğunun olamayacağını bildirip, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Karayolları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... 01/10/2024-17/12/2024 tarihlerinde ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında tüm gün boyu herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... A.Şye müzekkere yazılarak, Davalı ... ŞİRKETİ ( VKN:...)'ne ait ... plakalı araçların HGS kartının 01.10.2024- 17.12.2024 tarihleri ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında hesap bakiye hareketlerini gösterir evraklar ile HGS geçiş ücreti tahsilatlarına ilişkin herhangi bir bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatı verilip verilmediği verildi ise ilgili banka bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 06.11.2025 tarihinde Karayolu Taşımacılık Uzmanı vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. Yine Mahkememizce 12/03/2026 tarihinde Karayolu Taşımacılık Uzmanı vasıtasıyla ek bilirkişi raporu aldırılmış ve ek rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş sebebiyle doğan alacağın tahsili istemine bağlı olarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda takip sebebi ihlalli geçişe dayanmaktadır. Ücretli otoyollardan geçiş sözleşme sorumluluğu doğurmaktadır. Davalı borçlu, ücretli otoyoldan geçerek geçiş ücretini ödeme borcunu yüklenmiş olur. 6001 sayılı Kanun’un 30/5. maddesi “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” şeklindedir. Aynı maddenin 7. fıkrasına göre geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde geçiş ücretini ödeyen kişiler hakkında ceza uygulanmaz. İhlalli geçişlere ilişkin açılan davalar hizmet sözleşmesine dayalı bir para alacağına ilişkin olması sebebiyle TBK md. 89 ve HMK md. 10 hükümleri uyarınca yetkili mahkeme belirlenir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca ücretli otoyollardan geçiş yapan kişiler, geçiş ücretini ödemekle yükümlü olup, ödemenin yapılıp yapılmadığını takip etmek zorundadır. İstanbul BAM 17. HD 2019/105 Esas ve 2022/389 Karar sayılı ilamında “Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır.” şeklinde karar vererek geçiş yapanların ödeme yapmadığını bildiğini kabul etmiştir. İcra inkâr tazminatına ilişkin olarak ise Yargıtay 3. HD 2022/3213 Esas ve 2022/5927 Karar sayılı ilamında “…bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken…” şeklinde karar vererek, geçiş ücreti ile cezai bedelin likit olduğunu içtihat etmiştir. Somut olayda dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip konusu alacak davalıya ait araçların, davacının işlettiği otoyoldan ücret ödemeden geçiş yapmasına dayanmaktadır. Araçların davalı adına kayıtlı olduğu ve yarı römork niteliğinde olduğu görülmüştür. Davacıya yarı römorkların bağlı olduğu çekicilerin plakası sorulmuş ve hem römorkların hem de çekicilerin HGS kayıtları dosyaya celp edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler kapsamında alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu 01/10/2024-17/12/2024 tarihleri arası davalının adına kayıtlı araçlar ile 22 kez ücret ödemeden geçiş yapıldığı, yarı römorklar için ayrı bir hesap açılmadığı ve römorkların bağlı bulunduğu çekici plakalarının kayıtlı olduğu hesaplardan da ödeme alınamadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesap sonucu davacının 1.799,50 TL geçiş ücreti, 7.198,00 TL ceza bedeli, 1.755,32 TL işlemiş faiz ve 351,08 TL KDV alacağı talep edebileceği hesaplanmıştır. Davalının bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının, çekici plakalarından herhangi bir tahsilat yapılmaması, mükerrer ödeme oluşmaması ve ödeme belgesi sunulmaması sebebiyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Çekicilere bağlı römorklar için ücret tahsilinde, araç cinsine göre çekiciden alınan ücret römorku da kapsayabilir. Çekici plakasından tahsil edilen ücret bu şekilde römorkun ücretini de kapsıyorsa, römork için ayrı bir ücret tahsil edilemez. Ancak somut olayda çekici plakalarından ücret tahsil edilememiştir. Bunun aksini gösteren bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Dolayısıyla mükerrer talep söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının adına kayıtlı araçlar ile davacının işleteni olduğu otoyoldan ücret ödemeden geçiş yaptığı anlaşılmış olup, davacının takip talebindeki hesabının doğru olduğu, römorklar için geçiş ücreti talep edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne ve alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir. Eldeki dava basit yargılama usulüne tabi olup, HMK md. 320 hükmü “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” şeklindedir. Yargıtay 3. HD’nin 2022/7984 Esas ve 2023/1968 Karar sayılı ilamında “Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Mahkemece, tensip zaptı düzenlenerek, taraflara delillerini bildirmeleri yönünde ara kararı alındığı ve davanın taraflarına anılan bu tutanağın tebliğ edildiği, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine eklediği deliller ile ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplandığı ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda taraflar duruşmaya davet edilmeden nihai kararın verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, bu deliller ile dava ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğu, diğer bir anlatımla duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde karar vererek, tarafların delillerinin tam olarak toplandığı ve tarafların beyanları ile birlikte bunların değerlendirildiği yargılamalarda, sırf dosya üzerinden yargılama yapılmasının hukukî dinlenilme hakkını ihlal etmediğini vurgulamıştır. HMK md. 320’nin gerekçesinde de belirtildiği üzere basit yargılama usulü, daha hızlı sonuçlandırılması gereken ve daha kısa ve kolay inceleme yapılabilecek dava ve işler için öngörülen, yazılı yargılama usulüne göre daha kısa, daha basit ve daha hızlı bir yargılama usulüdür. Mahkememizce yargıda hedef süre ile makul süre sebebiyle adil yargılanma hakkı gözetilerek dosya üzerinden karar verilmesi yoluna gidilmiştir. Dava ve cevap dilekçesinde öne sürülen deliller toplanmış, aşamalarda taraflara beyan dilekçesi sunmaları için süre verilmiş ve gerekli ihtarlar yapılmış, iddia ve savunmalar bu çerçevede değerlendirilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, açıklanan şekilde dosya üzerinden ve basit usulde yapılan yargılama sonucu aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin 8.997,50 TL asıl alacak, 1.755,32 TL işlemiş faiz ve 351,08 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 11.103,90 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-2.220,78 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 758,51-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 143,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 11.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 187,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.418,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 11.103,90-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/04/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/504, K. 2026/225, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-504-e-2026-225-k-286afdfcc459