İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/455 E. 2025/879 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/455
Karar No
2025/879
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/455 Esas KARAR NO : 2025/879 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ve diğer grup şirketlerinin ülkemiz genelinde pek çok şubesi ve 700’den fazla çalışanı bulunduğunu, müvekkili şirketin ülke genelinde "-------, --------, ---------, ---------" gibi pek çok firma ve restorana, motosikletli ve araçlı kurye hizmeti verdiğini, dava konusu olan------- plaka sayılı aracın da müvekkili firmanın-------- operasyonları kapsamında mezkur ilde kullanılırken --------- AVM otoparkında tarihi tam tespit edilemeyen bir tarihte çalındığını, müvekkili şirkete ait ------- plaka sayılı aracın zilyetliğinin müvekkili şirketin rızası dışında elinden çıkmış olup bir daha mezkur araçlara ulaşılamadığını, müvekkili şirketçe öncelikle arama çalışmaları yapıldığını ve sonuç alınamayınca 25.11.2024 tarihinde --------- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve süreç sonucunda -------- plaka sayılı aracın bulunamadığını, araç hakkında daimi arama kararı verildiğini ve araç üzerine çalıntı şerhi düşüldüğünü, mezkur ---------- plaka sayılı aracın 13.10.2023 gün ve --------- poliçe numarası ile, -------- Şirketi nezdinde "Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi" kapsamında sigorta ettirildiğini, mezkur poliçelerin çalınma klozları kapsamında araç rayiç bedellerinin taraflarına ödenmesi gerekmekte ise de davacı yan tarafından taraflarına hiçbir ödeme yapılmadığını, süreç boyunca davalı yan ile mail yoluyla birden fazla kez iletişime geçilmiş olmasına rağmen hiçbir olumlu dönüş yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin ve her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; ---------- plakalı araç için şimdilik 100,00 TL (belirsiz alacak) çalıntı klozu uyarınca araç rayiç bedelinin riziko tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkili şirket nezdinde --------- poliçe numaralı 13.10.2023-01.09.2024 vadeli Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan -------- plakalı aracın eski çalışanları --------- ve ---------- tarafından Haziran- Temmuz- Ağustos 2024 tarihinde çalındığı iddiasıyla uğranılan zararın hesaplanarak riziko tarihinden avans faiziyle tahsilini talep ettiğini, davacı tarafın taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava görevsiz mahkemede açılmış olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığını, bunun yanında Kanun’un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun’un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğinin belirtildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında kurulan kasko sigorta poliçesine ilişkin sözleşmenin 6502 sayılı TKHK’nın 3. maddesi anlamında bir tüketici işlemi olması ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle huzurdaki davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, her halükarda davacı tarafın ihbar süresi içinde müvekkili şirkete başvurmadığını, ayrıca müvekkili şirkete yapılmış geçerli bir başvurusunun da olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının adli kolluğa ve müvekkili şirkete olayın gerçekleşme biçimine ilişkin çelişkili beyanlarda bulunması sebebiyle söz konusu taleplerinin teminat dışı olup ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının olayın gerçekleşme biçimine ilişkin çelişkili ve yanıltıcı beyanlarda bulunarak doğru ihbar yükümlülüğünü ihlal ettiğini, dolayısıyla davacının suç duyurusu dilekçesinde açıkça aracın eski çalışanları tarafından çalındığını, araç tesliminin kendilerine usulüne uygun yapılmadığını belirttiklerini, bu sebeple müvekkili sigorta şirketine karşı kasıtlı ve kötü niyetli olarak çelişkili ve yanıltıcı beyanlarda bulunarak maddi menfaat elde etmeyi amaçladığını belirterek davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, kasko poliçesi kapsamında davacının çalınan motosiklet bedelinin davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davacı ile davalı arasında kasko poliçesinin bulunduğu, davacıya ait --------- plakalı motosikletin davalı sigorta tarafından kasko poliçesi güvence altında bulunduğu, bila tarihinde motosikletin hırsızlandığı, davalı sigorta şirketi tarafından motosikletin çalınmasının poliçe kapsamında kalıp kalmadığı, kalmış ise davalının ödemesi gereken miktarın ne olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı şirket'in ---------- Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu şikayet dilekçesinde davaya konu edilen motosikletin Bölge müdürü -------- sorumluluğunda bulunduğu ve kurye ---------- kullanımda olduğu ve şüpheliler hakkında çalınma ve zilyetliğin kaybı nedeniyle şikayet dilekçesi sunduğu, davacının bu beyanından da anlaşılacağı üzere motosikletin eski çalışanı ve kuryede olabileceği davacının kabulünde olduğu bu durumda hırsızlık suçunun değil TCK'da düzenlenen güveni kötüye kullanmaya suçunu oluşturacağı, davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki kasko poliçesinde açıkça aracın çalışmasını teminat altına aldığı anlaşıldığından davacının poliçe kapsamında aracının çalınması nedeniyle davalı sigortadan talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 19/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/455, K. 2025/879, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-455-e-2025-879-k-e169f99df14d