İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/452 E. 2026/22 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/452
- Karar No
- 2026/22
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/452 Esas KARAR NO :2026/22
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/05/2021 KARAR TARİHİ : 19/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememizin ... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; 23/12/2019 tarihinde davalı sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve seyir halindeyken müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazanın oluşumunda ...'un kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında kaza neticesinde araç değer kaybı araç bakımından kaynaklanan maddi kayıp yaşandığını, kaza sonrasında taraflarınca davalı şirkete başvurmuşsalar da başvurularının; ... plakalı araca ilişkin hasar bedelinin 23/12/2019 tarihinde ilgili aracın kaskosu ... Sigorta Şirketi'nden ... numaralı hasar dosyası ile ödenmesi sebebiyle reddedildiğini, ancak dava konusu araç değer kaybı ve aracın serviste kaldığı süreç boyunca meydana gelen zararların ... Sigorta Şirketi tarafından karşılanmadığını ve davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, bu nedenle taraflarınca davalılar aleyhine.... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... sayılı dosyası ile 50.000,00-TL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığını ancak davalıların haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalıların icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememizin ... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin trafik poliçesi gereği ancak gerçek zararları ödemekle yükümlü olduğunu, sigorta tazminatının zenginleşme aracı olmadığını, yansıma zararların poliçe teminatın dışında olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını ve bu nedenle alacak likit olmadığından tazminat talep edemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 39.000,00-TL olduğunu, 24/03/2020 tarihinde 2,009.46-TL değer kaybı bedelinin davacıya ödendiğini iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 50.000,00-TL asıl alacağın ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçlu ...'a çıkartılan ödeme emrinin 31/10/2020 ve diğer borçlu ... Sigorta A.Ş'ye çıkarılan ödeme emrinin 26/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'un 03/11/2020 ve diğer borçlu ... Sigorta A.Ş'nin 26/10/2020 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. İstinaf Kaldırma Kararı; Mahkememizin 11/04/2022 tarih, ... Esas ve 2022/270 Karar sayılı gerekçeli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin 13/06/2022 tarihinde istinaf başvuru dilekçesini sunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 15/05/2025 tarih, 2022/1839 Esas ve 2025/822 Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin 11/04/2022 tarih, ... Esas ve 2022/270 Karar sayılı gerekçeli kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın mahkememize yeniden tevzi edilerek 2025/452 esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 15/05/2025 tarih, 2022/1839 Esas ve 2025/822 Karar sayılı ilamı kaldırma gerekçesinde; "(...) Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın onarılmasından sonraki değerinin tespitine ilişkin değerlendirilme gerekçelerinin yetersiz olduğu, onarım yada değişen parçaların tek tek değerlendirme yapılmadığı, değer kaybı tespitine esas verilere nasıl ulaşıldığının belirtilmediği nedenle denetlenememiştir. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; davacıya ait aracın markası, modeli, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek kaza tarihi itibariyle aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının denetime elverişli şekilde emsal araçlarıda gösterecek şekilde hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır." şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Makine Mühendisi Bilirkişinin 26/09/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Kök raporda, dava konusu 23/12/2019 tarihli kaza öncesi aracın rayiç değerin belirlenmesinde daha önceki 3 adet kazası nedeniyle oluşan değer kaybı dikkate alınarak belirlenmiştir. Ancak 23/12/2019 tarihli kaza sonrası rayiç değerlendirmesinde ise bu kazanın sadece 4. kaza olduğu dikkate alındığı ancak bu kazada oluşan hasar kapsamının büyüklüğü ile değer kaybına olan etkisinin yeterli dikkate alınmamış olduğu tarafımca tespit edilmiştir. Bu nedenle aracın Değer Kaybı tekrar değerlendirilmiştir. Dava konusu ... plakalı aracın kaza öncesi değeri ile kaza sonrası piyasa değeri arasındaki farkın belirlenmesi yöntemi ile 23/12/2019 tarihli kaza tarihinde kaza sonucu ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle, kaza öncesi araç değeri (250.000,00) ile kaza sonrası satılabilir araç değeri (230.000,00) farkından hareketle yapılan hesaplama sonucu toplam 20.000,00-TL değer kaybı oluşacağı, dava konusu edilen ... plakalı araç 23/12/2019 tarihinde trafik kazasına karıştığı, aracın tamiri ile ilgili düzenlenen fatura tarihinin 03/01/2020 olduğu, aracın fatura tarihinde servisten çıktığı kabulünden hareket edilirse; aracın kaza tarihinden itibaren 10 gün süre ile kullanılamayacağı, araç sahibi veya işleteninin bu süre içinde araç mahrumiyeti yaşayacağı, yaklaşık olarak 2.000,00-TL araç mahrumiyeti bedelinin uygun olacağı" görüş ve kanaatine varılmıştır. Talep sonucu açıklama dilekçesi; davacı vekili 04/10/2021 tarihli dilekçesi ile araç mahrumiyet bedeli olarak 2.000,00-TL, değer kaybı bedeli olarak 48.000,00-TL talep edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
DELİLLER: -İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında gerçekleşen trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyeti ve değer kaybı bedelinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesi gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91. maddesi gereğince aynı Kanun’un 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu Mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, Sorumluluk Sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Somut olayda, meydana gelen trafik kazası kapsamında, Mahkememizce aracın hasar dosyası, fotoğraflar ve tüm dosya incelemiş, arkadan çarpma suretiyle meydana gelen kazada davalı sigortalının %100 kusurlu olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. İstinaf ilamı doğrultusunda onarım ya da değişen parçaların tek tek değerlendirme yapıldığı, değer kaybı tespitine esas verilere nasıl ulaşıldığını belirtir şekilde ek bilirkişi raporu alınmış, raporun aracın kaza tarihindeki piyasa rayiçlerini gözettiği anlaşılmıştır. Bilirkişi geçmişe yönelik emsal ilan bulunamayışının gerekçesini ve miktarsal olarak dosyadaki tespitlerden ayrılma yönlerini raporunda ortaya koymuş, hasar bedeli ve eski kaza halleri gözetlidiğinde değerlendirmesi makul ve yerinde görülerek hükme esas alınmıştır. Belirlenen 20.000,00 TL'lik miktardan daha önce yapılan 2.009,46-TL'lik ödemenin mahsubuyla bakiye değer kaybı miktarı 17.990,54- TL olarak belirlenmiştir. Doğrudan ortaya çıkan bu zarardan davalıların, yukarıda anılan hükümler gereği, müteselsil sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Hasar kapsamında davacı aracının makul tamir süresi on gün olarak belirlenmiş, günlük mahrumiyete dair piyasa koşulları uyarınca 2.000,00 TL olarak davacı zararı belirlenmiş, dolaylı zarardan sadece davalı sigortalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu yönden ve değer kaybı bedeli haricindeki diğer hususlardan kaldırma kararı bulunmadığından ve istinaf sadece değer kaybı bedeline yönelik olduğundan sair yönler korunmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan.... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 17.990,54-TL değer kaybı, 2.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 19.990,54-TL asıl alacak üzerinden devamına, (davalı ... Sigorta'nın sorumluğunun 17.990,54-TL ile sınırlı olmasına) asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.365,55-TL karar ve ilam harcından 603,88-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 761,67-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL başvuru harcı ve 603,88-TL peşin harç olmak üzere toplam 663,18-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.990,54-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 17.990,54-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) 6-Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.009,46-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 4.529,00-TL'nin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 1.810,74-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 1.697,46-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) 8-6325 sayılı kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin (kabul-ret miktarı oranlanarak) 527,75-TL'sinin davalılardan, 792,25-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 494,72-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 19/01/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza