İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/466 E. 2026/234 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/466
- Karar No
- 2026/234
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/466 Esas KARAR NO : 2026/234
DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ve müvekkilinin ticari ünvanına sahip olduğu ... isimli otel arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca taraflar arasında cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, bu hesaba göre davalının müvekkiline toplam 52.933,91-TL borcu bulunduğunu ,davalının borcunu ödemediği için .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca ve yetkiye itiraz ederek takibin durmasını sağladığını, takip dosyasının başka bir icra dairesine gönderilmesine rağmen davalının, aynı şekilde borca itiraz ettiğini ve bu nedenle icra takibinin ikinci kez durduğunu, davalının kendi ticari defterlerlerinde kayıtlı olan borçlara karşılık kısmi ödemeler yaptığını, ancak kendisine gönderilen faturaların karşılığını tam olarak ödemediğini, davalı tarafından yapılan yetki itirazı sonrası dosyanın .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasına gönderildiğini, icra dosyası kapsamında takibe dayanak teşkil eden 26/09/2024 tarihli ... numaralı 38.272,00-TL bedelli ve 14/06/2024 tarihli ... numaralı 39.981,99-TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı tarafın 26/09/2024 tarihli faturayı tamamen ödemediğini, 14/06/2024 tarihli faturanın ise 14.661,91-TL'lik kısmını ödemediğini, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasından düzenlenen ödeme emrinin davalı şirket vekiline 14/04/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından icra dosyasında borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının, borcunu ödemeyip icra takibine itiraz etmesi ve müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla zaman kazanmaya çalışması, kötü niyetli davranışını açıkça ortaya koyduğunu, davalının, dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak müvekkilinin alacağının tahsilini imkânsız hale getirebileceğinden endişe duyulduğunu, telafisi imkânsız zararların önüne geçebilmek için, mahkemenin teminatsız ve duruşmasız olarak davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasını, borçlunun .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yapılacak araştırma neticesinde, davacının tacir değil esnaf olduğundan, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan ... isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talepleri bulunduğunu, bu sebeplerle; davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine, davanın haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile %20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Ticaret ve Sanayi Odası müzekkere cevabı, Ula Vergi Dairesi müzekkere cevabı, faturalar, sözleşme ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğüne ait 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 15/04/2026 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin isteği ve rızası üzerine HMK md. 123 gereğince açmış oldukları davalarını geri aldıklarını, bu sebeple, davadan geri alınması taleplerinin kabulüne ve dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 15/04/2026 tarihli dilekçesi ile; davacının, davanın geri alınması talebine muvafakat ettiklerini, davacıdan dava masraf ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, davacının, davasının geri alınması talebi ve muvafakatleri doğrultusunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 123. maddesinde "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir." hükmü ile davanın geri alınması düzenlenmiştir. Davanın geri alınması durumunda dava hiç açılmamış sayılır. HMK'nın 333/1. maddesine ve yerleşik içtihatlara göre, davanın geri alınması durumunda, geri alma anına kadar edinilen izlenime göre, haksız olduğuna kanaat getirilen tarafa vekalet ücreti ve yargılama giderleri yüklenir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı vekili 15/06/2026 tarihli dilekçesinde, HMK'nın 123. maddesi gereği davanın geri alınmasını talep ettiği, davalı vekili tarafından sunulan 15/04/2026 tarihli dilekçesinde davanın geri alınmasına muvafakatlerinin olduğunun beyan edildiği görülmüştür. Davacının davasını geri alması ve davalının da bu geri almaya açık muvafakat etmesi nedeni ile dava hiç açılmamış sayılacağından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin davadan vazgeçme beyanı uyarınca HMK madde 123 gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 171,98-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafın vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 15/04/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır