İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/464 E. 2026/95 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/464
- Karar No
- 2026/95
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/464 Esas KARAR NO : 2026/95 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 02/06/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eşine ait -------- plakalı araç ---------Ş. ye 27.06.2018 tarih ve ---------- nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile kaza tarihini kapsayacak şekilde sigortalı olduğunu, ayrıca aynı dönemi kapsayan --------- nolu KASKO Poliçesi de mevcut olduğunu, müvekkili tarafından kullanılan--------- plakalı araçla 12.06.2019 tarihinde trafik kazası meydana gelmiş ve --------- isimli şahsın yaralandığını, kaza sebebiyle yaralanan --------- tarafından --------- Esas sayılı dosya ile tazminat davası açıldığını, mahkeme aracılığı ile sigorta şirketine ihbar edildiğini, kararda ihbar olunan olarak yer aldığını ancak davalı tarafın dosyayı takip etmediğini, mahkemece bilirkişi incelemesi neticesi 11.02.2025 tarihinde işgöremezlik sebebiyle 277.639,93 TL tazminat kararı verilmiş ve tazminat alacağı ---------İcra Dairesi ---------- Esas icra dosyası ile icraya konulduğunu, maddi tazminatları --------- plakalı araç ---------Ş. ye 27.06.2018 tarih ve ----------- ZMSS poliçe kapsamında olup, icra dosya borcunun 15 gün içinde ödenmesi aksi takdirde rücu alacağına dayanan dava açılacağını ---------Noterliğinin 17.03.2025 Tarih ve ---------- yevmiye sayılı İhtarnamesi 17.03.2025 tarihinde dava sigorta şirketine tebliğ edildiğini, ihtarnameye hiçbir cevap verilmemesi üzerine--------- Arabuluculuk Bürosunun ------- Büro ---------- dosya numara ile arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu da belirterek, davalının ödeme yüküne dayanan ilam borcu sebebiyle diğer dava ve fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin poliçe kapsamındaki ilam nedeniyle icra tazyiki altında olduğu--------İcra Dairesi -------- Esas icra dosyası maddi tazminat gideri vekalet ücreti ve yargılama giderleri bedeli olarak tahkikat ile ortaya çıkacak net hesap sonrası mahkeme ilamı ile tespit edilen 277.639,93 TL nin ( ihbar ile temerrüt hükümleri uygulanmak suretiyle) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sigortalısı --------- olduğunu, poliçeden dolayı talepte bulunma hakkı sigortalı/sigorta ettirende olduğunu, davacı sürücü olup talepte bulunma hakkı bulunmadığını, zararın rücuen sigortacıya aktarılması için öncelikle zararın davacı tarafından ödenmiş olması gerektiğini, davacı taraf henüz kendi sorumluluğunu yerine getirmediğini, bu nedenle de davacının dava hakkı bulunmadığını belirterek, aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, davada zamanaşımının dolmuş olup bu bakımdan davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı davayı müvekkili şirkete geç ihbar etmiş olduğunu ve müvekkilinin savunma hakkı elinden alındığını, müvekkili şirketin, poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, zarar gören fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın müvekkili şirketi ibra etmiş olup artık dava açma hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, sürücünün ZMM sigortacısına karşı açtığı, zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödemenin Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası kapsamında sigortacıdan rücuen tahsili talebine ilişkin olup, 12/06/2019 tarihli kazada yaralanan dava dışı --------- maluliyetin nedeniyle ----------- Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat ödemesine karar verilen ve hakkında takip başlatılan davacının, tarafına yüklenen maddi tazminatın ZMMS poliçesi kapsamında davalıdan tahsilini talep etmiştir.TBK' nun müteselsil sorumlulukta iç ilişki başlıklı 62. maddesinde "Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur" şeklinde müteselsil sorumlulukta rücu düzenini tanımlamıştır, Tehlike sorumluğunda rücu ilişkisi sorumlu kişiler kusursuz ise tehlike derecesine, kusurlu iseler kusur oranına göre belirlenir. TBK nin 62/1 maddesinde düzenlenen rücu kategorisinin başında kusur sorumluları gelmektedir. Bir sebep sorumlusunun ( kusursuz sorumlunun ) kişisel kusuru yok ise yardımcısının kusuru kendi kusuru sayılmaz. Tazmin yükümlülerinin olağan sebep sorumlusu ile tehlike sorumlusu olması halinde tehlike sorumlusunun zarara daha yüksek bir pay ile katılması gerekir. Ancak kusur sorumlusu, akdi sorumluya veya ek kusuru bulunmayan sebep sorumlusuna rücu edemez. Borçlar Hukuku Genel Hükümleri s.y 822 v.d Yasal düzenlemeler gereğince haksız fiil sorumlusu, zarar görenin zararını karşılarsa bunu kimseye rücu edemeyecektir. Kanundan dolayı trafik kazasından sorumlu olan kişi zarar görenin zararını öderse, haksız fiil sorumlusuna ya da sigorta poliçesine dayanarak kendi sigorta şirketine rücu edebilecektir. Sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu olan sigortacı, zarar görenin zararını öderse, sigorta poliçesindeki hükümlere dayanarak koşulların bulunması halinde kendi akidine rücu edebilecektir. Dolayısıyla haksız fiil faili olan davacı sürücü, kanundan dolayı sorumluluğu bulunan işletene rücu hakkına sahip olmadığı gibi aralarında sözleşme ilişkisi bulunmaması nedeniyle sözleşmeden dolayı sorumluluğu bulunan sigortacıya karşı da rücu hakkına sahip değildir. Somut olayda, davacı sürücünün zarar görene karşı birlikte müteselsilen sorumlu olduğu davalı sigorta şirketine, zarar görene yaptığı ödeme ile ilgili rücu hakkı olmadığı, davalı sigorta şirketine karşı ancak kendi akidi tarafından dava açılabileceği, alacağın davacıya temliki veya devrine dair dosyada herhangi bir belge-bilgi bulunmadığı ve bu hususun davacı tarafından da ileri sürülmediği, bu nedenle dava şartlarının düzenlendiği HMK 114/d. madde hükmü gereği aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı anlaşılan davacının davasının, usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, Karar harcı olan 732,00 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 4.741,39 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 4.009,39 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde --------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2026