İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/488 E. 2026/21 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/488
- Karar No
- 2026/21
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/488 Esas KARAR NO : 2026/21
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı ...'un şoförü olduğunu, metrobüse binmek istediği esnada kapının kapanması ve acı ile bağırması üzerine kapının açılması sonucunda geriye düşmek suretiyle sol kol dirseğinde çok parçalı kırıkların meydana gelmesi nedeniyle hayatın geri kalanında etkisi sürekli kalacak olan hareket kısıtlılığına maruz kaldığını belirtmiş olduğunu, idari yargıda maddi manevi tazminat davası açıldığını, ancak İstanbul ... İdare Mahkemesi ... e. , ... k. sayılı kararıyla; "dava konusu olay nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararların, 2918 sayılı Kanun'dan doğan sorumluluğun yerine getirilip getirilmemesinden kaynaklandığı anlaşılmış olup maddi-manevi tazminat istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." denilerek "Davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine" Karar verildiği, dolayısıyla maddi- manevi talepli tazminat davası adli yargıda ikame edildiğini, ilk olarak belirtmek isteriz ki bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK`nın 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olacağı düzenlendiğini, somut olayda haksız fiilin işlendiği yerin, zararın meydana geldiği ve zarar görenin yerleşim yerin Esenyurt ilçesi olduğu, davacının 21.02.2024 tarihinde saat 07.20-07.30 arasında işyerine gitmek için .... Durağına gittiğini, ..... son durağı istikametine giden ... kapı ve ... plakalı metrobüsün gelmesi üzerine metrobüsün yanına gittiğini ve açık kapısından içeri girmek için sağ ayağını metrobüsten içeri attığını ve yine diğer ayağını da metrobüsün içine girmek için attığı esnada metrobüs şoförü tarafından hiçbir uyarı ya da ikaz olmaksızın metrobüsün kapılarını aniden kapatıldığının iddia edilmiş olduğunu, sağ ayağı metrobüsün kapısında sıkışan davacının bağırması üzerine şoför bu defa kapıyı hızla açtığını ancak bu esnada kapılar açılırken çarpma sonucu zaten bir ayağı askıda kalmış olan davacıyı dengesiz bir şekilde yere fırlatmış olduğunu ve bu sırada davacının sol kolunun üzerine düştüğünü, acı içerisinde kıvranmaya ve bağırmaya başlaması üzerine olay yerine ambulans ve polis ekibi sevk edildiğini, ambulans ile götürüldüğü .... Hastanesinde davacının sol kolunun dirsekten çıktığı ve aynı anda parçalı çokça kırığın meydana geldiğini, kolda düşmeye bağlı meydana gelen parçalı kırıklara müdahale edilmesinde hastane imkanlarının yetersiz kalacağı şifaen söylenmesi üzerine davacının bu defa ... Hastanesine götürüldüğünü ve tedavisi burada sürdürdüğünü belirttiklerini, somut durumda, davalı ... işletmeleri Genel Müdürlüğü'nün üstlendiği şehir içi yolcu taşımacılığı işine tahsis edildiğini, metrobüsün sebep olduğu zarardan sorumluluğu karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. Maddesindeki işletme sıfatına, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu ise yine aynı kanunun 85/1 ve 91. Maddeleri gereğince zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayandığını belirterek, davacının 24.02.2024 tarihinde, 07.20-07.30 saatleri sıralarında, davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki, maliki ve işleteni davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü olan ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı ... kapı ve ... plakalı metrobüsün açık kapısından içeri girmeye çalışırken hiçbir uyarı olmaksızın ve şoför tarafından kontrol edilmeksizin aniden metrobüsün kapısının kapanması, davacının ayağının sıkışması üzerine bağırması ile kapının bu defa aniden açılması ve davacının dengesini sağlayamayarak geriye doğru dirseğinin üzerine düşmesinde davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu belirttiklerini, davanın kabulü ile, şimdilik 15.000,00 -TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkili ...'a verilmesine,100.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkili ...'a verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Sigortası A.ş'nin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın toplam 15.000,00-TL bedelli “belirsiz alacak davası” ikame ettiğini, davacının anılan alacak kalemleri açısından işbu davayı açmasında hukuki yarar olmadığını ve hukuki yarar kendiliğinden gözetilecek bir dava şartı olduğunu, Davacı tarafın davadan önce genel şartların öngördüğü Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu ile sigorta şirketine başvuru yapmadığını belirtmiş olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirttiklerini, somut olayda; davacı davadan evvel genel şartların öngördüğü Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün cevap dilekçesinde özetle; Metrobüs Yönetim Müdürlüğü şoför personelinden ... sicilli ..., 21.02.2024 tarihinde idaresinde bulunan ... kapı nolu metrobüs ile çalışırken, ... istasyonunda yolcuları indirip kapıları kapattığı esnada arka kapıdan binmek isteyen ... isimli yolcuya, otomatik kapının çarpmasıyla dengesini kaybettiğini, yere düşmesi sonucu yaralanmalı kaza meydana geldiğini, yaralanan yolcu, kaza sonrasında ambulansla hastaneye kaldırıldığını, Hadise ile alakalı Teftiş Kurulu Başkanlığı nezdinde yürütülen soruşturmada özetle; "...kamera görüntülerinin incelenmesinde ... sicilli ...'un .... istasyonuna gelerek araç kapılarını açıp yolcu iniş binişini sağladığını, süreç boyunca yan aynadan kapıları kontrol ettiğini, kapıların kapanma hareketini gerçekleştirdiği esnada koşarak araca binmeye çalışan bir yolcunun arka kapıya hızlıca çarptığı ve düştüğü, düşen kapanacağı ihtimalini göz ardı ettiğini, kaldı ki şoför personelin kamera görüntülerinde sağ aynadan kapı önlerini kontrol ettiğinin görüldüğünü, dolayısıyla yaşanan yaralanmalı kaza hadisesinde istasyon içerisinde kontrolsüz şekilde koşarak araca binmeye çalışan yolcunun kusurunun sabit olduğunu, şoför personelin ise yaşanan hadisede herhangi bir ihmal ya da kusurunun bulunmadığı görüldüğünü" belirttiklerini, olaya ilişkin karakol tutanaklarında ve sair belgelerde davacının olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu davalı kurumun herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığı açıkça tespit edildiğini, dava dilekçesine ekli belgelerin incelenmesinden, davacının kalıcı herhangi bir maluliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, Yargıtay kararları uyarınca kusur ve maluliyet durumunun hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde Adli Tıp Kurumu'nca ya da uzman bilirkişi heyetince tespiti gerektiğini, kusur durumu kesin ve net bir şekilde belirlendikten sonra, davacının Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek olay nedeniyle herhangi bir maluliyetinin bulunup bulunmadığının da ayrıca tespitini talep ettikleri, maddi tazminat kapsamında uğranılan zararın belgelendirilmesi gerektiğini, sunulan bordro bulunmaması nedeniyle davacının beyan ettiği gelirin gerçeği yansıtmadığı anlaşılmadığını, bu nedenle davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığının çalışıyor ise gelirinin tespiti gerektiğin ayrıca yine davalının idare şoför personele de gerekli eğitimleri yaptırdığını, davalının idarede bu tarz üzücü kazaların meydana gelmemesi için bütün tedbirleri almadığını, idare şoförü olaydan sonra hemen aracını durdurup yaralıya müdahale ettiğini, polis ve ambulansa haber vermiş yaralının hastaneye ulaşmasını sağladığını, ayrıca istenen maddi ve manevi tazminat miktarları da fahiş olduğundan reddini talep ettiklerini belirterek, davanın reddini talep ettiklerini, davanın Sosyal Güvenlik Kurumua ihbarına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalının kaza tarihine kadar uzun yıllardır şoförlük yapmakta olduğunu, yine bu tarihe kadar bu şekilde bir olay yaşamadığını, davalının son derece dikkatli bir şoför olduğunu, kurum içerisinde çalıştığı süreye rağmen bu konuda öne çıkan isimlerden olduğunu, ancak işbu davanın açılmasına davacı sebep olduğunu, davalı sevk ve idaresindeki metrobüste yolcu alıp indirirken ...'nin yönergesi doğrultusunda hareket ettiğini, kapılar açılırken ve kapanırken uyarı sesi verilerek yaklaşık 3-4 saniye boyunca bu uyarı sesi ile yolcular uyarıldığını, kaldı ki kapı kapanmadan metrobüsün hareket etmesi mümkün olmadığını, davacı vekilinin söylediği gibi davacı tam bu uyarı sesi verilirken yani kapı kapanmak üzereyken metrobüse atlamaya çalıştığını, bu durumda davalıya kusur izafe edilmesi mümkün olmadığını, zira yolculuk kurallarına riayet etmeyen ve tam kusurlu olan kişi davacının kendisi oldıuğunu, davacı vekilinin davalının ayağı sıkıştıktan sonra müvekkilinin kapıyı hızlıca açtığını iddia ettiğini, böyle bir şeyin mümkün olması hayatın olağan akışına ters olup iddiadan ibaret olduğu, davacı kazanın meydana gelmesinden kendisi sorumlu olduğu, araca binerken kendine düşen sorumluluklara ve kurallara riayet etmediklerini, davacının asli kusurlu olduğu, tüm bu açıklamalar ışığında davalıya izafe edilen kusuru kabul etmediklerini ve bu sebeple meydana gelen olayda tarafların kusur durumunun yeniden tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 21/02/2024 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının/davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurunun tespiti halinde kusur oranının ne kadar olduğu, buna bağlı olarak diğer davalıların da meydana gelen kazada davacıya karşı sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, davacının tedavi giderinden kaynaklı zararının bulunup bulunmadığı, varsa zarar miktarının tespiti ile talep edilecek maddi tazminat bulunup bulunmadığı, varsa zarar miktarının tespiti, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı olduğu görülmüştür. .... Hastanesi'ne, yazılan müzekkere cevabının geldiği görülmüş, hastaneye ait tüm tedavi evrakları ve belgelerin mahkememize sunulduğu görülmüştür. ... Hastanesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüş, hastaneye ait tüm tedavi evrakları ve belgelerin mahkememize sunulduğu görülmüştür. UYAP sistemi üzerinden celp edilen Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; "müşteki ...'ın metrobüse bindiği esnada kapısının kapanması neticesinde yaralandığından bahisle şikayetçi olması neticesinde soruşturmaya başlanılmış ise de; müşteki beyanı incelendiğinde, müştekinin metrobüse binişte kendisinden beklenen gerekli özeni göstermediği, kusurun müştekide olduğu, olay ile ilgili olarak 3.kişilere yüklenebilecek kusur bulunmadığı" gerekçesi ile kovuşturmaya yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz 29/09/2025 tarihli duruşma zaptı ara kararı ile Dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilerek, 21/02/2024 tarihli kazanın oluşumunda kazaya ilişkin tutanaklar, davalı ... vekili tarafından sunulan kamera kaydı içerir CD içeriği incelenerek, 21/02/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ve davacının olaydaki kusur durum ve oranlarının ne olacağı konusunda açık, ayrıntılı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor tanzim edilmesi hususunda tevdi edilmiştir. Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 27/10/... tarihli rapor özetinde ; "Dosya içerisinde kaza tespit tutanağı bulunmamaktadır. Dosya kapsamında ifade tutanakları bulunmamaktadır. Dosyada mevcut dava ve cevap dilekçeleri, olay anına ait video görüntülerinin bulunduğu CD ile birlikte tüm dosya kapsamındaki mevcut diğer belgeler incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup olay anını gösterir iki adet görüntü incelendiğinde davalı sürücünün yolcularını indirmek için kapıları açtığı, yolcular indikten sonra kapılarını kapattığı sırada sürücünün görüş açısı dışında kalan bölümden hızlı adımlarla davacı yayanın metrobüse binmeye çalıştığı görülmüştür. Tüm bu hususlar neticesinde davacı yayanın tam kusurlu olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde kusur dağılımına gidilmiştir. Mevcut verilerle; A) Davalı sürücü ..., idaresindeki metrobüs ile olay mahalli durağa gelip yolcularını indirdikten sonra idaresindeki metrobüsün kapılarını kapattığı sırada görüş açısı dışında kalan alandan hızlı adımlarla gelerek metrobüse binmek isteyen davacı yayanın yere düşmesi sonu gerçekleşen kazada alabileceği bir önlem olmadığından atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Davacı yaya ..., olay mahalli durakta yolcularını indiren metrobüsün kapılarını kapattığı anda kendi güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde sürücünün görüş açısı dışında kalan alandan hızlı adımlarla gelerek metrobüse binmek istediği sırada kapanan kapı nedeniyle yere düşmesi sonucu meydana gelen kazada kusurlu, A) Davalı sürücü ...'un kusursuz olduğu, B) Davacı yaya ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" görüş ve kanaatinin bildirildiği, bu hali ile adli tıp trafik raporunun kazanın oluş şekli, kaza ile ilgili soruşturma evrakları ile birlikte değerlendirildiğinde 21/02/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ve davalı sürücünün olaydaki kusur durum ve oranlarının ne olacağı konusunda açık, ayrıntılı ve denetime imkan verecek nitelikte ve hüküm vermeye elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, 21/02/2024 tarihli trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, yargılama aşamasında trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda davalı sürücü ...'un idaresindeki metrobüs ile olay mahalli durağa gelip yolcularını indirdikten sonra idaresindeki metrobüsün kapılarını kapattığı sırada görüş açısı dışında kalan alandan hızlı adımlarla gelerek metrobüse binmek isteyen davacı yayanın yere düşmesi sonu gerçekleşen kazada alabileceği bir önlem olmadığından atfı kabil kusuru bulunmadığı, davacı yaya ...'ın olay mahalli durakta yolcularını indiren metrobüsün kapılarını kapattığı anda kendi güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde sürücünün görüş açısı dışında kalan alandan hızlı adımlarla gelerek metrobüse binmek istediği sırada kapanan kapı nedeniyle yere düşmesi sonucu meydana gelen kazada %100 oranında asli derecede kusurlu bulunduğu kanaatinin bildirildiği, bu hali ile yargılama kapsamında alınan adli tıp raporunun kaza ile ilgili evrakları irdeleyen nitelikte, 21/02/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ve davacı yayanın olaydaki kusur durum ve oranlarının ne olacağı konusunda açık, ayrıntılı ve denetime imkan verecek nitelikte ve hüküm vermeye elverişli olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 2.561,63-TL peşin harcın mahsubu ile fazla kalan 1.829,63-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince maddi tazminat yönünden 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ÖDENMESİNE, 7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince manevi tazminat yönünden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ÖDENMESİNE, 8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, Davalı ... vekilinin ( E - DURUŞMA İLE) yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/01/2026
Katip .... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır