İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/455 E. 2025/455 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/455
- Karar No
- 2025/455
- Karar Tarihi
T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/455 Esas - 2026/383 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/455 Esas KARAR NO : 2026/383
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 16/06/2025 KARAR TARİHİ : 05/05/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 08/05/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili ile müflis şirket arasındaki prefabrik yapım işi kapsamında müvekkilinin düzenlediği fatura bedellerine karşılık müflis şirketin müvekkiline çek ve senet verdiğini, bu kapsamda başlatılan ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2019/789 ve 2019/2396 esas sayılı icra takipleri kapsamında müvekkilinin ödeme yapmak zorunda kaldığını, iflas kararı üzerine 269.484,00 TL'nin iflas masasına kaydı hususunda yapılan başvurunun haksız olarak reddine karar verildiğini iddia ederek alacağın sıra cetveline yazılarak masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça sunulan sözleşme bulunmadığını, faturaya konu malın kime teslim edildiğine, davacının icra takibi kapsamında ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, davacının alacağının gerçek olduğunu ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/795 esas, ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2019/789 ve 2019/2396 sayılı dosyaları, fatura ve irsaliyeler, banka cevabi yazıları, BA-BS formları celbedilmiş, taraf vekillerine HMK'nun 220. vd uyarınca ticari defterlerinin ibrazı hususunda ihtarat yapılmış, taraflarca sunulan defterler bilirkişi tarafından incelenmiştir. Mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesap bilirkişisi 07/01/2026 tarihli raporunda; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve sahibi lehine delil teşkil ettiğini, dosyaya sunulan bir kısmı imzasız sözleşmeler ile taraflar arasında prefabrik yapı imalatı konusunda anlaşıldığı, davacı defterlerine göre davacının bakiye alacağı bulunmadığı, davalı defterlerine göre 64.356,00 TL davacının alacaklı olduğu, taraf defterlerindeki ödemeye ilişkin çekler yönünden defterlerin birbirini doğruladığı, tarafların kayıtlarında geçen 64.356,00 TL tutarındaki alacağın karşılığını oluşturan 27/12/2018 keşide tarihli 8492731 nolu 29.900 TL bedelli çek ile 28.02.2019 keşide tarihli 8524151 nolu çekin iptal edilmiş olduğunun banka cevabi yazısı ile anlaşıldığı, çeklerin ödendiğine ilişkin kayıt bulunmadığından bu çeklere ilişkin değerlendirme yapılmadığı, tarafların kayıtlarında geçen 23/11/2018 keşide tarihli 211256 nolu 60.000 TL bedelli çek ve 25/12/2018 keşide tarihli 211257 nolu çek ile ilgili olarak dosya kapsamında takip konusu borçların davacı tarafından takip alacaklısına haricen ödendiği delillendirildiğinden, her iki dosya için iflas tarihi (04/03/2021 itibariyle masaya kaydedilebilmesi mümkün alacak toplam tutarının 154.447,20 TL olarak hesaplandığı, bu miktarın kabul edilip edilemeyeceği yönündeki takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. İİK'nun 195. Maddesi uyarınca değerlendirme yapmak üzere nitelikli hesap bilirkişiden alınan 25/03/2026 tarihli ek raporda, mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde, tarafların ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde: 23.11.2018 tarihli Ziraat Bankası 60.000,00 TL, 25.12.2018 tarihli Ziraat Bankası 35.000,00 TL, 27.12.2018 tarihli ... Bankası 29.900,00 TL ve 28.02.2109 tarihli 34.456,00 TL bedelli ... Bankası çekinin tarafların ticari defter kayıtlarına işlendiği ve birbirini teyit ettiği, müflisin kayıtlarında geçen 64.356,00 TL tutarındaki borcun karşılığını oluşturan 27.12.2018 keşide tarihli 8492731 nolu 29.900 TL bedelli çek ile 28.02.2019 keşide tarihli 8524151 nolu 34.456,00 TL bedelli çekin üçüncü şahıslar tarafından bankaya ibraz edildiği ve akabinde iptal edildikleri banka tarafından bildirilmiş olduğu, buna karşılık çek bedellerinin davacı tarafından hamiline ödendiği veya asıllarının elinde olduğu yönünde bir delil dosya kapsamında bulunmadığı, çeklerin tahsil edilmeden bedelsiz iade edildiği iddiasının davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmadığı, takdir Mahkemeye ait olmak üzere, bu çek bedellerinin de davacı tarafından müflis şirketten talep edilebileceği yönünde bir değerlendirme yapılması ihtimaline binaen ek alacak hesabının 43.190,14 TL + 48.611,52 TL = 91.801,66 TL olarak hesaplandığı, kök raporumuzda masaya kaydedilebilecek alacak toplam tutarı olarak hesap edilen 154.447,20 TL'nin üzerine 91.801,66 TL daha eklendiğinde, iflas tarihi (04.03.2021) itibariyle masaya kaydedilebilmesi mümkün alacak toplam tutarının 246.248,86 TL olarak hesaplandığı; bu miktarın kabul edilip edilemeyeceği yönündeki nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava, satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura bedeli niteliğindeki çeklere ilişkin alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/795 esas 2019/129 (bozma sonrası 2021/64 esas 2021/154 karar) karar sayılı dosyasında; konkordato tasdik talebi ile açılan davada müflis şirket aleyhine 04/03/2021 itibari ile iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 08/06/2022 tarihi itibari ile kesinleştiği, alacaklının 22/07/2019 tarihli dilekçesi ile 269.484,00 TL alacağının iflas masasına kaydının talep edildiği, müflis şirketin iflas idaresince 12/12/2019 tarihli 48 sayılı kararla talebin reddine karar verildiği, red kararının 04/06/2025 tarihinde ilan edildiği, elimizdeki iş bu davanın 16/06/2025 tarihinde açılmasına göre 15 günlük yasal sürede açıldığı, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır. Kayıt kabul davaları iflas idaresine karşı açılır. İflas idaresi ise iflas masasının yasal temsilcisidir. İflas idaresi hem müflisin ve hem de alacaklıların menfaatlerini ve fedakârlıklarını dengelemek ve korumakla görevlidir. Bu bakımdan müflisin ya da müflis şirket yetkillerinin borcu kabul etmesi masaya karşı hükümsüzdür. Sırf defter kayıtları da bu çerçevede iflas masasına karşı tek başına delil teşkil edemez. Davacının ispat yükü kuralları çerçevesinde alacağının varlığını ve miktarını ispatlaması gerekir. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispat yeterli olmayıp, bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen alacaklının alacağını, yukarıdaki ilkelere göre ispatlaması gerekir. Çeklerin ve bonoların hangi alacak nedeniyle verildiği ile dayanağının davacı yanca kanıtlanması gerekmektedir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaların tarafların usulüne uygun tutulan defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterlerinde kayıtlı olan ödemeye ilişkin çek ve senetlerin birbirini doğruladığı, bu hali ile taraflar arasında gerçek bir ticari ilişki ve alacak bulunduğunun, talebe konu çeklerin de bu hukuki ilişkiye istinaden verildiğinin kabulü gerekeceği değerlendirilmiştir. Banka cevabi yazısı ile keşideci tarafından iptal edildiği anlaşılan 2 adet çeke ilişkin ödemenin davalı kayıtlarında görünmediği, davacı kayıtlarında ise bulunduğu, defterler arasındaki çelişkinin buradan kaynaklandığı, çeklerin konkordato başvuru tarihinden (02/11/2018) önce defterlere işlendiği, buna göre çeklerin ileri vadeli düzenlendiğinin anlaşıldığı, ancak davacı tarafça dava dışı kişilere ciro edilmiş olduğu, keşideci olan müflis şirket tarafça iptal edilip bankaya bildirildiği gözetildiğinde iptal edilen 2 adet çekin bedelsiz olduğundan söz edilemeyeceği, kaldı ki aksi yönde davacının ispata elverişli delil sunamadığı ve bu çeklere ilişkin davasının reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı her ne kadar bu yönde davalının defterlerinin incelenmesini talep etmiş ise de, çeklerin karine olarak alacaklıda bulunması gerektiği, ilgili çeklerin ise keşideci olan müflis şirket tarafından iptal edilerek bankaya bildirim yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen "Evrak takası ve İbraname" başlıklı belgede de bu çeklerin yer almadığı dikkate alındığında davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilememiştir. İptal edilmeyen çeklerin ise dava dışı ciranta tarafından bankaya ibraz edildiği ancak karşılıksız kalması nedeni ile taraflar aleyhine icra takibine konu edildiği, icra takiplerinin kesinleştiği, davacı tarafça dava dışı cirantaya çek bedelleri ödenerek takiplerin haricen tahsil ile kapatıldığının anlaşıldığı, bu hale göre müflis şirket tarafından davacı alacağına karşılık verilen çeklerin ibrazı sırasında karşılığı bulunmadığı ve ödeme yapılmadığı sabit görülmekle davacının bu çekler yönünden alacağının sübut bulduğu değerlendirilmiştir. İflas tarihine kadar işlemiş faiz ve ferilerinin hükme esas alınan ek raporda belirlendiği, 60.000,00 TL ve 35.000,00 TL bedelli çekler yönünden davacının bu miktarda asıl alacağı ve ferileri ile birlikte toplam 154.447,20 TL alacak hesaplandığı ve davacının davasının bu miktar üzerinden kısmen sübut bulduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Davacının 154.447,20 TL alacağının müflis Barış İnşaat Taahhüt Gıda Ticaret ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 19.913,30 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 11.412,74 TL'sinin ve 615,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/05/2026
¸¸ ¸¸