İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/489 E. 2026/208 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/489
Karar No
2026/208
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/489 Esas KARAR NO : 2026/208 Büyükçekmece İcra Dairesi : ...

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşıma işi ile iştigal ettiğini, müvekkiline ait nakliye araçları ile davalı şirkete ait kumaşların taşınması hususunda taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, ilk taşıma işlemine ilişkin olarak taraflar arasındaki ilişkiyi gösteren kiralık araç sözleşmesinin imzalandığını, ancak sonraki taşımalara ilişkin yazılı herhangi bir sözleşme bulunmaksızın taraflar arasında iki sefer daha taşıma işinin gerçekleştirildiğini, yapılan bu taşımalara istinaden davalı şirkete 31.01.2025 tarihli ve ... numaralı, 30.12.2024 tarihli ve ... numaralı, 30.11.2024 tarihli ve ... numaralı olmak üzere sunulan üç adet fatura düzenlendiğini, davalının söz konusu faturalara ilişkin kısmi ödemelerde bulunduğunu ancak bakiye 210.000,00 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediği ve borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalının borca itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Büyükçekmece İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, Esenyurt vergi daireleri, İstanbul Defterdarlığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan Büyükçekmece İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilinin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu olmadığını, bu nedenle icra takibine, ödeme emrine,vekalet ücretine ,borcun tamamına, faize, faiz oranına, ve bilcümle ferilerine, itiraz etmiş olduklarını müvekkili hakkında açılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Büyükçekmece İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 213.450,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 05/01/2026 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacıya Ait Ticari Defterlerde Davalı İle Olan Cari Münasebeti Borç Alacak Bakiye Durumu: Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (Açık Hesap İlişkisi) bulunduğunu, açık hesap ilişkisinin ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğunu, açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olduğunu, davacı ile davalı arasında 17.11.2024 tarihinde kiralık araç sözleşmesi düzenlendiğini, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın; davacının alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı ile takibin durması sonrasında itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusunun davacının alacaklı olup olmadığı noktasında olduğu tespit edildiğini, huzurdaki davada, davacının davalıya kestiği 3 adet faturanın ödenmeyen bakiye tutarını talep etmekte olduğunu, davacı tarafın, işletme defteri tuttuğundan, davalının yaptığı ödemelere ilişkin EFT dekontlarının dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunduğunu, dosyaya ibraz edilen faturalar ile davalı tarafından gerçekleştirilen EFT ödemeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisi tespit edilmiş olup, bu değerlendirme sonucunda davacının davalıdan 195.866,28 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığını, Ba- Bs Beyannameleri: Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, davalıya ait 2024 ve 2025 yılına ilişkin mal karşılığı karşılıklı satım/alım beyannamesinin, 06.06.2025 tarihli yazı ekinde dosyaya sunulmuş olduğunu, söz konusu beyanname içeriğinde, 2024 yılında davacıdan 2 adet fatura ile KDV hariç 174.833,00 TL, 2025 yılında ise 1 adet fatura ile KDV hariç 101.000,00 TL mal hizmet alımı yaptığının vergi dairesi kayıtlarına yansıdığını, aynı beyannamede davacı işletmenin de davalıya 2024 yılında 2 adet fatura ile 174.833,00 TL, 2025 yılında da 1 adet fatura ile 101.000,00 TL satış yaptığının vergi dairesi kayıtlarına yansıdığının tespit edildiğini, dosyaya celbedilen davalı vergi dairesi kayıtlarının BA-BS beyannamesi incelendiğinde, taraflar arasında gerçekleştiği beyan edilen faturalara ait kayıtların birbiriyle uyumlu olduğunun tespit edildiğini, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının incelendiğini, İşlemiş Faiz Hesabı Ve Temerrüt Faizi Talep Edilmesi incelendiğinde, T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas ..., Karar ...” davacı alacaklı tarafça takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğinin değerlendirildiğini, Davalı Açısından İnceleme: Sayın Mahkemenin taraflara ait ticari defterler ile bunların dayanağı belgeler üzerinde inceleme yapılması hususunda 03.11.2025 günü davacı vekilinin hazır olduğu duruşmada taraflara verilen süre içerisinde ilgili yıl ticari defterlerinin mahkeme kaleminde hazır bulunması için ihtar davacı vekilinin halde bunları ibrazdan kaçınmış ve karşı tarafın iddialarının kabul edileceği sayılarak haklarında TTK ve HMK’nın ilgili maddelerinin uygulanacağının ihtar edilmiş olduğunun görüldüğünü, duruşma günü hazır olamayan tarafa duruşma zaptı tebliğ edildiğini, davalı tarafın inceleme günü defter ibraz etmediği, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığını, dava dilekçesinde davacı tarafın sundu faturalar ve davalının EFT ödemelerine göre takip tarihi olan 25.02.2025 tarihi itibariyle davacının davalıdan 195.966,28 TL alacaklı bulunduğunun görünmekte olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığından tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunamadığını, taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığını, taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebetin açık hesap ilişkisi olduğunu, açık hesap ilişkisinin önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğu, açık hesap ilişkisinde tarafların tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olduğu, davacının, davalıya faturaları e-arşiv faturası olarak elektronik ortamda kestiği, e-arşiv faturanın tebliğinin, E-posta ile gönderildiğinde ve sistem üzerinden doğrudan gönderildiğinde sistemsel olarak teslim edilmiş sayılacaklarını, davacının faturayı tebliğ ettiğine ilişkin belge sunmadığını, celp edilen BA-BS beyannamelerinde davalı şirketin, davacıdan 3 adet fatura ile KDV hariç 275.833,00 TL tutarında mal/hizmet alışı yaptığını, aynı şekilde davacı işletmenin de 3 adet fatura ile 275.833,00 TL tutarında mal satımı gerçekleştirdiği vergi dairesi kayıtlarına yansıdığının görüldüğünü, bu çerçevede, tarafların 2024 ve 2025 yıllarına ait BA-BS formlarındaki alım-satım beyanlarının örtüştüğünü ve davalı tarafın, davacı tarafından düzenlenen ve dava konusu yapılan faturayı tebliğ aldığı mütalaa edildiğinden, davacının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyası başlattığı ilamsız takipte 210.000,00 TL asıl alacak, 3.450,00 TL işlemiş faiz, 213.450,00 TL alacak talep ettiğini, Dosya kapsamı incelendiğinde; davacı işletmenin 3.450,00 TL tutarındaki takip öncesi işlemiş faiz talebi, Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince, borçlunun temerrüdü için alacaklının ihtarı olmadığından, takip öncesi döneme ilişkin işlemiş faiz talep edemeyeceği, davacının dava dilekçesi eklerinde beyan ettiği fatura ve EFT dekontlarından davalıdan 195.966,28 TL alacağı olduğunun belirlendiğini, davacının 195.966,28 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %24 orandan başlayacak yasal faiz uygulanması gerekeceği, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 195.966,28-TL alacaklı olduğu anlaşıldığı, BA-BS beyannamesi incelendiğinde, taraflar arasında gerçekleştiği beyan edilen faturalara ait kayıtların birbiriyle uyumlu olduğu, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen ana para bedeli olan 195.966,28-TL yönüyle davanın kabulüne, davalı usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 195.966,28 TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin 195.966,28 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ve faize ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 39.193,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 13.386,46 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.577,95 TL harcın mahsubuyla bakiye 10.808,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.577,95 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.193,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.888,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 8.160,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 4.223,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 377,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/03/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/489, K. 2026/208, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-489-e-2026-208-k-08bfe913553c