İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/46 E. 2025/768 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/46
- Karar No
- 2025/768
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/46
KARAR NO : 2025/768
DAVA : Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat (Değer Kaybına İlişkin)
DAVA TARİHİ : 15/01/2025
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 07.08.2024 tarihinde, müvekkiline ait... plakalı aracın eşi olan dava dışı sürücü ...un sevk idaresinde iken, davalı şirket sigortalısı bulunan dava dışı...na ait ve sürücü dava dışı...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazasında ...cın tam kusurlu olması hasebiyle müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, olay neticesinde kaza tespit tutanağı tutulduğunu, davalı ...Sigorta A.Ş'den zorunlu trafik poliçesi ile sigortalı olan ...na ait... plakalı aracın tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, H.M.K. 107'ye göre arttırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla üzere belirlenecek; değer kaybı tazminatının şimdilik 5.000 TL'sinin davalı sigorta şirketinden sigorta limiti dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 20.000,00-TL artırmış ve toplam 25.000-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu kazaya karışan,... plakalı aracın müvekkili... Sigorta A.Ş. tarafından 03.08.2024/2025 tarihlerini kapsayan... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, eksik evrakla başvuru yapıldığını, reel değer kaybı tutarı olan 20.000,00-TLnin ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun da sona erdiğini bildirerek, davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen bakiye hasar bedelinin, zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
İşleten ve zorunlu trafik sigortacılarının üçüncü kişilere karşı sorumluluklarının niteliği ise, kanundan doğan müteselsil sorumluluk olup, 6098 sayılı TBK’nın 163/1. maddesi gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.
Somut olayda, davacı, 07.08.2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına ilişkin olarak davacıya ait ... plakalı sayılı araçta oluşan değer kaybı bedeline ilişkin maddi tazminatın, kazaya kusuruyla sebebiyet verdiğini iddia ettiği ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketinden tahsilini istemektedir.
Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirdiğinden, otomotiv, trafik ve sigorta bilirkişilerinden oluşan heyetten bilirkişi heyeti raporu alınmış, alınan raporda davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu bulunmadığı, davalı sigorta şirketince kaza tarihinde zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alınan... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta piyasa şartlarına göre 45.000-TL değer kaybı zararının oluştuğunun bildirildiği, anılan raporun ayrıntılı, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeter nitelikte bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu davacıya ait araçta bilirkişi heyeti raporu ile tespit olunduğu üzere 45.000-TL değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketince davacı yana 01/11/2024 tarihinde 20.000-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davacının bakiye değer kaybı alacağının 25.000-TL olduğu anlaşıldığından, anılan değer kaybı bedelinden, sigortalısının tam kusurlu olması nedeniyle davalının sigorta poliçesi limiti kapsamında sorumlu bulunduğu anlaşıldığından, davanın değer artırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar vermek gerekmiş, davacıya ait aracın hususi nitelikte olduğu gözetildiğinde, hüküm altına alınan tazminata ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş, HMK 326.maddesi uyarınca iş dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri davalı yana yükletilmiş, eldeki davada ara buluculuk yoluna başvuru zorunlu dava şartı olmadığından, davalı sigorta şirketine başvuru zorunlu dava şartı olduğundan ara buluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmış (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı), davacı kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm altına alınan alacak gözetilerek davacı lehine, davalı aleyhine vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 25.000-TL değer kaybı tazminatının 01/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde alınarak, davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 1.707,75-TL nispi harçtan, peşin alınan 615,40-TL harç ile ıslah ile yatırılan 341,55-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 750,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacının dava açarken yatırmış olduğu 615,40-TL başvuru harcı ile 615,40-TL peşin nispi harç, 341,55-TL ıslah harcı olmak üzere olmak üzere toplam 1.572,35-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Zorunlu ara buluculuk başvurusunun iş bu davada zorunlu dava şartı niteliğinde bulunmaması, KTK nın 97. Maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvurunun zorunlu dava şartı olduğu nazara alınarak, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL'nin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacının yapmış olduğu 85,00-TL'si tebligat-posta gideri ve 15.000,00-TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 15.085,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
8-Davalı yanın delil avansı bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 11.09.2025
Katip... Hakim ...
E imza ¸e-imza