İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/485 E. 2026/279 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/485
- Karar No
- 2026/279
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/485 KARAR NO: 2026/279
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın davalı firmanın talebi üstüne 10mm ve15mm saçtan kalıp yapım işi yaptığını, davacının verdiği hizmet karşılığında davalı firmaya e fatura düzenlemiş olup karşı tarafın ilgili faturalara itirazda bulunmadığını, ödeme yapılmaması üzerine Kahramankazan İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, davalı şirketin kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini beyanla davalı borçlunun icra takibne itirazının iptali ile haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itiraz nedeni ile %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kahramankazan İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazı yazılarak karşılaştırmalı BA&BS formları celp edilmiş, dosyadaki tüm belgeler ile sunulan ticari defterler üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Mahkememizce alınan 30/01/2026 tarihli bilirkişi kök raporunda ve 05/03/2026 tarihli ek raporunda özetle; '' Davacıya ait incelenen ticari defterlerin; TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartları taşıdığı ve uygun olarak açılış ve kapanış tastikleri ile yapılan kayıt işlemlerinin muhasebe standart düzenlemelerine göre uygun yapıldığının ve davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edildiği, bu hususla ilgili hukuki değerlendirmenin sayın Mahkemelerine ait olacağı, Bu bağlamda, yukarıda ter alan tespitlere göre Kök Raporda yapılan tespitlerde değişiklik olmadığından, Davacı tarafından 2023 yılında 4 adet e-Fatura düzenlendiği ve davalı tarafından da düzenlenen faturalar kapsamında; 5.899,41 TL, 25.000,00 TL, 10.000,00 TL ödemesi olduğu, 2023 yılında toplamda 4 fatura toplamı olarak 85.933,33 TL tutardan davalı ödemesi Toplamı 40.899,41 TL olup, 31.12.2023 tarihi itibariyle 85.933,33-40.899,41 = 45.033,92 TL olarak davalının davacıya borcunun kaldığının anlaşıldığı, Ancak, Davalı tarafından davacının düzenlediği 10.630,72 TL tutarlı 16.11.2023 tarihli faturaya, 2024 yılında 13.01.2024 tarihli İade faturası düzenlendiği, bu düzenlenen iade faturasının 2024 yılında 13.01.2024 tarihinde kayıtlara alınmış olmakla birlikte iade faturasının davacı tarafın kabul etmesiyle, iade faturasından davalının 10.630,72 TL alacaklı olduğu tespitine göre; Davalının davacıya; 45.033,92-10.630,72 = 34.403,20 TL borcunun kaldığı, Düzenlenen e-Fatura Belgelerinin karşı tarafa sistem üzerinden bildirilen adrese otomatik olarak gönderildiği ve teslim şartları oluştuğu, gönderilen faturalar ve irsaliyeler karşılığı davalı tarafın bu belgelerin iadesi olarak 1 adet faturanın iadesi yapıldığı ve davacı tarafından da iade faturasının kabul edilerek ticari defterlerde 320 hesapta muhasebeleştirildiği, başkaca mal/hizmetin yerine getirilmediği, kusurlu, eksik yapıldığı, teslimi yapılmadığı gerekçelerine dayalı davalının dava dosyasında sunulu belgenin bulunmadığı, Davacının, icra takibine konu faturada, vade tarihi belirtilmediğinden ve davalıyı temerrüde düşürüldüğü tespit edilmediğinden, Sayın Mahkemelerinin hukuki değerlendirmesine göre; 34.403,20 TL tutarın 21.08.2023- 01.02.2025 arası temerrüt faizi; 19.587,00 TL olarak hesaplandığı, Bu tespitlere göre, davalının davacının 4 faturadan kaynaklı davalıdan 34.403,20 TL asıl alacak, 19.587,00 TL işlemiş faizi olarak alacaklı olduğu, taleple bağlılık gereği, Kahramankazan İcra Dairesinin ....Esas sayılı dosyasında, 53.989,02 TL davacının davalıdan alacaklı olduğu, ''nun belirlendiği anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Takibe konu edilen faturaların davacı defter ve kayıtlarında mevcut bulunduğu, davacı defterlerinin kanunun belirlediği usule uygun olarak tutulduğu, akibe konu faturaların e-fatura senaryosunda düzenlendiği, uygulamada fatura düzenlendiği anda GİB nezdinde kurulu sistem üzerinden alıcısının ekranına düştüğü, fatura alıcısının bir itirazı var ise sistem üzerinden reddedileceği hususu ve iade etmediği faturaların bir kısmını ödediği de göz önünde bulundurularak davalı tarafından iade faturası düzenlenen fatura haricindeki faturaları kabul ettiği, fatura münderecatında "irsaliye yerine geçer" ibaresi bulunduğu, reddedilmeyen ve iade fatura düzenlenmeyen fatura yönünden teslimin gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir. Davacı tarafından her ne kadar TTK 1530. Maddesine istinaden faiz talebinde bulunulmuş ise de ; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayıp, sözlü akitte ödeme günü kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı bilinmediğinden, faiz hususunda TTK'nın 1530/4. Maddesi dikkate alınmamıştır. TBK'nın 117. ve TTK'nın 18/3. Maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen anapara miktarı kadar borçlu olduğu, şartları oluşmadığından davacının takipten öncesine ilişkin faiz talebinde haksız olduğu, takipte belirlenen anaparaya yönelik davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 34.403,20-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, faize yönelik talebin REDDİNE, 2-Kabul edilen asıl alacak (34.403,20-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (6.880,64- TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 2.350,09-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 652,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.698,04-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 652,05-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 34.403,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 11.276,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 7.185,35-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/04/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır